28 July 2010 Wednesday

Ayna olarak Sosyal Mecralar

İçimizdeki huzursuzluğu yansıtmak istersek sosyal mecralar gibisi yoktur.  Laf mı dokunduracağız, Friendfeed’e girer, kime gittiği belli olmayan bir mesaj yazarız.  “Bazıları öyle ezik ki…”, “Madem böyle yapacaktınız…”  Kime seslendiğimizi açıkça yazmayız. (Ama başkalarına da “İsim ver, politika yapma” demeyi ihmal etmeyiz.)

Birinin yazdığını beğenmezsek, doğrudan ona yanıt yazmayız.  “Bazıların vizyonu”, “Kimilerinin dünyası”  üzerine döşeniriz. “O kendini anladı” veya “Mesaj yerine ulaştı” diye eklemeyi de marifet sayarız.

Yakın çevremizde birinden şikayetçiysek… Ona bazen sıfatlar takarız, bazen çevremizdeki nesnelere, mobilyalara benzetiriz. Nasılsa benzer şikayeti olan çok kişi vardır. “Like” sayısı artınca mutlu oluruz. Hatta “Like ver” diye ricalarda bulunuruz.

😉

Çelişkilerimizi de yansıtırız sosyal mecralara. Aile içi bir konuyu geyik malzemesi yaparız. Sonra da “insan sözünün nereye gittiğine dikkat etmeli” deriz.

Bir yandan “yaşımız, dünya görüşümüz izin vermez” deriz, bir yandan da “geyik yaptım, eğlence için yazdım” diye vurgularız.

Bir yandan “bari günümüz gençlerinin anlayacağı kelimeler kullansaydın” deriz, ama 2 satır sonra “çevrendeki genç kitle seni havaya sokuyor” diye yazarız. “Gençler hoşlansın, Like versin diye bir tane feed bile girmiş mi acaba” diye araştırmayız.

😛

Bunlar, “20 yaş grubundaki hayran kitlesi seni havaya sokuyor” derse, “ayakların yere basmıyor” derse, “kendi içinde sorunların var” derse, “insan sözünün nereye gittiğine dikkat etmeli” derse… Aynı şeyi düşünürüm.

Bana değil, aynaya söylüyor.

😛

Etiketler: , , , , , ,

Kategori: yaşamın içinden

“Ayna olarak Sosyal Mecralar” yazısına şu ana kadar yorum yapılmamış

  1. Bu yazı ile birlikte okunacak malzeme:
    Şikayet merci olarak Sosyal Mecralar
    Kariyer merci olarak Sosyal Mecralar

  2. Friendfeed yorumları da okunmalı:
    http://friendfeed.com/ugurabi/091f045f/ayna-olarak-sosyal-mecralar

  3. Sosyal medya oyunları bunlar. :))

Yorum Yazın