16 May 2011 Monday

Bilgiye ulaşmak

Cumartesi günü, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi’nden 20 kadar genç arkadaşla sohbet etme fırsatım oldu.

Doğru bildikleri birçok konuya farklı bakış açıları sundum. Düşünce sistemlerini epey zorladım. “Allak bullak olduk” dediler sohbetin bir yerinde.

Tanıyanlar bilir. Kavramları sorgulamayı, başka açıdan göstermeyi severim. Onlardan biri şöyleydi.

😛

Sordum:

– Her şey internet’te var. “Artık okullara gerek yok” diyebilir miyiz?

– Diyebiliriz” dediler.

Konuyu değiştirdim. Başka bir konuya geçtim.

– Bizler, az sayıda bilgi varken, bilgiyi bulup çıkarmak için eğitildik.  Şimdi bilgi her tarafta. Bilgiye ulaşmak çok kolay. Söyleyin bakalım. Az sayıda bilgi varken bulup çıkarmak mı zor; çok sayıda bilginin içinden doğru bilgiyi çıkarmak mı zor?

– Çok sayıda bilgi içinden doğrusunu bulmak daha zor!” dediler.

– Aynı fikirdeyiz.” dedim. Ama sordum.

“Biz, daha kolay olanı yapmak için 5 yıl ilkokul, 3 yıl orta okul, 3 yıl lise, 4 yıl üniversite okuduk. Yabancı dil için hiç hazırlık okumadığımızı varsaysak bile 15 yıl okumamız gerekti. Siz daha zor olduğunu söylediğinizi okullar olmadan nasıl yapacağınızı anlatır mısınız?

– … (Yanıt yok.)

😛

Bazı gençler okulu beceremiyor. Bahane lazım. “Herşey internet’te var, okullara gerek yok” deyiveriyorlar. Okulu bırakıp başarılı olan 3 – 5 ünlüyü örnek gösteriyorlar. Başarılı olamayan binlercenin esamesi okunmuyor.

Nedense…

  • Not: Çanakkale 18 Mart Üniversitesi öğrencilerini çok zorladım. Ezberlerini bozduğum diğer konuları da yazacağım.

😀

Etiketler: , , , , , ,

Kategori: yaşamın içinden

“Bilgiye ulaşmak” yazısına şu ana kadar 10 yorum yapılmış:

  1. zornlu bi okula gerek yok insanlara hayatlarında hiç kullanmayacağı milyonlarca bbilgiyle zihinlerini doldurmaya ihtiyacı yok .eğer 5 yıl ilkokul, 3 yıl orta okul, 3 yıl lise, 4 yıl üniversite yerine alanlara göre eğitim verilse eğitim gerçek adını bulur. gözü saatte ne zaman eve gideceğm diye düşünen bir öğretmenle yıllar geçirmek mi yoksa bu işin en iyisini öğretece bir öğretmen mi arada büyük bir fark var. Paranın içine girdiği hiç bir eğitim gerçek değil şuan srf imkanları için öğretmen olan milyonlarca işini sevmeyen hcalar var. Tabi mesleğine hakkını verenlere lafımız yok.

  2. Burcu,

    Cümlelerinde çelişkiler var. Zorunlu bir okula gerek olmadığını söylüyorsun. Daha zor olanın nasıl yapılacağını, yani “çok sayıda bilgiden doğru bilgiyi ayıklamanın” nasıl öğrenileceğini söylemiyorsun.

    “Alanlara göre eğitim verilse” diyorsun, onun okul dışında nerede nasıl olacağı konusunda bir önerin yok. Üstelik “bu işin en iyisini öğretecek bir öğretmen”den bahsediyorsun.

    🙂

    Biliyor musun. Tam beklediğim tepki idi. Önemli soruna odaklanmak yerine eskimiş olduğunu benim de kabul ettiğim ( http://ugurozmen.com/bilisim/mba-diplomasini-ne-yapmali ) eğitim sistemine çatmak. (Bu dizinin devamında hocaları epey hırpalayacağım zaten)

    😉

    İçimizi döküp rahatlamamız güzel. İtiraz da etmiyorum, söylediklerine (çelişik olmadığı sürece). Ama sorunlarımıza odaklanamadığımız zaman, yararı olmuyor.

    Sence, “neredeyse sonsuz sayıdaki bilgi içinden doğru bilgileri ayıklamak ve bulmak” gibi zor bir iş, nasıl bir eğitimle öğrenilir.

