8 May 2011 Sunday

Anneannem

92 yaşındaydı.

Yeni yılını kutlamak için aradım. Sohbet ettik.

– Ne yapıyorsun?” diye sordu. Henüz profesyonel hayatı bırakmamıştım. Yoğun günlerimdi.

– Çalışıyorum anneanne!” dedim.

– Çalışacaksın elbette… Daha gençsin!” dedi. Yaşım 50+ idi.

92 yaşında bile pırıl pırıl çalışan bir beyni vardı. Gazeteleri okurdu. Yorumlar yapar, ülkenin geleceğinden endişesini söylerdi.

Yukarıda (soldan sağa) ben, anneannem, annem ve kızım var. Anneannem, kızının torunuyla (veya torununun kızıyla) beraber, başka bir torununun düğününde.

🙂

Bağırsak dolanması geçirdiğinde doktor inanmamış. “Öyle acıtır ki insanlar haykırırlar” deyince, “Oğlum, ne acılar yaşadım” diye yanıt vermiş.

🙁

– Annen nasıl?” diye sordu.

– Yakınımıza taşıdık. Elimiz üstünde olsun dedik” dedim.

– Annene göz-kulak ol oğlum. Annen de yaşlandı” dedi.

Düşünün, kendi kızından bahsediyor.

🙂

O yılbaşından 1.5 ay sonra vefat etti. Yani son konuşmamızda “çalışacaksın elbette” demişti.

Hüzünle değil, gururla andığım anneannem oldu. Allah rahmet eylesin.

.

Kategori: yaşamın içinden

“Anneannem” yazısına şu ana kadar bir yorum yapılmış:

  1. Yeni çekilecek fotoğraf karelerimizde olmayacaklar ama öğütleri bizimle, paylaştıkları, duruşları, hayata bakışları hep kulağımızda küpe olacak. Anneannemi kaybedeli tam 2 yıl oldu. Fazlasıyla yüreğime dokunan bir yazı, katılıyorum hüzünle değil, gururla…

Yorum Yazın