"yanılma" etiketli yazılar:

13 January 2011 Thursday

Denge / zaman denklemi

30 küsür yıllık iş hayatım boyunca, onlarca girişimci tanıdım. Bazılarının yanında çalıştım. 2010 Ekim’inde İzmir’deki e-Tohum konferansında söylediğim gibi, “girişimciliğin bir tür ruh bozukluğu” olduğunu ispatlayan örneklerle karşılaştım. Bunların bazılarını yazdım da…

Yıllarca bu girişimcileri izledim. Kendimce şöyle yorumladım. Bu genç yaşta gelen başarı var ya!.. Onları acul yapıyor. En iyi kararları verdiklerini sanıyorlar. “Sen başarılı olsaydın, sen patron ben yönetici olurdum” diye inanıyorlar. Kendilerini pohpohlayanların etkisinde kalıyorlar. Ne de olsa, “aynı fikirde”ler. Patron mükemmeldir.
:-D

Biraz pohpohlanınca, Haklısın amirim yazısında bahsettiğim çakalların elinde maymun oluveriyorlar. Birinin dolduruşuna gelip, diğerine çatıyorlar. Sonra da işin doğrusunu öğrenince, ilkine kızıyorlar.

Bazen doğrusunu hiç öğrenmeyip, ortalığı birbirine katıyorlar.

Oysa kızılması gereken bizzat kendileri. Tarafları dinlemeden aculluk (ve acurluk) yaptıkları için. Bir tek olayda birkaç kere yanılmayı becerdikleri için.
;-)

27 December 2010 Monday

Performans ve potansiyel 3

Bir hata yapılmış. Kurum 15 bin dolar zarara sokulmuş.

Elemanı karşıma aldım. “Bu hatadan ne ders aldık? Tekrarlanmaması için nasıl önlemler alacağız?” diye konuşmaya çalıştım.

Ama eleman dirençli çıktı. “Bu hatayı herkes yapabilirdi. Bana özgü olduğuna inanmıyorum. Bir daha benzer hata olmayacak diye kimse garanti veremez.

Onun hatası olduğu apaçık.  Ama “hem suçlu, hem güçlü” tavrında…

Bu konuşma yarım saate yakın sürdü. Ben alttan aldıkça üsteliyor. Sanki hata yapan ben, fırça atan amir o gibi…

  • Ekip hata yapınca hemen öfkelenmemeyi zamanla öğrenmiştim. Hata olur. Bedeli ağır da olabilir. Hiç değilse aynı hatayı yapmamayı bilmek gerekir. Daha önce yazdım.  O günleri yaşayanlar da anlattı. [1] ve [2].  Patron ısrarla istese bile, ekipten kimsenin kellesini vermemeyi, adam atarak iş yapılmayacağını bilirim.

:-)

“Ortada yapılmış bir hata ve 15 bin dolarlık zarar var. Sen, bu hatadan alınacak bir ders yok mu diyorsun” dedim. “Sizin amacınız üzüm yemek mi, bağcı dövmek mi?” yanıtını aldım.

“Gerçekten böyle mi düşünüyorsun?” diye sordum. “Elbette… Başka ne olabilir ki…” dedi.

“Anlaşılan o ki, anlaşamayacağız.” dedim. Sonra “Bir dakika müsaade eder misin?” diyerek İnsan Kaynakları Departmanını aradım. Onun iş akdini fesih ettiğimi bildirdim. Gereken belgeleri hazırlamalarını rica ettim. Karşımda otururken…

“Ama, Uğur bey… Bir dakika… Ama…” demeye başladı.

“Neredeyse yarım saattir, hatalarından bir şey öğrenebiliyor musun diye soruyorum. Beraber çalışma fırsatlarını arıyorum. Her seferinde “hata yapmaya devam edeceğim” diye ısrar ediyorsun. Öyleyse, git hatalarını başka yerde yap. Burası karalama defteri değil.”
:-)

11 November 2010 Thursday

Bunu da kov

Sevgili Ufuk Tarhan’ın bir “Hangi hataları affedeceğiz?” konulu yazısını okudum. Friendfeed’de yorum girdim. Eski bir yazımın bağlantısını koydum.

Diğer yorumları okuyunca iş yaşamım boyunca gördüğüm affedilmeyenleri yazmaya karar verdim.
;-)

Şubelerden birinde dolandırıcılık olmuş. Geçkince müdire, yağız müteahhite tutulmuş. Şubenin tüm parasını müteahhitin emrine vermiş. Suistimal 20 sene öncesinin 1 milyon dolarına ulaşmış.

Müteahhit’in hemen her şube çalışanına bir faydası dokunmuş. Birisi evlenirken otomatik çamaşır makinesi hediye etmiş; başkasının tatil parasını çekmiş. Diğerlerine de bazı hediyeler, kıyaklar
;-)

Para geri dönmüyor. Olay patlıyor. El konulabilecekler, bankanın deposuna kaldırılıyor. Ama arada yüzbinlerce dolar açık var.

Üst yönetimin toplantısında Genel Müdür gürlüyor: “Şubedeki herkesi kovun”

Teftiş Kurulu Başkanı soruyor: “Herkesi mi?”

-   Evet herkesi?
-   Örneğin, güvenlik görevlisinin ne suçu var ki?

Genel Müdür onu yanıtlamıyor. Şöyle bir bakıyor. Sonra diğer tarfındaki Baş Genel Müdür Yardımcısı’na dönüyor:
-   Cem… Bunu da kov!” diye Teftiş Kurulu Başkanı’nı gösteriyor.
;-)

Bu vakayı anlattığım çok sayıda üst düzey yönetici arkadaşım, yaklaşımın doğru olduğunu söylediler. Hatta kendisi uygulayanlar da oldu.
;-)