31 October 2010 Sunday

Ezberbozmak 2

Ezber bozmak konusundaki konuşmadan sonra, dinleyen birkaç kişiden eleştirilerini dinlemek istedim.

Biri daha önce kendisine anlattığım gazete ne satar örneğini anlatmamı beklediğini söyledi. Diğeri segmentasyona farklı bakışımı dinleyeceğini ummuş. Olumlu tarafı, bende ezber bozan daha birçok örnek olması; olumsuz tarafı dinleyicilerin beklentisini karşılayamamış olmak.

🙁

Beni daha eskiden tanıyan dinleyicilerden bu tepkileri alınca, ilk defa duyanlara da sordum. “Bize düşünce sisteminizi anlatmalıydınız” dediler. “Anlatmayınca kafamızda yarım kaldı herşey…”

Açıkçası, bunu hemen yanıtlayamadım.  Kendi düşünce sistemimin diğerlerinden farkını kesin reçete verecek kadar irdelemedim. Ezber bozmak 1’deki soruları kendime de sorduğumu söyledim.

Ufuk Tarhan’ın friendfeed’deki girdisine karşı yazılanları okuduğumda nedenini daha iyi anladım. Nasıl olmaz’a değil de “ben bunu nasıl yaparım”a odaklandığım için diye yanıtlamalıydım.

🙂

Hani çözüm odaklılık üzerine bir fıkra vardır. Yerçekimi olmayınca, tükenmez kalemler yazmıyormuş. ABD’liler uzayda yazan kalem yapılması için milyonlarca dolar harcamış. Ruslar ise, kurşun kalem götürmüşler.

😉

Biliyor musunuz, daha fıkrayı dinlerken “neden kurşun kalem kullanmamışlar?” diye sormuştum.

😛

Etiketler: , , , ,

Kategori: İş hayatı, yaşamın içinden

“Ezberbozmak 2” yazısına şu ana kadar yorum yapılmamış

  1. Ezberbozmak dizisinin devamı

  2. Çetin Özcan :
    25 November 2010
    1:27 pm

    İlk 2 cümleden şunu çıkardım kendi payıma; ezber bozmanın riski, talepleri karşılayamamak; fırsatı, talepleri değiştirmektir.

Yorum Yazın