"yazışma" etiketli yazılar:

07 October 2017 Saturday

Yazılım Konferansı Duyurusu

Şöyle bir mesaj geldi.

Değerli hocalarım,

Yaklaşık 2 yıldır XXX Üniversite’inde okumaktayım ve umarım bu yıl MBA’den mezun olacağım. ZZZ Yazılım bünyesinde YYY Ürünlerinden sorumlu satış sorumlusu olarak çalışıyoum. Derslerde çokça yabancı rakiplerimizin isimlerini duymaktayım. Nacizane talebim eğer ayırabilecek zamanınız var ise bir de Türkiye’nin en büyük yazılım evinde ki yenilikler ile ilgili son durumu görmenizi isterim.

Saygılarımla.

  • Metin aynen alınmıştır. Sadece isimler XXX, YYY, ZZZ olarak değiştirilmiştir.

41 tane öğretim üyesine mesaj göndermiş. Hepsinin e-posta adresleri açıkça yazılmış. Bcc yapılmamış.

Mesajın ekinde bir KAYIT OL bağlantısı var.

Özellikle CRM, dijitalleşme, müşteri veri ambarı gibi bazı konularda, yazılımların gelişimiyle çok ilgilendiğimi biliyorsunuz. Mesajda gelen bağlantılardan etkinliği incelemek istedim. Yer, gün, saat belli ama içerik hakkında tek bir satır bile yok.

  • Hepimizin zamanı değerli. Bir etkinliğin bilgi birikimimize katkı sağlayacağına emin olmamız gerekiyor. Önümüzdeki hafta, 12 Ekim’de yapılacak SAP FORUM’un programını bile satır satır inceleyip, hangi oturumlara katılacağımı şimdiden belirlemişim.

SAP FORUM 2017 ajandasının %20’si…

Türkiye’nin en büyük yazılım evi” olduğunu söyleyen kurum toplantı gündemi koymamış olamaz diye düşündüm. “Yanılıyor muyum acaba?” diye her tıklanabilecek bağlantıyı denedim. Hiçbir ayrıntı bulamadım. [Yukarıdaki SAP FORUM’un çalışmasını örnek alabilir]

Sonra şu mesajı gönderdim. Diğer 40 öğretim üyesine cc yapmadan, yanlızca mesajı gönderene…

Gündemin belli olmadığı bir toplantıya kayıt olunmasını beklemiyorsun değil mi?

.

Aldığım yanıt şöyleydi:

Hocam merhaba,

Program takvimini paylaşmamı isterseniz tabiki gönderebilirim.

Bilginize.
İyi çalışmalar

.

Bu mesajın ekinde program takvimi var mı? HAYIR. Sanırım yeni bir mesaj gönderip N’oluur gündemi de gönderir misin?” diye yalvarılması bekleniyor.

Bir de “satış sorumlusu” olarak çalışıyor. Hani, kurumların dış ilişkilerini emanet ettiğimiz, lep demeden leblebiyi anlayan, benim gibi doğrudan hedef kitlesinin ne düşündüğünü bilen kişiler…

😛

Bir önceki mesajımın yeterince açık olmadığını düşündüm. Tek cümleyle 2 konuyu birden anlatmaya çalıştığımı farkettim. Yönetici olduğum yıllarda, bana bağlı müdürlerin “Sizin çömezlerle konuşmanızdan sonra, biz Uğurca’dan Türkçe’ye tercüme yapıyoruz” dediklerini hatırladım. Kendimize suç buldum. Demek ki öğretememişiz.

Yazışmayı sildim.

😉

15 September 2014 Monday

Okumadan ve anlamadan

Dün okumadan yazışanlardan örnek vermiştim. Bugünkü uzuuun yazı ise okumaya üşenen düşüncesi ve terbiyesi ?? olan kişiler için.

Şöyle bir mesaj aldım.

SercanArslan-1

Ölmüş annem hakkında böyle yazan adamı o an şahsen görmek isterdim.

Yine de aynı düzeye inmeden yanıtladım.

SercanArslan-2

Gelen yanıt cehaleti, okumamayı, anlamamayı, terbiyesizliği yücelten bir mesaj oldu.

SercanArslan-3

Terbiyesizlik yaptın. bari adam gibi özür dile. “Eğer bir yanlışlık olduysa özür dilerim” ne demek? Yanlış yaptığını algılamıyor musun? Verdiğin linke gidip tekrar bakmıyor musun? Neden açıkça “Yanlış yapmışım. Düzgün okumamışım. Terbiyesizlik ettiğim için özür dilerim” demiyorsun. “Belki de yanlışlık olmamıştır. o zaman yine ananı…” der gibi “yanlışlık olduysa…” diye yan çiziyorsun?

Mesaj nereye gideceğine kendisi mi karar veriyor da “galiba size göndermemem gerekirken size de gelmiş” diye yazabiliyorsun.

Internet’ten araştırdım. Grafik tasarım’ı bitirmiş. Eskişehir’den mezun. Şimdilerde kendisine iş kurmaya çalışıyor. Tweet’leri yukarıdaki terbiye, ahlak ve eğitim düzeyini aynen yansıtıyor.

Doğrudan avukat ile çözmeyi düşündüm. Bunu kendisine de yazdım.

Yine kaypak bir yanıt.SercanArslan-4

Cümleye dikkat ettiniz mi? Bahanesi “o sitenin kullanımını bilmemek“. Ama yine “Mevzubahis siz olmadığınız için üzerinize alınmanıza gerek yok” diyor. Ben alınmıyorum ama mesajı doğrudan bana gönderdin. Farkında mısın?

🙁

Bu örnek tek bir tane mi? Maalesef değil.

