"yönetim" etiketli yazılar:

01 August 2011 Monday

Yöneticilik mesleği

Osman Ataç ile sohbet dizisi [1] ve [2] devam ediyor.

:-D

“Seni Süperlig’de bir takıma futbolcu yapalım” deyince, ayağına (benim gibi) top değmemiş olanlar “Dur bi bakalım. Futboldan hiç anlamam.” der.

Ama “Gel seni şu şirkete Genel Müdür yapalım” dersen, herkes koşarak gelir.

:-)

Sporculuğu bir meslek kabul edip de yöneticiliğin de meslek olduğunu anlamayanlar, öylesine yönetilmeyi hak ederler.

;-)

01 August 2011 Monday

Osman Ataç ile sohbet – 2

Yetişmemde çok büyük emekleri olan hocam Prof.Dr. Osman Ata ATAÇ‘la sohbetlerimizi yayınlıyordum. Çok ara vermişim.

Hocamdan dinlediğim bir öykü. Eski Hint öykülerinden biri.

;-)

Genç adam yaptığı resmi hocasına göstermiş. “Olmuş mu?” diye sormuş.

Hocası “Resmi köy meydanına as. Yanına da bir kırmızı kalem koy. Yanlış olan noktaları işaretleyin diye yaz.” demiş.

Genç ressam adayı söyleneni yapmış. Akşam olup da resmini görünce fena bozulmuş. Neredeyse tamamı kırmızı…

Moralsiz vaziyette ustasının yanına gelmiş. Usta ona bir öneri daha söylemiş.

Bir resim daha yap. Onu da köy meydanına as. Yanına yine kırmızı kalem koy. Bu sefer Nereyi beğenmediyseniz buyrun siz düzeltin diye yaz.” demiş.

Akşam olduğunda görülmüş ki, resmin üzerinde hiç kırmızı iz yok.

:-P

Bir yanlışın nasıl düzeltileceğine dair zerre kadar fikri olmayan herkesin nelerin yanlış olduğu konusunda bir fikri vardır.

Bu nedenle on yıllardır yanlış giden işler, yanlışı doğru kabul eden kurallarla yürüyor.

:-)

  • Prof.Dr. Osman Ata Ataç’ın DÜNYA’da yayınlanan yazılarının tam listesi şurada. İşletme, yöneten ve yönetilen ayrımları için 25.05.2011′le başlayan yazıları okumanızı öneririm.

;-)

08 June 2011 Wednesday

Kar neden pasifte

ODTÜ’de mühendislik öğrencileri son dönemlerinde “teknik dışı seçmeli ders” (non technical elective) almak zorundaydı.

Son dönemlere gelindiğinde, tam mühendisler psikoloji, sosyoloji gibi kişiye göre değişkenlik gösteren konulardan kaçınırlar; rakama dayalı dersleri ararlardı. Bazıları, Muhasebe dersini alırdı.

Ne var ki, tam not alan mühendis çok az olurdu. Bir çoğu, Kasa aktif’te gösterilirken, Net Kar‘ın neden pasif’te gösterildiğini anlayamazlardı.

:-P

Daha sonraki yıllarımda şunu gördüm. Mühendislerin suçu yok. Girişimcilerin büyük çoğunluğu Gelir ile Net Kar arasındaki farkı anlayamıyor, yanlış nakit yönetimi sayesinde şirketini batırıyor.

Önce şirketin bir tüzel kişi olduğunu, Net Kar’ın ortaklara borç anlamına geldiğini anlamak gerekiyor.

;-)