"yorum" etiketli yazılar:

23 November 2017 Thursday

Çağrı Merkezi Fıkrası

Bir telekom firmasının çağrı merkezi cep telefonundan aramış.

Ulaşım bilgileriniz bizde yok” demiş. Birkaç soru sormayı rica etmişler.

Arayan onlar ve ulaşım bilgilerimi öğrenmek istiyorlar. Bir dönemler, telekom şirketinde çalışmıştım. Bu nedenle izin verdim” diye anlattı.

Az sonra “doğum tarihi” sorulmuş. Müşteri “14 – 08 – 63” diye yanıtlamış.

Doğum yılını 4 rakamlı söyleyin” diye uyarılmış.

😉

Hani “rakamlar sıfata gerek duymazlar ama...” diyorum ya.

İşte oradaki “ama” önemli.

😛

15 November 2017 Wednesday

Sayı, Sıfat ve Yorum

Sıklıkla gittiğim bir ofiste gördüm.

Sayılar sıfatlara gerek duymazlar” diye tercüme edebiliriz.

Bence de öyle… Ama altına şunu eklemek gerekir:

“ama yorumlanmaya gerek duyarlar.

🙂

Zaten…

“Dünyada iki çeşit insan vardır:
1) Eksik veriden anlam çıkartabilenler”

.

23 August 2012 Thursday

Değerli görüşleriniz

Twitter’da adımı işaretleyip bir yazısının bağlantısını veren oluyor. Bazen de e-posta ile bir yazısı hakkında görüş isteyen oluyor. (Bu e-postalar genellikle “Görüşleriniz benim için çok değerli” diye bitiyor.)

Konu beni ilgilendiriyorsa okuyorum. Eğer faydalandığım bir yazıysa çoğunlukla yorum yazıp teşekkür ediyorum.

  • Not: Bir yazı değil de proje hakkında görüş isteyenlere şunu gönderiyorum.

Eğer yazının başlığı ve içindekiler farklıysa, önyargı yoğunsa, araştırmadan mesleki ukalalık yapılmışsa, tutarsız ve çelişkili noktalardan yola çıkılıp istenen sonuca ulaşılmışsa… sonuna kadar okumuyorum bile.

😉

Diyelim ki yukarıdaki gibi (önyargılı ve/veya araştırmasız ve/veya çelişik ve/veya zorlama ispat için) yazılmış ve sonuna kadar okumuşum. O noktada kendimle savaşıyorum. “Bırak gitsin” ile “Kısaca çelişkiyi anlat” arasında gidip geliyorum. Sonuna kadar okuduğum için kendi zamanımın karşılığını vermeli mi diye düşünüyorum.

Çoğunlukla yorumlamıyorum. Nadiren üç-beş satır yazıyorum.  Hemen her seferinde pişman oluyorum.

Zaten o yazıyı (önyargılı ve/veya araştırmasız ve/veya çelişik ve/veya zorlama ispat için) yazan kişi, yorumu anlamak için çaba sarfetmiyor. Kendi çelişkisini (bence) ifade etmeme rağmen karşılaştırılmayacak örneklerle savunmaya, hatta saldırıya geçiyor.

🙁

Bundan sonra bizzat okumam için bağlantıları gönderilecek yazılara hiç itibar etmeyeceğim. İyi bir yazı ise, izlediğim kişilerden biri zaten önerir. Değilse, yukarıdaki koşullar geçerlidir.

😉