6 September 2008 Saturday

Bireylerde esneklik

Esneklik konusunu açtık. Can “Esnekliğin ne olmadığını anladık. Bir de ne olduğunu yaz bari!” diye yorumlanacak bir yanıt yazdı. Ben de dünkü yazıda bence Kurumsal Esnekliğin ne olduğunu yazdım.

Bireylere geldiğimizde durum daha karışık.

Öncelikle, bireylerin de uzun vadeli hedefleri olması gerektiğine inanırım. Bir mesleğin en iyisi olmak, bir sanatta başarılı olmak, bir konuda anılan isim haline gelmek gibi kişisel vizyon ve hedefleri anlayabilirim.

Dost Can Deniz‘den aldığım bir eğitim sırasında duyduğum vizyon tanımını benimsemişimdir. “Elini uzattığında dokunabilecekmişsin gibi beyninde somutlaştırdığın hayaline vizyon diyebilirsin”

Bence, “büyüyünce Genel Müdür olacam, paranın canına oku’cam” veya “evim, arabam, katım, yatım ol’cak” veya “hep en lüks markaları giy’cem” şeklinde bir hedef olamaz. Bu cümlenin açılımı “para için her şeyi yapmaya hazırım” şeklindedir. Benim yanıtım şudur: “O mesleğin adı farklıdır. Bari onun da iyisi olmaya çalış”.

Kendimize anlamlı bir hedef koyduğumuzu farzedelim. Koşullar değiştiğinde kendimize sormalıyız: “Bu yeni oluşum, benim gelecek ile ilgili hayallerimi değiştirmemi gerektiriyor mu?” Çevremizde ne olabilir ki, hedefimizi veya hayallerimizi sıklıkla değiştirmemizi gerektirsin. Pek fazla olmaz değil mi?

Aşağıda bazi ilginç örnekler var:

  • Birini tanıyorum. Çalıştığı yeri yabancı bir şirket satın aldığında, “Genel Müdür olma hedefi” ile arasına 2 kademe daha girdiği için istifa etmeyi düşünmüştü. Şimdi bile garip geliyor. Nerede çalıştığı, ne iş yaptığı, vb… önemli değil. Genel Müdür olmak önemli…
  • Bir elemanıma sormuştum: “Seni ne mutlu eder?”. “Bana birini bağlarsanız mutlu olurum.” diye yanıtladı. Bunun üzerine şunları söyledim: “Gel düşünelim. Bundan 5 sene sonra, arkadaşlarına “O gün birini bana bağlamışlardı. Çok sevinmiştim” diye mi anlatacaksın. Yoksa, zaman geçince aklında sadece başarıların mı kalacak. İş hayatında bir insanı, başarılarından daha çok ne mutlu edebilir?” Bana hak vermişti. Şimdi iyi dostlarımdan biri…
  • Bir diğeri… Üst yönetimin gönderileceğine dair dedikodu duyunca, muhalif gruba yanaşıyor. Duyduklarına kendi beklentilerini de katarak, başkalarına anlatıyor. Yönetim muhalif gruba karşı önlem alırsa, üst yönetime bağlılığını bildiriyor. Hatta muhalifler aleyhine hemen şahitlik yapmaya başlıyor.

Bu arkadaşlara “esnek mi diyeceğiz. Koltuk hedefi için “tutarlı” mı diyeceğiz. Ya da ne diyeceğiz.

İşte bu nedenle, kararsızlık ile esnekliği karıştırmayın diyorum. Ama zaten baştan karar güç, para ve koltuk için verilmişse… O ayrı…

Etiketler: , , , , , ,

Kategori: İş hayatı, yaşamın içinden

“Bireylerde esneklik” yazısına şu ana kadar yorum yapılmamış

  1. Öncelikle yazınız şuan içinde bulunduğum duruma çok iyi ışık tuttu.teşekkürler.

  2. Farklı görüş ve fikirlerde olan insanların ortak bir amaçta toplanmalarını sağlamak bir projenin gelişimini olumlu yönde etkiler.
    Tamamı idealist bir ekip ile çalışmak o projenin bitmeme sebebi olabilir.

  3. İkinci yorum üzerine konuşalım. Proje yöneticisinin görevi, projenin hayata geçebileceği zamanı da belirlemektir. Yazının arasına şekil koymayı öğrendiğimde, ne zaman hayata geçirilmesi gerektiğine dair şekli de sunacağım.

    Ancak, bazıları çok milyon YTL tutan onlarca projeyi yönetmiş biri olarak şunu söyleyeyim: Yazdıkların, proje yönetimi açısından faydalı bilgiler ama “konu ile ilgisini anlamadım” 🙁 Bana yardımcı olur musun?

  4. erinç aşıcıoğlu :
    7 September 2008
    11:45 pm

    merhaba;bu örenekler çok güzelde peki üst yönetimin olaylara bakış açısı ne ,mesela örnek olarak mualif gurubu ele alısak ya haklı iseler sorunlarını açıkça belli etmenin bedeli,bu ülke koşullarında daha kötü olur ise ? yani yöentimin esneklği,?
    2.ci takıldığım konu kişsel ego(hatta buna halk ne yazıkki toplumsal kişilk problemiz diyorum keşki yanılsam ) ve zafere giden her yolu mübah görmek bir meziyet ve iş haytında patronların taktir ettiği bir unsurmu

  5. Erinç,

    Oldukça önemli noktaları işaret etmişsin. Daha önceki bir yazımda (pazarlık yapmanın sınırı http://ugurozmen.com/?p=88 ) da belirttiğim gibi, “uzlaşma kültürü” bu topraklarda pek yok. Sonuçta, gerek iktidar, gerekse muhalefet şirketlerde de çirkin yolları deniyor. Bu da “esnek” arkadaşlara fırsat sağlıyor. Sonuç senin dediğin noktaya geliyor “zafere giden her yol mübah”…

    Olması gereken nedir? Öncelikle basiretli üst yönetim. (Esneklik değil, basiret gerekiyor) Yeterince açık (elbette her ünvan düzeyinin gizlilik seviyesi var) ve adil davranıldığında, muhalif gruplar da birbirlerine ılımlı davranıyor. Üst yönetim taraftar olduğunda, aşağıda (şirket içi çekişmeler için ABD İşletmecilik deyimi ile) “fare yarışı” başlar. İyiler terk eder. Fareler kazanır.

    Bu nedenle bu ülke koşullarında “haklı” muhalefet yoktur. İstifa etmiş eski muhalefet vardır. 🙂

  6. […] Başarı ve hedefler konusunda örnekler [1], [2], [3], […]

Yorum Yazın