13 November 2010 Saturday

Hızlı iniş

Genç girişimcilerin başarılı olduklarını görmek isterim. Bana sorulursa mutlaka bazılarını tavsiye ediyorum.

Geçenlerde bunlardan iki tanesi için çok olumsuz cümleler duydum. Verdikleri sözleri tutmamışlar, hizmeti aksatmışlar, zamanında kuruluşu tamamlamamışlar. Müşteri tepki gösterince de “kızacak ne var, az sonra yaparız” diye yanıtlamışlar.

“Adını duymak istemiyorum.” “Bir daha bu kapıdan giremez.” gibi cümleler söyledi onlarla iş yapan arkadaşlarım.

Neyse ki hepsi böyle değil. Başarılı çalışmalarını duyduklarım da var içlerinde. Tavsiye ettiğim bana teşekkür ediyorlar. Onlar da sağolsunlar, esen kalsınlar.

🙂

Diğerlerine 2 konuyu hatırlatayım:

  1. Kendinize kötülük ettiğiniz gibi, bana da zararınız dokunuyor. Yanlış adam tavsiye ettiğim söyleniyor. İtibarımı zedeliyor. Ben de sizi görmek istemiyorum.
  2. İlk büyüme evreniz zordur. Yükseliş insanı uğraştırır. Ama iniş daha çabuk gerçekleşir. Üstelik ikinci büyüme evresi, ilkinden de zordur. Artık olumsuz şanınızı düzeltmek, piyasanın güvenini yeniden kazanmak zorundasınız.

Yapmayın arkadaşlar. Eleştirdiğiniz “büyük”lere benzemek için bu kadar aceleci olmayın.

🙁

Etiketler: , , , ,

Kategori: yaşamın içinden

“Hızlı iniş” yazısına şu ana kadar 2 yorum yapılmış:

  1. Bir girişimci için en değerli şey kişisel markası. Özellikle herkesin birbirini tanıdığı ufak bir sektörde çok daha değerli.

    Genç girişimci arkadaşlara hep aynı şeyleri tavsiye ediyorum. Ne yaparsanız yapın, verdiğiniz sözleri tutun. Gerekirse zarar edin o işten.

    Bir de bu Amerikalıların kulağa küpe bir lafı var: “Under Promise, Over Deliver”.

    Kaleminize sağlık hocam.

  2. “Kendinize kötülük ettiğiniz gibi, bana da zararınız dokunuyor. Yanlış adam tavsiye ettiğim söyleniyor. İtibarımı zedeliyor. Ben de sizi görmek istemiyorum.”
    Hislerime tercüman bir cümle…

Yorum Yazın