"verim" etiketli yazılar:

29 November 2009 Sunday

Doğada ekonomi

Doğadaki avcı hayvanlar (aslan, kaplan, çita, vb…), sadece sakat, yaşlı veya yavru hayvanları avlamaya çalışırlar. (En azından National Geographic veya History Channel gibi kanallarda izlemişsinizdir.)

Güçlerini en verimli şekilde kullanırlar; enerjilerini boşa harcamazlar…  İç verim oranını azamileştirmek diyebiliriz.

Doğada ekonomi esastır. Hayvanlar, enerji ve güçlerini en verimli şekilde kullanmaya çalışırlar.

Aslanların kendi aralarında “Bugün en zayıf ve sakat hayvanı değil de güçlü bir taneyi yakalıyalım. Şanımız yürüsün” dediğini düşünebiliyor musunuz.

(Selçuk Erdem veya Erdil Yaşaroğlu karikatürlerine çok yakışır.)
:-P

Sadece insan “challenge” eder. “En hızlı silah çeken benim” diye anlamsız bir nedenle ölümü göze alır. Şanım yürüsün diye, dünyanın en yüksek tepesine çıkar; en derin çukuruna iner, kutbu yürüyerek geçer…

Diğer yandan, bu pisi pisine ölüme götüren duygu, insanın ilerlemesini de sağlamıştır.

Kendine, başkasına ve doğaya meydan okuma duygusu…
:-D

Yine de akıl (verimlilik) göz ardı edilmemeli…
:-D

Not: Çocukluğumda, ODTÜ İşletme’ye gitme hedefimi koymamı sağlayan “rol model”im; MBA derslerinde hocam olan Sayın Ege Cansen‘e saygı ve sevgilerimle…

Hürriyet’teki yazılarını mutlaka okumanızı öneririm. Ekonomi’yi herkesin anlayacağı gibi yazmak, herkesin değil ama Ege beyin becerisidir.
:-)

24 October 2009 Saturday

Yeni yönetim

Kriz ile birlikte, yönetimlerin el değiştirmesi arttı. Krizden önce de vardı. Türkiye’ye giren yabancı sermaye, gelecekte verimli olacağına inandıkları çok sayıda şirketi ve bankayı satın almıştı.

Bu sayede, yönetimde değişikliklere şahit oldum. Geçiş dönemi denilen olguyu yaşadım. Kötü yönetilirse neler olabileceğini de gördüm.

Dün bir arkadaşım ile sohbet ediyorduk. Kendisi, satın alma ile gelen yönetimin bir parçası.

Yaptıklarını anlatıyordu “Yeni yönetim…” diyerek.

Dedim ki “Söylediklerine dikkat ediyor musun. Yeni yönetim deyimi bile, kendini ispatlama çabasını ifade ediyor.

Düşündü… Hak verdi…

Ben de geçenlerde yazdığım Uluslararası Denizcilik Konferansı örneğini anlattım.
:-P

Olası yanlış anlamaları düzelteyim… Yönetimi kemikleştirin demiyorum.  Çok hızlı hareket etmek gerekebiliyor.  Hele çağımızda…

Değişimi yönetin. Doğru bildiğiniz yolda hızlı da gidebilirsiniz. Hızı artırmak için bazen üst kadronun çoğunu değiştirebilirsiniz. Ama kendiniz için yeni yönetim deyimini kullanmayın. Gerek alt kademeler, gerekse dışarıdaki paydaşlar için tutarlılık ve süreklilik önemlidir.
:-D

02 October 2009 Friday

Kontrol üzerine…

Bunlar kitapta yazmaz” diyenlerin çoğunluğu, hemen hiç kitap okumamış olanlardır…  “Okulda hiçbir şey öğrenmedik” diyenlerle aksi fikirde olduğumu defalarca yazdım.

ODTÜ’nün o zamanlar muhteşem bir öğretim kadrosuna sahip olmasının sayesinde…

:-P

Öğrendiklerim içinde en önemlilerden biri kontrol konusunda…

Sayın hocam Kamil Kozan’ın tahtaya yazdığı şekli ile gözümün önünde…

COST OF CONTROL vs. COST OF NO CONTROL

(KONTROL MALİYETİ veya KONTOL ETMEME MALİYETİ)

İş hayatındaki bazı çok önemli kararların arkasında bu kavramın olduğuna defalarca şahit oldum. Daha fazla kontrol etmek yerine serbest bırakmanın maliyetinin düşük olduğu çoook vaka gördüm.

Unutmayın. Denetimleri sıklaştıralım, “her çalışanın başına bir de bekçi koyalım” demeden önce atılacak birçok adım olabilir. Denetimlerin maliyetini de göz ardı etmeyin.

:-P

  • Kamil Kozan şu anda New York eyaletinde  Rochester şehrinde , St. John Fisher College’de öğretim üyesidir.

:-P