Doğada ekonomi
Doğadaki avcı hayvanlar (aslan, kaplan, çita, vb…), sadece sakat, yaşlı veya yavru hayvanları avlamaya çalışırlar. (En azından National Geographic veya History Channel gibi kanallarda izlemişsinizdir.)
Güçlerini en verimli şekilde kullanırlar; enerjilerini boşa harcamazlar… İç verim oranını azamileştirmek diyebiliriz.
Doğada ekonomi esastır. Hayvanlar, enerji ve güçlerini en verimli şekilde kullanmaya çalışırlar.
Aslanların kendi aralarında “Bugün en zayıf ve sakat hayvanı değil de güçlü bir taneyi yakalıyalım. Şanımız yürüsün” dediğini düşünebiliyor musunuz.
(Selçuk Erdem veya Erdil Yaşaroğlu karikatürlerine çok yakışır.)
Sadece insan “challenge” eder. “En hızlı silah çeken benim” diye anlamsız bir nedenle ölümü göze alır. Şanım yürüsün diye, dünyanın en yüksek tepesine çıkar; en derin çukuruna iner, kutbu yürüyerek geçer…
Diğer yandan, bu pisi pisine ölüme götüren duygu, insanın ilerlemesini de sağlamıştır.
Kendine, başkasına ve doğaya meydan okuma duygusu…
Yine de akıl (verimlilik) göz ardı edilmemeli…
Not: Çocukluğumda, ODTÜ İşletme’ye gitme hedefimi koymamı sağlayan “rol model”im; MBA derslerinde hocam olan Sayın Ege Cansen‘e saygı ve sevgilerimle…
Hürriyet’teki yazılarını mutlaka okumanızı öneririm. Ekonomi’yi herkesin anlayacağı gibi yazmak, herkesin değil ama Ege beyin becerisidir.
1981 yılında ODTÜ – İşletmecilik Bölümünden mezun olduktan sonra, Price Waterhouse Consultancy’de iş hayatına başladı...
