"yalın organizasyon" etiketli yazılar:

17 November 2008 Monday

Destan'a "kahraman" aranıyor

Selim Tuncer‘in Facebook’a eklediği “Şimdi kendisiyle rekabet eden kazanacak” başlıklı bir link, aklıma getirdi… Taslağı karaladım. Sonra, Müge CermanGitmek mi zor” yazıma yorum gönderince, yazmadan yapamadım.

Genç yaşta Genel Müdür olmuştu. Çok değerli bir ekibi de Genel Müdür Yardımcıları olarak iş başına getirdi. Birkaç sene içinde “destan” yarattı.

Batmak üzere olan şirketi kısa sürede kurtardı. Bir çok “Türkiye’de ilk defalar” ortaya çıkarıldı. Rakip firmalar, bizim şirketin uygulamalarını taklit etmeye başladılar.

İlk astları değil de, onlara bağlı olanlar, her fırsatta hayranlıklarını bildirme yarışına girdiler. Doğrudan onunla çalışmak için, numaralar çevrilmeye başlandı. Kendisine sürekli biat edilmesini çok sevdi.

Kritik dönemde yanında olan Genel Müdür Yardımcıları (ki bunların her biri sonradan diğer şirketlere Genel Müdür ve/veya Yönetim Kurulu Üyesi oldular) bazı konularda ona “yanlış” yaptığını söylüyorlardı.

Yanlışını söyleyenlerle değil de “hayranları” ile daha yakın çalışmak istedi. Eski Genel Müdür Yardımcıları, birer ikişer uzaklaştı.

Hayran ordusunu çok benimsedi. Aradaki kademeleri kaldırmaya başladı. Gerekçeler de hazırdı. “Yalın organizasyon”. “Çağdaş teknoloji, bir insanın onlarca insanı yönetebilmesine izin vermektedir. Yönetim kademelerini daha yalın duruma getirdiğimizde, herkesin Genel Müdür ile arasındaki seviyeler azalır”.

Sonunda, kendisine doğrudan rapor eden insan sayısı 40’a ulaşmıştı. Zamanının bir kısmı yurt dışında geçiyordu. Astlarının her birine ayda 1 saat bile ayıramaz duruma geldi. İkinci türev talimatlar “Dün beni aradı ve dedi ki…” ve kulaktan kulağa dönemi başladı.

Aksamalar arttı. O sertleşti. O sertleştikçe, astları yanlış yapmamak için hiç karar vermez oldular. En sık “Ona soralım” duyuyorduk. Tüm kararlar ona kaldı. Konuları inceleyecek zamanı yoktu, yanlış kararlar da verdi. “Neden böyle yapıldı?” diye bağırdığında, “Siz öyle söylediniz…” diyorlardı astları…

Hikayenin sonunda, ana hissedar onunla yollarını ayırdı.

Yakından şahit olduğum bu yıllardan ne ders aldım:

Kendi destanını yaratmak iyi bir şeydir. Ama yarattığın destan seni teslim almamalı… 7 – 8 yıl önceki destanın kahramanı olarak kalırsan, yanlışlar yapman kaçınılmaz.

Kendi destanının esiri olmayı terket. Git, yeni destanlarını yarat. Bir kez daha, sonra yine…

.