    🙂

  3. Okullar gereksiz diyemem hocam ama okullarda öğretilenlerin gerekliliğinin sorgula(n)maya açık olduğunu düşünüyorum. Yani liseyi bitirene kadar öğrenilen o kadar çok detay bilgiye gerçekten ihtiyaç var mı? Ya da temel eğitim bilimleri üzerinde gidilmesi böylece herkeste aynı alt yapının oluşmasının sağlanması daha mantıklı olmaz mı? Anadolu lisesi – Fen Lisesi gibi ayrımların olması bir anlamda güzel ama üniversite karma bir yapı ve lise de herkesin aynı alt yapıyı alması gibi bir beklenti var. Bunun gibi konularda eğitim sisteminin tekrar daha ayakları yere basan şekilde düzenlenmesi şart bence.

  4. MBA diplomasını ne yapmalı’ya devam yazısı

  5. Taha,

    Okullarda öğretilenlerin gerekliliğinin sorgulanması şart. Ötesini söyleyeyim. Şu http://ugurozmen.com/bilisim/mba-diplomasini-ne-yapmali yazımda belirttiğim gibi, (kendi uzmanlık alanımda) öğretilenlerin bir kısmının artık yanlış olduğunu da savunuyorum. (Yani, “bazılarını öğretmeyin, bazılarını da – artık yanlış olduğu için – değiştirin” diyorum.) Değişim şu http://ugurozmen.com/yasamin-icinden/sansli-donem nedenle gerekiyor.

    😉

    Bugünkü yazım, yine uzmanlık alanımdaki bir diğer yanlışa dokunuyor. http://ugurozmen.com/is-hayati/komuta-tekligi Öğrencileri de azdırdım biraz. İş yaşamına gelince yanlışları doğru zannedip çuvallamasınlar diye.

    😉

    Çok sayıda bilgiden doğru bilginin bulunması gerçekten zor bir iş. Bunun için BENCE yapılması gerekenleri ileride yazacağım. Bu yanıtta verdiğim her link, aslında uzun süredir düşündüğüm konunun bazı parçaları.

    Özet olarak, eğitimin “daha ayakları yere basan şekilde düzenlenmesi şart” kısmına gönülden katılıyorum. İçeriğinin nasıl olması gerektiğini bulmaya çaba sarfediyorum.

    Bu konuda görüşünü yazdığın için teşekkür ederim.

  6. bir çelişki olduğunu sanmıyorum ayrıntılı yazmadığımdan düşüncelerimi tam anlatamadm sanırım
    🙂
    “Okullara gerek yok” demek yanlış. Eğitim şart
    😉
    Bence okuma yazmayı öğretmek için bir okul olmalı ve bu okullarda hayatta kullanacağımız bilgiler eksiksiz verilmeli (ama bizi robot gibi yetiştirilmeden, ezberle değil kalıcı öğreterek. Sadece “sınavlardan iyi almam gerek” kaygısı ile öğrenmek değil “bana bu bilgi gerek” diyerek).

    Bana matematikte mühendislerin kullandığı bilgiler öğretilerek ve geçmek için öğrenmek zorunda olduğum bilgilerle zihnimde yer kaplamasına gerek yok.
    Hayatımda hiç kullanmayacağım birçok bilgiyi (sırf hocaların egosu yüzünden) en ince detayına kadar ezberlettiler (öğretmediler). O bilgilerin birçoğu yok oldu şimdi ama aynı dönemlerde zevkle okuduğum baskısız edindiğim bilgileri çok net hatırlıyorum.
    Demek istediğim şu: Çocukları adam yerine koymayarak “onlar düşünemez” ya da “bunu anlayamaz” diyerek düşünceleri alınmadan bilgiler yükleniyor hiç durmadan. Bu bilgileri neden öğrenmesi gerektiğini bilmeyerek yani kavramadan ezber yaptırılıyor yıllarca. Çocuklar sürekli bilgi yüklüyor zihinlerine neden bunu yaptıklarını düşünmeye bile zaman vermiyorlar.

    Ben ciddi ciddi şunu düşünüyorum bir el var sanki Türkiye ilerlemesin diye herşeyi ağırdan alıyo yada engeller koyuyor. Eğitimde bir kopukluk olduğu halde hiç kimse düzeltmiyor herkes konuşuyor, tezler hazırlanıyor, makaleler yazılıyor ama kimse birlikten güç doğar diyerek doğruyu yapmıyor. Sanki bu yaşadığı ülke onun değilmiş gibi.

    Harika bir zekaya sahip arkadaşlar ÖSS diye bir komplo yüzünden bi fabrika asgari ücretle işlerde… pis birçok işte sırf yaşamak için bildiklerini ya da yeteneklerini köreltiyorlar.

    Konu biraz saptı sanırım sizin odaklandığınız açıdan bakamadım çünkü ben çok dertliyim bu konuda. Sizin demek istediğinizi anladım.

