Yetişmemde çok büyük emekleri olan hocam Prof.Dr. Osman Ata ATAÇ‘la sohbetlerimizi yayınlıyordum. Çok ara vermişim.
Hocamdan dinlediğim bir öykü. Eski Hint öykülerinden biri.
Genç adam yaptığı resmi hocasına göstermiş. “Olmuş mu?” diye sormuş.
Hocası “Resmi köy meydanına as. Yanına da bir kırmızı kalem koy. Yanlış olan noktaları işaretleyin diye yaz.” demiş.
Genç ressam adayı söyleneni yapmış. Akşam olup da resmini görünce fena bozulmuş. Neredeyse tamamı kırmızı…
Moralsiz vaziyette ustasının yanına gelmiş. Usta ona bir öneri daha söylemiş.
“Bir resim daha yap. Onu da köy meydanına as. Yanına yine kırmızı kalem koy. Bu sefer Nereyi beğenmediyseniz buyrun siz düzeltin diye yaz.” demiş.
Akşam olduğunda görülmüş ki, resmin üzerinde hiç kırmızı iz yok.
Bir yanlışın nasıl düzeltileceğine dair zerre kadar fikri olmayan herkesin nelerin yanlış olduğu konusunda bir fikri vardır.
Bu nedenle on yıllardır yanlış giden işler, yanlışı doğru kabul eden kurallarla yürüyor.
- Prof.Dr. Osman Ata Ataç’ın DÜNYA’da yayınlanan yazılarının tam listesi şurada. İşletme, yöneten ve yönetilen ayrımları için 25.05.2011′le başlayan yazıları okumanızı öneririm.