EmreSahine-1Hiç değilse terbiyesiz değil. Ama yine okumamış veya anlamamış.

Yukarıdakinin aynı mesajı gönderdim. “Hiç spam göndermediğim için mesajı avukatıma ileteceğimi” bildirdim. Şu yanıt geldi.

EmreSahine-3

Bir öncekinin de göndermesi gereken bir yanıt. Devam etmedim.

🙁

Bu iki gencin referans noktası olan friendfeed yazısı şöyle:

spamci-1

Sadece ilk satırı bile okusalar, benim de şikayetçi olduğumu anlayacaklar.

Kendilerine gelen mesajdaki şirketleri Google’da arasalar, şu yazıyla karşılaşacaklar. Hem benim de şikayetçi olduğumu anlayacaklar; hem de yorumlarda, onlara karşı alınacak bazı önlemleri görecekler.

Bir dostumun deyişiyle “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanların V2 sürümü” bunlar.

🙁

“Her şey internet’te var. Okullara gerek yok” diyenler de çoğunlukla bunlar. Daha 3 satır okumayı öğrenmemişler. Geleceğimizi onlara emanet etmemizi bekliyorlar.

Oysa bunları zorlamamak gerek.

Vah ki ne vah!.

🙁

 

14 September 2014 Sunday

Okumadan yazışmak

12 Eylül Cuma – 19.35’te şöyle bir mesaj geldi.

From: ADI SOYADI
Sent: Cuma, 12 Eylül 2014 19:35
To: ugur ozmen
Subject:
 
Merhaba bizde gibrit koleksiyonu var bunlar 1922 yılından 1986 yılına kadar olan kibritler bunlarla ilgileniyor musunuz

Anlaşılan bir yerlerden eline biriktirilmiş kibrit kutuları geçmiş. (Umarım kutuları toplayan biri vefat ettiği için olmamıştır.) Google’dan araştırmış.

koleksiyon-1(Üzerine tıklarsanız, gerçek boyutuyla görürsünüz)

İlk 15 resimden 4’ünde bana veya bu siteye yönlendirme var. Bu nedenle bana mesaj göndermiş. Kolekiyondan bahsettiğim yazıyı okumuş mu? HAYIR.

Diğer yandan, bir yazışmada Konu kısmının yazılmamasının gerekçesini de pek anlamam. Öğrencilerim için yayınladığım şu yazının herkes için gerekli olduğunu düşünüyorum.

😉

Yanıtladım.

From: Uğur Özmen
Sent: Cuma, 12 Eylül 2014 23:42
To: ADI SOYADI
Subject: RE:

İlgileniyorum.
http://ugurozmen.com/yasamin-icinden/koleksiyon

Açıkcası işin nereye geleceğini biliyordum. Normal durumda Konu‘yu boş bırakmam. Oraya “Kibrit kutusu koleksiyonu” diye yazardım. Ama aynı şekilde devam ettim.

“Neden özellikle yazının bağlantısını verdin?” diye soracak olursanız, son paragrafları okumasını dilediğim için.

😛

Hemen dönüş aldım

From: ADI SOYADI
Sent: Cuma, 12 Eylül 2014 23:59
To: ugur ozmen
Subject: RE:

Toplam 93 tane var.
 

Resimlerini de göndermiş.

koleksiyon-4(Üzerine tıklarsanız, gerçek boyutuyla görürsünüz)

Benim koleksiyonumda olmayanların sayısı 15’i geçmez. Üstelik bendekiler daha iyi durumda. Bu sitenin alınlığına bakarsanız, bazılarını orada görürsünüz. Koleksiyon yazımda yine birçoğu net olarak  görünüyor.

🙂

Devam ettim.

From: Uğur Özmen
Sent: Pazar, 14 Eylül 2014 01:26
To: ADI SOYADI
Subject: RE:

Gönderebilirseniz adresim:

… cad; … Sok. … SEMT

Şimdiden teşekkür ederim.

Yanıt yine gecikmedi.

From: ADI SOYADI
Sent: Pazar, 14 Eylül 2014 02:42
To: ugur ozmen
Subject: RE:

Satın alır mısınız diye yazdım

Sabah kalkınca mesajı yanıtladım.

From: Uğur Özmen
Sent: Pazar, 14 Eylül 2014 09:07
To: ADI SOYADI
Subject: RE:

Gönderdiğim linkin son paragraflarını okumanızı öneririm.

Henüz yanıt gelmedi.

😉

Sizi zora sokmayayım. O yazının son paragraflarında şöyle yazıyor:

Bunları niye yazdım biliyor musunuz?

Elinizde eski kutular ve şişeler varsa… İnternet’ten arayıp beni bulduysanız… “Bende şundan var, fiyatı bu” diyecekseniz…

Lütfen mesaj göndermeyin.

Verirken para almıyorum… Değerini bilene emanet etmenin keyfini yaşıyorum…

Nasıl yanıtlayacağımı bilemediğim mesajlar da beni zorluyor. Sizdekiler sizde kalsın. Benim gösterdiğim özeni de gösterin.

Anlaşıldı mı?

😉

Birkaç şey daha var.

İlk yazıdan sonra koleksiyon yapanlara verdiğim veya gönderdiğim kutuların sayısı 150 civarında.

Ayrıca benim gibi düşünen (bedelsiz paylaşan) kişilerle bu sayede tanıştım. Birbirimizin koleksiyonlarına katkıda bulunmaya çalışıyoruz.

Daha 2 hafta önce Ege denizinin diğer yakasından bana gönderilen kutuların bir kısmı şunlar:

koleksiyon-5

Bu vesileyle Ferruh beye tekrar teşekkür ediyorum.

😀