    Okulların eğitim sorunlarını görmezden gelirsek evet o yıllardır okuduğumuz kademlerde birçok bilgiden doğruyu gördük, yaşadık anladık. Belki birçoğumuzu etkileyen kişilerle tanışıp onlardan öğrendiğimiz bilgiyle farklı açıdan bakmayı öğrendik. Okullar dünya tarafından kabul görmüş birçok bilgiyi öğrenmekte bize kolaylık sağladı ama “Siz düşünmeyin biz sizin yerinize öğrendik siz dediklerimizden dışarı çıkmayın” anlayışıyla en verimli yaşlarımızda kendine güvenmeyen, cesaretsiz ve korkak bir nesil yetiştirdiler.

    Hala yurtdışına açılmaktan korkan işletmeler var kimse yerlerini çoktan almış işletmelerden daha iyi olacağını düşünmüyor.

    Şimdi işletme 3.sınıf okuyorum. İnanın bana liseden bir farkı yok hala sınırları dışında bilgi vermekten korkan hocalar var. Kendi doğrularını ya da edindiği tecrübelerini veremeyen insanlar var. Neden çünkü onlar öyle öğrendi. Herkes müfredatı yetiştirme peşinde yoksa ceza var… bu konuda söylenecek çok şey var .

    15 yıl eğitim kandırmacasında tatlı uykular deniliyor. Avrupa Birliği’ne girme yolunda herşeyimize karışan güçler neden eğitimimize yardımcı olmuyor? konuya hiç değinmiyorlar bile uyanacağımız zamanları görecek miyim sanmıyorum ama çok istiyorum.

    Cevap verip beni önemsediğiniz için teşekkür ederim…

  7. Burcu,

    Yine yanıt yazacağım.

    😉

    Eğitim siteminin yanlışlığına değinenler henüz pek az. Bunların içinde, ideolojilerden arınmış olanları ise birkaç tane. Benim şahsen konuştuğum bazı öğretim üyeleri, ellerinden geldiğince kendi etraflarında birşeyler yapmaya çalışıyor.

    Yeni eğitim yapısı şu anda dünyada da tartışılıyor. Internet’in varlığı, doğru ile yanlışı ayırt edilemeyecek biçimde bir arada verme eğilimi, eğitimcileri düşündürüyor.

    Yönetim gücünü elinde tutanlara gelirsek, az gelişmiş ülkeler bu konuda yatırım yapmaya başka nedenlerle de çekiniyor. Sana eğitim veren hocalarının birçoğu unvanı aldığından bu yana dünyada ne olduğuna bakmamış. Bilgisini güncellememiş. Benim yapmaya çalıştığım gibi, “bu nesle nasıl daha iyi anlatırım” diye düşünmemiş. Bilgi çağının gereklerini ıskalamış. Açıklıktan kaçmış. vb….

    Onlar adına karar vermesi gereken üst unsurlarda (YÖK’te de) onlar var. Uzun yılların profesörleri. Kim onlara, “yıllardır ya öğrettikleriniz, ya öğretme biçiminiz, ya da ikisi de yanlış” diyebilir. Kendi varlığını inkar gibi birşey bu.

    Temel eğitimin yoğunlaştırılması ve odaklanılması gerektiğine katılıyorum.

    Ötesi… Aylardır bu konuda düşünmeme ve çaba sarfetmeme rağmen, kesin bir önerim yok. Tartışmaya ve doğruyu bulmaya çalışıyorum. Tartışmaya katıldığın için teşekkürler.

  8. Mustafa Gökhan :
    15 August 2011
    9:09 pm

    Bence öncelikle okulun ne olduğunu tartışmalıyız ? Okul dediğimiz yer gidip programda yazan derslerine girip müfredatı takip ettiğimiz bir yer midir ?
    Eğer okul kavramınız buysa bu herzaman gerekli değildir .
    Benim okul kavramım nedir diye sorarsanız; Okul alanında uzman kişilerin bilgi ve tecrübelerini diğer insanlara aktardığı yerdir. Eğer siz çevrenizde ihtiyaç duyduğunuz konularda uzman ve size yardım edebilecek insanlara sahipseniz gidip bir üniversitede o konu ile ilgili bir bölümde okumak zorunda değilsiniz.Fakat bu tarz imkanlara dünyada çok az insan sahip bu yüzden okullar çoğunluk için gereklidir.
    Doğru bilgiye ulaşmak konusundaki görüşüm ise öncelikle dünya genelinde kabul gören temel kaynakları okuyarak edinilen alt yapı ile ilerleyen süreçte uygulama ile birlikte kazanılan deneyimle doğru bilgiyi ayıklama yetisini kazanacaktır insan

  9. Derinliğine düşünmek konusunda bir yazı

  10. Tüm eğitim yazıları bir arada

Yorum Yazın