"yanlış" etiketli yazılar:

29 December 2011 Thursday

Kampanya yönetimi kurguları

Bildiğiniz gibi, CRM dersi ve eğitimi veriyorum.

“Kampanya yönetimi” deyince, bildiğiniz 3 al 2 öde veya 150 TL üstüne 12 ay taksit veya ÖTV’yi biz ödüyoruz gibi pazarlama kampanyalarını değil, müşteri verilerine dayalı olan ve “doğru müşteriye doğru teklif” yapmayı amaçlayan kampanyalardan bahsediyorum.

Derste verdiğim iyi ve kötü örnekleri paylaşmaya karar verdim. CRM yazılarını topladığım uzaktanCRMegitimi.com‘da birkaç gün boyunca, doğru ve yanlış örnekleri anlatacağım.

İlkini bugün ayrıntılı şekilde anlatmaya çalıştım.

EKLEME: İkinci yazıyı da yayınladım.

Kampanya yönetimi konusunda bir şeyler öğrenmek isterseniz, takip edin.

;-)

16 February 2011 Wednesday

Amir ve sen

Amir,

- herkesin geç saatlere kadar çalıştığı bir ortamda, saat 18.00’de çıkman için çaba sarfedecek (Buraya onlarca “like” :-) ),

- aynı katta 3 – 4 metre mesafede oturanlardan %20 daha fazla maaş almanı sağlayacak (Buraya da “like” :-) ),

- kurumu zarara sokan bir hata yaptığında kelleni vermemek için direnecek (Buraya da “like” yağdıralım) …

Ama sen,

- yetkini kullanacaksın ama sorumluluklarını üstlenmeyeceksin (Ha yaşa yahu. Klavyenden bal damlıyor valla… :-D )

- performans göstermeyeceksin (Bi dakika… Konu neden buraya geldi. İyi gidiyorduk… :-( )

- potansiyelin varmış, amirin seni iyi değerlendirmemiş, zaten “seni kimse anlamıyormuş”… bahaneler ileri süreceksin. (Kötü gidiş… Bakalım ne çıkacak?)

- uyarıları ciddiye almayacak bildiğini okuyacaksın (Gerginlik var galiba… :-( )

- kırmızı kartı görünce de amirini suçlayacaksın. (Ama… Bekleyin… Açıklayabilirim… )

;-)

Bunları niye yazdım.

Henüz 5 adam bile yönetmemiş gençler, yönetim yazıları yazıyor. Alkış tutanlar da, çoğunlukla kimseyi yönetmemiş diğer genç arkadaşlar. Doğru olmasa da popüler söylemler sosyal mecralarda çok işe yarıyor.

;-)

Lakin… Yaşam boyu mutsuzlukların ana kaynağı, çevreyi ve kendini doğru değerlendirmemektir.

Başkasına vereceği zararlardan geçtim. Feedback almayan kendine kötülük eder. Bunu kendinize yapmayın.

;-)

13 January 2011 Thursday

Denge / zaman denklemi

30 küsür yıllık iş hayatım boyunca, onlarca girişimci tanıdım. Bazılarının yanında çalıştım. 2010 Ekim’inde İzmir’deki e-Tohum konferansında söylediğim gibi, “girişimciliğin bir tür ruh bozukluğu” olduğunu ispatlayan örneklerle karşılaştım. Bunların bazılarını yazdım da…

Yıllarca bu girişimcileri izledim. Kendimce şöyle yorumladım. Bu genç yaşta gelen başarı var ya!.. Onları acul yapıyor. En iyi kararları verdiklerini sanıyorlar. “Sen başarılı olsaydın, sen patron ben yönetici olurdum” diye inanıyorlar. Kendilerini pohpohlayanların etkisinde kalıyorlar. Ne de olsa, “aynı fikirde”ler. Patron mükemmeldir.
:-D

Biraz pohpohlanınca, Haklısın amirim yazısında bahsettiğim çakalların elinde maymun oluveriyorlar. Birinin dolduruşuna gelip, diğerine çatıyorlar. Sonra da işin doğrusunu öğrenince, ilkine kızıyorlar.

Bazen doğrusunu hiç öğrenmeyip, ortalığı birbirine katıyorlar.

Oysa kızılması gereken bizzat kendileri. Tarafları dinlemeden aculluk (ve acurluk) yaptıkları için. Bir tek olayda birkaç kere yanılmayı becerdikleri için.
;-)