7 April 2014 Monday

TARAFTARLIK > insanlık

Benim gözümde dünün özeti bu kadar. Facebook’ta gördüklerime göre birçoğunun taraftarlığı onları insanlıktan çıkarıyor.

🙁

Biraz geriden alırsak… Saat 18.00 gibi ders bitti. Okuldan çıktım. Maçın olduğu stadyumun önünden geçip eve geldik. Arabayı başkası kullanıyordu. Eve gelene kadar uyudum. Sonra Eurosport’ta snooker seyrettim.

  • Snooker Beijing Açık Finali ben okuldayken bitmişti. Son birkaç oyun yeniden yayınlanıyordu. İnternetten sonucu öğrenebilirdim ama oturup seyrettim.

GS – FB maçı olduğunu tümden unutmuşum. Tanıyanlar bilir. [1] , [2] , [3] , [4] , [5] , [6] Zaten hiç de umurumda değildi.

😉

Maçın sonucunu Facebook’dan öğrendim. Az sayıda seviyeli eleştiri vardı. Ama çoğunlukla her iki takımdan “kan arayanlar” sarmıştı ortalığı. Bir arkadaşımın girdisinin altında yorum yapan kişi “.. takımında futbolcu olsam şunun dizini parçalarım, bunun çapraz bağlarını koparırım” diye yazmıştı.

  • Bunca yıl spor yaptım. Basketbol oynadım. 5 faul alıp çıkmadım. Spor ahlakı denen bir şey olduğuna inanırım.

Dostlarımın “Bunları zorlamayacaksın” önerisini yine göz ardı ettim. Bu arkadaşa TARAFTARLIK > insanlık olmaması gerektiğini anlatmaya çalıştım.

Önce insan olmamakla suçlandım. Ona göre “insan çeşitli kimliklerden oluşuyordu” (burası doğru) Taraftarlık da kimliğinin bir parçasıydı. Bunları göz ardı ediyorsan insan değildin.

“Aidiyet duygusunun kişiliğin önüne çıktığı durumun ancak Maslow hiyerarşisinin alt basamaklarında oluştuğunu” yazmadım. Onun yerine, “insan olmak = vahşet göstermek” olmaması gerektiğin yazmaya çalıştım.

Bunun ütopya olduğu ama gerçek dünyanın böyle olmadığı söylendi.

Pirzola yemenin de vahşet olduğunu söyledi. “Pirzola yemekle, başka takımı tutan bir insana  vahşet göstermenin eşit olduğunu mu söylüyorsun” diye sordum.

Buna yanıt vermedi ama “Bir gün sevdiğin birine zarar verirlerse…” ye sığındı. “Uğrunda ölünecek bazı olgular vardır. Buna itirazım yok. Ama taraftarlık, birine saldırmak için gerekçe olamaz” diye ısrar ettim.

“Uğruna savaşılacak olgular vardır” cümlesi üzerine “Bak benim dediğim noktaya geldin” dedi.

🙁

Evet. Dünün özeti bu nedenle TARAFTARLIK > insanlık.

Fanatik taraftarların ellerine güç geçtiği zaman nasıl kullanacaklarını yeniden öğrendim. Aslında, gücü elinde tuttuğu için bize her istediğini yaptırmayı düşünenlerden aslında zerre kadar farkları yok. Toprak aynı toprak.

Bakmayın adının başına eklediği harflere. O harflerin temsil ettiği düşünsel noktadan öylesine uzak, bir takımı tuttuğu için vahşeti haklı göstermeye o kadar yakın ki.

  • Not: Aslında özetini ve yorumlarımı tek taraflı okumanızı istemezdim. Kendisine konuşmaları yayınlayalım dedim. “Kesinlikle olmaz” dedi. “Sözümün arkasındayım diyordun” dedim. Yine çelişkiler, çarklar… Bu nedenle tüm yazışmaları veremiyorum.

Ama benim için dünün özeti bu kadar yalın. Başkasına vahşet için bahanelere sığınmaya hazırlar.

Tanrı, ideolojisi veya takımı veya okulu veya derneği veya (ailesi ve vatanı dışında) kendini ait hissettiği toplulukları (kimlikleri) insanlığın üstünde görenlerden korusun.

🙁

EKLEME: Ne demek istediğim aşağıda anlatılıyor

taraftar-1Başkasını suçlamak ve vehşet için bahane aramak değil, kendi evinin önünü süpürmek, kendi yanlışlarından utanmak…

😉

Etiketler: , ,

Kategori: yaşamın içinden

“TARAFTARLIK > insanlık” yazısına şu ana kadar bir yorum yapılmış:

  1. Mustafa Şenhelvacılar :
    15 April 2014
    4:56 pm

    Hangi ideoloji/kimlik/taraftarlık vs. insanın yaşamını adayacağı, savaşacağı kadar, hadi biraz daha ilerleyeyim, insanlıktan daha değerli?
    Bence de hiçbiri!

    not: Üstelik “fanatizm”in günümüz futbol endüstrisine göre anlamı yeniden tartışılmalı ve tanımlanmalı bence!

Yorum Yazın