21 August 2014 Thursday

Taksi fişi

Dün ilginç bir gün yaşadım. Bazı kısımlarını sonra yazacağım.

Maslak’tan Haliç Üniversitesi’nin Kağıthane yerleşkesine gitmek için taksiye bindim. 17 lira tuttu. Taksi şoförünün verdiği fiş aşağıda.

taksi-fisi

Rakamlara bakınca 12 mi, 17 mi belli değil. Yazısı ise tam bir felaket.

İstanbul’un yoğun bir saati değildi. Vardığımız yerde hemen binmek için acele eden kimse yoktu. Yani sakince 2 kere “17.-” ve bir kere “Onyedi” yazmayı engelleyen yan etmenler yoktu.

🙁

Bunu niye mi yazdım.

Change.org’dan İstanbul taksilerini iyileştirme etkinliği için davet almıştım.

Açıkçası orada yazılanlara katılmakla beraber çözümün daha üst noktada olduğuna inanıyorum.

Daha önce de yazdığım gibi, sorun aslında belediyelerin KOTA ile taksi plakası vermesidir. Sorunu ortadan kaldırmanın yolu ise

  1. Sınav yapmak… Adam gibi bir sınav. Tüm hastanelerin, okulların, kamu dairelerinin yerini bilmesini sağlayacak… Ve sınavda kazanan herkese taksi plakasını ayda 3000 TL karşılığında vermek. Kota koymadan… Ama iyi kayıt ederek…
  2. Müşteri ilişkisi ve trafik kurallarına uyum konusunda da kurallar geliştirmek. Belli bir negatf puanı alan kişinin kesinlikle bir daha taksi plakası almasını engellemek.
  3. Taksimetrenin otomatik fiş vermesini sağlamak.

Hepsi bu kadar.

Aksi takdirde, sadece müşterilerine kötü davrananları değil

engelleyemezsiniz.

😉

 

Etiketler: , ,

Kategori: yaşamın içinden

“Taksi fişi” yazısına şu ana kadar 5 yorum yapılmış:

  1. Şikayet etmek istiyorsan bu durumu ALO 153 Beyazmasa hattına şikayet edebilirsin bu durum ile ilgilenirler.
    Kolay gelsin.

  2. Amacı iyi hizmet vermekten öte daha çok parayı cebe indirmek olan bir ülkede fazla ütopik. Keşke olsa 🙂

  3. Isim geregi her bindigim taksiden fis almak durumundayim gider gostermek icin. Gercekten musait bir yerde indirmesini saglar, dogru yazana kadar israrci net tavrimi birakmam. Madem ne oldugu belli degil dogru yazilana kadar diretseydiniz. Degisim sizinle baslar, klavye basinda da baslar belki ama sizinle daha iyi baslar.

  4. Bu yazının devamı

  5. Hocam,

    Ben kendimce bindiğim taksicileri biraz olsun adam etmeye çalışıyorum. ama başarılı olduğumu zannetmem.

    Mesela taksilerin arka koltuğunda emniyet kemeri yok. Koltuğun altına sıkıştırıyorlar klipsleri. Mümkün oldukuça şöförleri uyarıp çıkarttırıyorum. Söylediklerine göre müşteriler istemiyormuş. “kıçlarına batoyormuş klipsler”. ne kadar doğru bilmiyorum. taksicilerden şikayet eden halk, Hem emniyet kemeri kullanmıyor, hem de bunu bir standart haline getiriyor. 🙂

    Tüm medeni ülkelerde aracın neresinde oturursanız oturun emniyet kemeri zorunlu. avrupa’da pek çok ülkede emniyet kemerinizi takmadan taksiciler hareket etmiyor.

    Taksi çağırma uygulamalarının biraz olsun yararı olacağını düşünmüştüm. sıklıkla kullandım. ama onlarda çare değil. onlarda bizim taksiciler gibi çalışıyor.

    Daha önce agresif ve arka koltuğunda emniyet kemeri olmayan bir taksiyi uygulama üzerinden şikayet ettim. Üç gün sonra uygulama üzerinden taksi çağırdım, aynı taksiciyi tekrar gönderdiler. bindikten sonra taksici neden şikayet ediyorsunuz diye atar yaptı bir de üstüne.

    asıl sorun istanbul’da tüm taşımacılık işlerinin yatırım yapısı. yatırımcıların hiçbir sorumluluğu yok. taksi plakası satın alan adam gidiyor bir de en ucuzundan plaka bir de en ucuzundan şöför alıyor. hem araç, hem benzin maliyeti avrupanın çok üzerinde olan bir ülkede taksiler nasıl bu kadar ucuz olabiliyor ? thanks to tc. 500bin tl niz varsa, sizde sorumluluk almadan, ucuz işgücü ile para kazanabilirsiniz.

    taksilerin yönetimini yapan şirketler neden yok ? neden böyle bir zorunluluk getirmiyor devlet ? taksilerin ortalama ne kadar kazandığı belli. kaç para vergi ödüyorlar.

    bundan daha fecisi dolmuş diye birşey var ülkede. trafiğin süper kahramanı 🙂
    ambulans, polis arabası, tank… dolmuştaki yetkiler hiçbirinde yok. her yerde durur, istediği hızda gider, şöför araç kullanırken ödeme alır…

    çok darladım farkındayım. bir arkadaşımın dolmuşçudan işittiği zeka dolu cümleyle bitireyim.

    – yavaşlıyorum, öne doğru atla.

Yorum Yazın