"yatırım" etiketli yazılar:

20 October 2011 Thursday

Webrazzi Summit 2011 – 2

Dün yapılan Webrazzi Summit 2011 notlarımı paylaşmaya başlamıştım. İlk seansları yayınladım.

:-)

Sonraki seansta Hanzade Doğan Boyner ile Arda Kutsal sohbet ettiler.

Hanzade D. Boyner, Doğan On Line’ın ilk kurulduğundan bu yana olan değişimi anlattı. Grupofoni teklifi konuşuldu. Fikri uygulayabilmenin fikirden çok daha önemli olduğu bir kez daha vurgulandı. Yatırımcı arayan girişimciler için, sağlam proje varsa yatırımcı sorunu olmayacağı, yerli – yabancı çok sayıda yatırımcının Türkiye’ye olumlu baktığı tekrarlandı.

Hanzade D. Boyner, 2 ayrı yatırımcı tipini (stratejik yatırımcı / finansal yatırımcı), vizyonları ve beklentilerini  anlattı.

  • Stratejik yatırımcı: uzun vadeli vizyon, krizlerden etkilenmez, hemen çıkmak istemez, işi nasıl büyüteceğini düşünür.
  • Finansal yatırımcı: Kısa vadeli, kötü gün dostu değil, sürekli baskı yapar, çabk çıkmak ister.

:-D

Arda Kutsal’ın sonraki sohbet otorumu Sina Afra ile idi. Yabancı yatırımcıların Türkiye iştihasının nedenlerini aktardı. “Gelişmekte olan ülke, hızlı büyüyor, rekabet az.”

Markafoni’nin 2008 Eylül’ünde kurulduktan sonra,  ilk bir milyon müşteriyi  edinene kadar tek bir kuruş harcamaya gerek duymadığını anlattı. “Son 2 yıl içinde private shopping = e-ticaret oldu. Artık ayda 1 milyon TL reklama harcanıyor. İlk 3 içinde olmayanlar bile 5 milyon dolardan fazla yatırım alabildi.” dedi.

Daha önce de yazmıştım. Sina Afra rakamlara çok düşkün. Sürekli izleyip önlemler alıyor. Arda Kutsal’ın “en iyi dönüş aldığı mecralar” sorusunu

  • Arkadaş daveti
  • Google
  • Affiliate network
  • Facebook

sırasıyla yanıtladı.

Hedeflerinin “2015’de 1 milyar dolarlık bir şirket olmak” olduğunu açıkladı.

:-D

Daha da sonraki oturumlarda tuttuğum notlar için… Az sonra… Beni izlemeye  – yine – devam edin.

:-)

11 May 2011 Wednesday

Yatırım arayan girişimcilere – 1½

Devrim Demirel Yatırım arayan girişimcilere – 1 başlıklı bir yazı yayınlamış.

Bendeki yansımasını yazmak zorunda hissettim kendimi. Huysuz ihtiyar olarak, burnumu sokacağım. Yazının sadece internet için değil, her türlü girişimci için faydalı olmasına katkı yapacağım. Bu nedenle adını koydum.

;-)

Devrim’in başlıklarından ilk 6 tanesini ele aldım.

1 – Misyon: Sakın ha strateji kitaplarındaki sloganvari misyon cümlelerini düşünmeyin. Kendi inanmadığınız cümlelere başkası da inanmaz. Hedefinizi anlatın. Uçmayın.

2 – Ürün deyince, mal veya hizmeti değil, müşteriye sağladığı faydadan bahsedin. Çoktan beri, ürünün tanımı değişti. Örnek şurada.

3 – Hedef kitle: Gözünü kapatınca elinle dokunacakmış gibi tanımlayammıyorsan, hedef kitleni bilmiyorsun demektir. Örnek şurada.

4 – Rekabet: Doğru tanımlayın. Çoğunlukla yanlış bilinir. Bazen, çeşitli aşamalarda birden çok firma / sektör rakibiniz oluverir. Örnek şurada.

5 – Rekabet avantajınız: İşte zurnanın zırt dediği yer. Patent bile sizi korumayabilir. “Neden sana gelsinler?” sorusuna anlamlı bir yanıtınız olmalı. “Neden olmasın?” diyenlere 2 yazı birden. Şurada ve burada.

6 – Pazara giriş:Fikrim bana yeter, ağızdan ağıza pazarlama, duyan koşarak gelecek, her biri 1000 kişiye anlatacak, 8′inci günde dünyada herkes duyacak” gibi bir yönteminiz varsa… Sahneye çıkmadan evvel, son günlerde başarılı olan girişimleri bir kez daha inceleyin. Ayrıca yazmadım, örnek her tarafta.

Elim varırsa, ‘ü de yazacağım. Daha önce ekip oluşturmayla ilgili bazı kuşkularımı ortaya dökmek istiyorum da…

:-D

29 March 2011 Tuesday

Tencere kapak olayı

Yatırımcı projeyi dinlemeden “gelir modelini” sorar. Girişimci projeyi kafasında oluştırmadan önce exit‘i düşünür.

;-)

Her ikisi de diğerinin ilk olarak bunu ortaya atmasından rahatsız olur. Açıkçası, kendisini doğrulayan kehanet mi,   tencere yuvarlanıp kapağını bulmuş olayı mı, yoksa yumurta – tavuk sarmalı mı bilemedim.

Bilen varsa bana da anlatabilir mi?

:-D

Not: Meraklısına okuma malzemesi:

:-D