22 January 2010 Friday

Hevesli asistanın hüznü

Onunla ilk tanıştığımda bana hesap sormuştu…

🙂

CRM dersinde ne anlatıyorum yazısında belirtmiştim.

  • Derste sorduğum bazı soruları bilene +2, +3 veriyorum. Doğrudan sene sonu notuna ekleniyor. Yani, karne notu 78 yerine 81 oluveriyor… Bu artı’lardan dönem içinde +6 , +8 toplayanlar da oluyor…

sinifbaskanics1Reklamcılık Okulu öğrencilerinden biri, bu uygulamanın kendisinde gerilim yaptığını söylemişti. Ben de “Gerçek iş hayatı bundan farklı değil. Bir işi iyi yaparsan ödülünü ya hemen, ya da dönem sonunda alırsın. Eğer sende gerilim yaratıyorsa, dersi bırakman daha iyi olur.” demiştim.

😛

Hevesli genç öğretim üyesi
konudan haberdar olmuş. Bir Likemind’da karşılaştık. “yaptığımın yanlış olduğunu, her öğrenciyi kazanmamız gerektiğini” anlattı.

“Dersi bırakman daha iyi olur” cümleme takılmıştı.

“Söylediklerinin mümkün olmadığını…” anlatmaya çalıştım. Örnekler verdim. Öğrenci davranışlarından söz ettim. Epey konuştuk. Son cümlem şöyleydi:

  • “Dersi aslında %5 – 10‘unun hayatında olumlu bir değişiklik yaratmasını umarak anlatırım. Diğerleri bir şeyler öğrenirlerse, bana ne mutlu… Sen yüzde 80’lerden bahsediyorsun. Oysa %15 çok büyük bir oran…”

😛

Hevesli genç öğretim üyesi arkadaşımız, dönem sonunda final sınavını yapmadan önce, “kendisinin en önemli finali” olduğunu belirtmişti. Bütün bir dönem boyunca anlatmış, öğretmeye çalışmış… Verdiklerinin karşılığını öğrencilerin kağıtlarında okumayı umuyordu…

“Yanılırsın…” diye yanıtlamadım. Bekledim…

😛

Sonra, Haziran ayında bir toplantıda karşılaştık. Yanına gittim. “Final sınavı sonuçlarını” sordum.

“Haklıymışsınız. %15 çok büyük bir oranmış” dedi.

Onun hüznü bir yana… Bende de haklı çıkmanın hüznü

😛

Panellerde ve seminerlerde konuşma yaptığı zaman defalarca herkesin heyecanla dinlediğini gördüm. Anlatma yeteneğini de, bilgisinin derinliğini de biliyorum. Sorunun ondan kaynaklanmadığına kefilim.

🙁

Dün yine karşılaştık. Yine aynı hüzün. Bu dönemin final sınavlarını okumuş da…

Ben de bugün okuyup bitireceğim.

🙁

Etiketler: , , , , , ,

Kategori: İş hayatı, yaşamın içinden

“Hevesli asistanın hüznü” yazısına şu ana kadar 5 yorum yapılmış:

  1. valla hocam ben de “dersi bırakman daha iyi olur.” cümlesine takıldım, daha undergrad onlar, iş hayatında da bu böyledir diyerek cevap verebilecekken “dersi bırakman…” demek öğrenciye gözdağı vermek biraz bence yoksa diğer söylediklerinize katılıyorum aslında.

  2. Burçe,

    (1) “İş hayatında da böyledir” diye söyledim zaten.
    (2) Ayrıca benim dersim lisans üstü dersi…
    (3) Üstelik seçmeli ders.

    Yani, mezun öğrenciler zorunlu olmadıkları bir dersi alıyorlar. Bu koşullar altında düşünürsek farklı görürüz.

    Ayrıca, öğrenciye gözdağı vermeye gerek yok. Söylediklerimde samimi olduğuma emin olabilirsin.

    Eğer zorunlu olmadığın bir dersi gerilerek izleyeceksen, sınıfı öğrenmek isteyenlere bırakmak gerektiği kanaatindeyim.

  3. Emel Şenkul :
    24 January 2010
    11:24 am

    “Dersi bırakman daha iyi olur” = “İş hayatında da bu böyledir” Bence bulutların üzerinden ne kadar erken inerler ve iş hayatının “ne demek” olduğunu o kadar çabuk kavrarlarsa o kadar iyi. Lisans derslerinde uygulamanın öğrenciler tarafından anlaşılamaması, pembe hayaller nedeniyle normal karşılanabilir ancak lisansüstü programda, şahsen öğrencilerin daha farklı bir bakış açısına sahip olmalarını beklerdim.

  4. Lisans dersi öğrencileri hakkında başka yazılar da ekleyeceğim. Yeni dönem başlamadan önce…

  5. [Bu linkte, hemen tüm eğitim yazıları bir arada…

Yorum Yazın