2 February 2013 Saturday

Neden değer = ?

Telif haklarını sorguladığım yazıda “değer = para” olgusunun değiştiğinden bahsetmiştim. Değer = ? yazısında da Bloglarda Pazarlama yazı dizisinde  [1] , [2] , [3] , [4] nasıl suçlandığımı anlattım, internet doğumluların değer’in değişimini bilmemesine şaşırdığımı belirttim. 

  • Hasbelkader –izm’siz düşünmeyi anlayabilecek olsalar  tartışacağım. Ama arkadaşların hazım sorunu var.  Kuramsal tartışmayı anlamıyorlar. Tribünlere hava atmak için sığ ve konuyla ilgisiz cümleler söylüyorlar. Ben de o ortamlarda tartışmayıp buraya yazıyorum. 

Başkasının faydalanacağı bir şeyi yapmayan herkes değer = para zanneder.

😉

İnternet doğumluların bu çelişkisini sorgularken işin kolayına kaçarak eğitim sistemini suçlayabiliriz. Ama bence, okullardan önce ailedeki eğitime göz atmalıyız.

Uslu durmak dışında, başkasının yararlandığı bir şey yapmayı öğretiyorlar mı?

Kaç kişinin anne-babası oğullarına ilk okul öncesinde sofrayı hazırlamayıdaha ilkokuldayken de ekmeği dilimlemeyi, surahiye (sonra da bardaklara) su koymayı öğretmiştir. Yoksa “Aman elini kesersin, ortaya su dökersin!” diye (güya) çocuğa özen göstererek yararsız çocuklar mı yetiştirmiştir.

Arkadaşlarına hediye satın alıp vermeyi değil de, kendisi bir şey üretmeyi kaç anne-baba öğretmiş. Değer = Para dışında bir şeyler olabileceğinden evde ne kadar bahsetmiş ve bizzat kendisi de söylemde bırakmayıp göstermiştir.

“Aman dikkat et!” diye uslu durması dışında hiç bir şey öğretmediği için, sadece işe (veya okula) gelmeyi yeterli koşul zanneden çocuklar yetiştirirler.

İşte bu çocuklar büyüdüklerinde ücretli çalışır ama bir türlü profesyonel olmayı beceremezler. Defalarca söyledim ve yazdım. Kişiyi köle yapan patronun değil kendi bakış açısıdır. Aynı nedenle, kölelik bir konum veya durum değil, bir ruh halidir.

Değer kavramını sorguluyorum

🙂

 

Etiketler: , , , ,

Kategori: İş hayatı, yaşamın içinden

“Neden değer = ?” yazısına şu ana kadar 5 yorum yapılmış:

  1. “sadece işe (veya okula) gelmeyi yeterli koşul zanneden çocuklar yetiştirirler”
    Bunu görünce paylaşmadan edemedim: İki yıl evvel işe aldığımız birkaç senelik deneyimi olan bir hanım kızımız deneme periyodu içinde kendisiyle “devamsızlık” ve “geç gelme” nedeniyle yollarımızı ayırmaya karar verdiğimizi bildirdiğimde “ama beni bu konuda hiç uyarmadan nasıl işten çıkartıyorsunuz?” diye bir de üste çıkmaya kalkışmıştı.

  2. Uğur Bey,
    Daimi takipçinizim ve acaba düşüncelerinize katılmıyorum diyebileceğim bir yazını olacak mı merak ediyorum. Yine kısa ama çok şey anlatan bir yazı olmuş. Teşekkürler.

  3. Canan Onat,

    “İşe zamanında gelmek gerektiğini söylemeliydiniz” diyorsa tipik bir Y nesli genç ile karşı karşıyayız.

    Bendeki öğrenci versiyonu da “internet’ten aynen kopyalayınca referans vermek gerektiğini söylemeliydiniz” demişti. Okula yeni girmiş bir çocuk değil, MBA öğrencisi…

  4. Değer’i parayla ölçenlerin Y nesli olması üzücü

  5. “İnsanı patronu köle yapmaz. Kölelik bir ruh halidir” konusunda bir başka yazı

Yorum Yazın