"yetki" etiketli yazılar:

27 March 2010 Saturday

Dinlediklerim – Bülent Eczacıbaşı – 3

24 Mart Çarşamba günü yapılan toplantının soru-yanıt kısmını sonra yazacağımı söylemiştim.

İlk bölümünü dün yazdım.

Bugün devam ediyorum.
:-D

Bir soru üzerine, Bülent Eczacıbaşı’nın motivasyon üzerine söyledikleri:

“Motivasyon insanın en temel konularından birisidir. Buna rağmen yüzyıllardır çözülememiş olması ilginçtir. İnsanı ne motive ediyor?..

- Önce mide denildi. Karnı doyduğu zaman mutlu oluyordu…

- Sonra kalp ortaya çıktı. Güler yüz, iyi davranılması onu mutlu etti.

- Arkasından beyin gündeme geldi. Aklı ile katılım yapmasına izin verilmesi insanı mutlu etmeye başladı.

- Ruh önemli oldu. Farklı ve büyük bir amaca hizmet ettiğinin bilincinde olmak istedi.”
:-D

Yetki / sorumluluk konusunda önemli saptamalarda bulundu:

“Eskiden olduğu gibi, sorumluluk ve yetki eşit şekilde artmıyor. Kademe arttıkça sorumluluk artıyor. Ancak yetki artmamaya başlıyor. Emir verip yaptıramıyorsunuz. Böyle yöneticileri yönetmeyi öğrenmek zorundasınız.

Siyasette ise bunun tersi. Kademelerde yükselindikçe yetki artıyor. Ama sorumluluk azalıyor. En yukarılara çıkınca, sorumluluk hiç kalmıyor. Dokunulmazlık işliyor.”

:-)

Bülent Eczacıbaşı’na sorular üzerine aldığım notlar sürecek… Merak ediyorsanız, izlemeye devam edin…

:-P

25 March 2009 Wednesday

Unvan hak değildir

Unvana odaklı olanlar yazısına yorum yazan speedy

  • bence Ayşe’ye biraz haksızlık ediyorsunuz. Değerlendirmek için eksik veri var. İkisi de terfi haketmiş olabilir. Ahmet kendi halinde biridir, hakkını aramayı bilmiyordur.

demiş.

Unvan odaklı olan tüm iş arkadaşlarım da böyle düşünürdü zaten. Unvan, masa, koltuk, araba, sekreter, vb… peşinde koşmuyorsan “hakkını aramıyorsun”…  Bu tecrübe ve düşünceyle yanıtladım:

  • Ahmet “hakkını aramayı bilmiyor” değil de “ünvan peşinde koşmaktan daha önemli şeyler olduğunu biliyor” olabilir değil mi?

Önce şunu anlamak gerek.

İşinizi iyi yaparsınız. İnsanların işini kolaylaştırdığınız görülür. “Şu işe de bakıver” derler. Yetki alanınızı kendiniz genişletirsiniz. Şaşıracağınız kadar büyük yetkileriniz olabilir.

Yetki verilmez, alınır” demelerinin nedeni budur.

Ama ünvan başkası tarafından verilir. Unvan hak değildir.
:-)

28 January 2009 Wednesday

Maaş zammı üzerine…

Malum “kriz” günleri.

Bazı firmalar zor durumda oldukları için maaş zammı vermiyorlar.  Hatta maaşlarda azaltma teklif edenler de var. Bazı firmalar, verdilerse düşük zamlı maaşları sundular. Bazı firmalar da fırsatı kullanıp iç düzenleme yapıyorlar.

Çok sayıda genç arkadaş bana dert yanıyor. Blog yazılarımı okudukları için, bilirkişi olduğumu düşünüyorlar. Bunlardan bir tanesini paylaşayım.

Diyor ki:

“Maaş zammı çok az oldu.

İş yerimi seviyorum. Sorumluluklarım yüksek. Yaptığım projeler çok iyi. Amirim bile “bana sorma, sen bilirsin” diyor.

Çok emek verdim… Millet çıkıp gidiyor 18.00’de, ben duruyorum sırf bir şeyler yapayım şirket adına diye…Yanımda cidden bir şey yapmayan benle aynı düzeyde olan adamlar çok alınca çok üzüldüm.

Para umurumda değil ama işte İstanbul burası… Bir de evlilik falan, mecbur ediyor adamı… Bu zam olmazsa ne yaparım bilmiyorum… Nasıl motive olurum… Acayip duyusal bir adamım…

Yoksa oooo neler yaptım burada da yine yaparım ama…”

Diyorum ki:

Sondan başlayayım…  “bir de istediğim terfi veya zam olmazsa ne yaparım?” sorusunun yanıtı var mı kafanda… Yok ise, olacağı anı beklemeni öneririm.

Nedir senin başarı kriterin? Para mı, makam arabası mı, unvan mı, masanın büyüklüğü mü, işi öğrenmek mi, “sen yaptın” denmesi mi, “aferinler” almak mı, “ben yaptım” diyebilmek mi?…  Kaç kişinin “aferin” demesi gerek. 3 mü, 5 mi, 18 mi? Önce buna karar ver.

Bu sorunun yanıtına göre, “Bu zam olmazsa ne yaparım bilmiyorum… Nasıl motive olurum…” sorusunun yanıtı da ortaya çıkıyor.

Evlenmeye karar verirken, olmayan bir parayı düşünerek mi karar verdin. “Zam alaca’m, vb… pembe panjurlu evimiz olacak, bahçesinde tavşanlar…”  Belki de “eğer kriz olursa evlenmeyiz” diye düşünüyorsunuz.

Tüm bu şikayetlerin altında tek bir yanıt var. Senin “başarı” tanımın.”

Bence “ben yaptım” demenin keyfi, hiçbir şeye değişilmez. Aç ve açıkta değilsen, gerisi teferruattır.
:-)

Daha da fazlası için: Murat Esenli ve Fatmanur Erdoğan sürekli yazıyor.

Naçizane, benim yazılarım da var…

  • Kendini birileri ile kıyaslama üzerine
  • Başarı ve hedefler konusunda örnekler [1], [2], [3], [4]

;-)