"webgirisim" etiketli yazılar:

31 December 2011 Saturday

Bence 2011 – Girişimler

2011 girişimciler için güzel bir yıl oldu. Türkiye’ye yatırımlar aktı. Büyük oyuncular Türkiye’yi listenin üst taraflarına koydular.

Ben de çok güzel projeleri yakından izledim. Bazılarını birinci ağızdan dinledim. 2009 – 2011 yıllarının çok başarılı görünen ve iyi para kazandıran bazı girişimlerini ortadan kaldıracak yeni projeleri keyifle anlattılar. Aklım yettiğince fikirlerimi paylaştım.

Önümüzdeki aylarca e-ticaret’te esaslı değişiklikler olacağını söyleyebilirim. Değişime şahit olmak bile güzel. (Bir de tahmin etme ve bilme / yanılma oyunu var ki, tadından yenmez. Her koşulda insan kendini sorgular ve feed-back alır.)

Şahit olduğum ve yakından izlediğim bir tanesi var ki… Şimdi birşey demiyorum.  Sonra çok konuşacağım. Çenem durmayacak…

:-P

31 October 2011 Monday

Aslında 1.0

Bugün bir internet girişimcisi ile sohbet ediyorduk.

Fırsat ve grup satınalma siteleri aslında Web 2.0 değil, daha Web 1.0 dönemindeler” dedim. “Nasıl olur?” diye sorunca soru-cevap devam ettik.

- Kitle pazarlaması (mass marketing) hangi dönemin pazarlama biçimi?”
- Web 1.0.”
- Bir kere e-posta adresini ele geçirince sürekli ürün / hizmet satmaya kalkışmak, hangi dönemin davranış biçimi?”
- Web 1.0.”
- Web 1.0 ile Web 2.0’ı ayıran en önemli özellik nedir?”
- Karşılıklı etkileşim.”
- Bana Brezilya fönü, epilasyon, pembe yüz maskesi öneren bir yer sence etkileşime dikkat ediyor mu?”
- Hayır.”
- Seth Godin’i ilk meşhur eden kitap “İzinli Pazarlama” o dönemin kitabı. Bugün artık geçersiz olan o kavramlar, fırsat ve grup satınalma siteleri için geçerliğini koruyor.”
- Haklısın.”

;-)

Aşağıda benim 3 kere söylemeden anlamadığımı sanan bir grup satınalma şirketinin teklifleri var.


Her karşılaştığımda söylüyorum. Müşterilerin tepkilerini, satın alma davranışlarını şimdiden modellemeyen bu şirketleri çok zor bir gelecek bekliyor. Adları fırsat sitesi, ama çok büyük bir fırsatı kendileri kaçırıyorlar.

:-P

Meraklısına:

.

19 September 2011 Monday

Sanal yaşamın ömrü

4 yıl kadar önceydi. Bir internet’te pazarlama konferansında öğle yemeği arasındaydık.

Bir yanımda büyük şirketlerden birinin genç Finansman GMY’si, diğer yanımda büyük bankalardan birinin kredi kartları ürün yöneticisi vardı. Sohbet o zamanın yaygın web olgularında yoğunlaştı.

Finansman GMY’si anlattı:

  • Second Life’da baterist imiş. Zaten küçükken de arzusu baterist olmakmış. Second Life’daki hayatında mevcut mesleğini -profesyonelliğini- uygulamadan yapamamış. Çeşitli çabalar harcayıp, sorunlardan başarıyla sıyrılıp orada bir kulüp sahibi olmuş. Her gün en az 2 saatini orada geçiriyormuş.

Karşılıklı birbirlerine (ve aralarında oturduğum için mecburen bana) Second Life’ı methettiler. Hatta  kredi kartı ürün yöneticisi: “Second Life sadece internet’i değil dünyayı değiştirdi. Artık hayatımızda Second Life var” dedi.

Sordum:

“Tuvalete gitmeden oturduğun yerden bir tıkla aktarabiliyor musun? En güzel yemek sitesini okuduğunda karnın doyuyor mu? Mouse kullanarak inşa ettiğin evde, soğuktan ve sıcaktan korunmuş şekilde yaşayabiliyor musun? Tenler birbirine değmeden eşinle veya sevgilinle ortak bir yaşamı paylaşabiliyor musun?”

Beni çok geri kafalı buldular.

Bu konuda yanılmamış olabilirler, ama artık Second Life’ın pek esamesi okunmuyor. (Onlar daha fazla yanıldı.)

:-P

İnternet’in değişimi hızlandırdığını kabul ederken, internet oluşumlarının sonsuza kadar kalacağını iddia etmek… en azında müthiş bir çelişkidir.

Hepimiz Google’un, Facebook’un, Amazon’un yerini neyin ve nasıl alacağını düşünmeliyiz.

;-)