29 July 2010 Thursday

Tasarım ve Sanat

Friendfeed’de birkaç kez tartıştık. Tasarım‘ın sanat olup olmadığını…

Ben ısrarla

  • Adı üzerinde “tasarım”. Başkası tarafından ısmarlandığı için yapılan ve sıkça revizyonlar gören nesne nasıl sanat oluyor. Ben de anlasam.

diyorum.

Hatta kime ait olduğunu bilmediğim 2 cümleyi de tartışmaya kattım.

  1. Yaptıklarını sanat zanneden kreatifler, reklamın iletişim olduğunu henüz anlamamış olanlardır.
  2. Sevgiline mektup yazıp da “anlamadı salak, oysa ne güzel yazmıştım” diyorsan, kendini kandırıyorsundur.

😛

Bir ekleme yapmak isterim. Sevgili Sadi Tekin ve Gökçe Göksel ile yüzyüze tartışacaktım. Buraya yazmayı tercih ettim.

Sanat olmadığını söylüyorum. Ama tasarımı küçümsemiyorum. Hatta daha da üstün buluyorum.

Başkasının beğeneceği, kullanacağı, işine yarayacak birşey yapmak daha önemli, daha zor olduğu için.

😀

Not: Yukarıdaki tasarımı muhteşem buluyorum.  Bu adresten aldım.

😛

Etiketler: , , ,

Kategori: yaşamın içinden

“Tasarım ve Sanat” yazısına şu ana kadar yorum yapılmamış

  1. Ebru Baranseli :
    29 July 2010
    7:20 pm

    Kesinlikle katiliyorum 🙂

  2. nilay ayaydın :
    29 July 2010
    7:39 pm

    evet % yüz katılıyorum.üretim aşamasında,tasarım,sanat zannedilebilir ki, fikirler havada uçarken yaratıcı olmak ,harika bir şeydir .tasarım ,bazı kişilerin hayatını kolaylaştırır,bazılarının da zorlaştırır,,onlarda onu satın almazlar olur biter ,ama sanat, kullanılmak üzere veya satın alınmak üzere üretilmez öylesine veya aniden veya hesapsızca,kendiliğinden olur,kaygısızdır.

  3. nilay ayaydın :
    29 July 2010
    7:43 pm

    hızımı alamadım,kaygılı tasarımcıların kaygısız ortamlarda çalışmaları dileğiyle…sanat sanat içindir,tasarım müşteri için…

  4. Levent Karakaş :
    30 July 2010
    7:18 am

    Her tasarım ısmarlama usülü yapılmıyor, bir eksik veya sorun olduğunu farkedip bunu çözen bir tasarım yapıp sonrasında bu tasarım ürüne çevrilebiliyor. Daha iyi anlatabilmek adına marangoz ısmarlama çalışan bir tasarımcıyken, philippe starck ısmarlama çalışmayan bir tasarımcı.

    Bence tasarımla sanatı ayıran şey tasarımın işlevsel olması. Mühendis mantığına sahip olduğumdan sanat diye tanımlanan şeylerin işlevsel (bir amaca hizmet ede) olanlarını beğenebiliyorum. Dinlendiren müzik, duvarı hoş gösteren tablo, bahçeye renk katan heykel gibi…

  5. okurken bir der için yazdığım makale hocam şu cümleyi çok doğru bulmuştu. tasarım: sanat ve bilimin ortası değil ikisinin günlük hayata yansımasıdır. sanat ve mühensilikten ayrı ama onlara da bağlı olarak çalışan 3. bir koldur.
    sanat ın altı ya da üstü değildir ayrı bir başlıktır. hatta bence karşılaştırma yapmak bile gereksizdir. ama yinede en önemli farkı belirtmek gerekirse sanatta yaptım oldu diyebilirsiniz(ki eğer bilinçaltınıza göndermelerde bulunmuyorsanız bence bunu da söyleyemezsiniz ama söylüyorlar) ama tasarımda asla bu cümleyi kuramazsınız attığınız her çizgi oluşturduğunuz her formun sanatsal veyahut bilimsel temellere dayandırmak zorunluluğu elzemdir.

    bence :))

  6. Yazdıklarınıza katılmakla beraber; zamanında, sipariş üzerine para ve iktidar sahiplerinin portrelerini yapan ünlü ressamların yaptıkları işi hangi gruba koyacağımız konusunda biraz tereddüt ettim. Belki de onların eserlerini de ikiye ayırmak gerekir.

  7. @alicinki heykelleride unutmamak lazım. heykellerde sipariş üzerine yapılıyor:)

  8. Friendfeed yorumları:
    http://friendfeed.com/ugurabi/2ded8e56/tasarm-ve-sanat

  9. Sanat konusunda galiba şimdiden geriye bakıp yorum yapılıyor. Dolayısıyla “Belki de onların eserlerini de ikiye ayırmak gerekir.” fikrine katılıyorum.

  10. Dediklerinize katılıyorum. Ama ben inceleyecek olsam ikisini de aynı çatı altında incelerim. Çünkü yeri geliyor tasarım sanat görevi görüyor, yine yeri geliyor sanat tasarım görevi görüyor.

  11. Özgür Acar :
    18 August 2010
    9:20 am

    Geçenlerde ODTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı’ndan bir hoca ile bu konu konuşuldu. ODTÜ yetenek sınavını kaldırmış bu bölüm için, doğrudan ÖSS ile (adı değişti sanırım bu sınavın) alıyormuş. Çizim vb. yeteneğe gerek yok biz öğretiyoruz gerekeni diyor, Mimar Sinan Üniversitesi gibi bazıları ise yetenek sınavında ısrar ediyorlarmış. Sanırım 2 bakış açısı çarpışıyor bu konuda.

    Sonuçta işin içinde para varsa sanattan bahsedilemez, tasarımcının ben yaptım ama halkım anlamadı deme hakkı yok son kertede, demek ki tasarım sanata uzak bir kavram ama zaten tamamen sanat için yapıldığını düşündüğümüz muhteşem resim ve klasik müzik eserleri bile ısmarlama ve para ile alınıp satılan “ürün”ler aslında.
    O zaman gerçek sanat için: sanatçının para kazanma kaygısı gütmeden yaptığı ve kendi yaşadığı dönemde de pazarın itibar etmediği ama bir sonraki dönemde anlaşılmış eserlerdir mi demeliyiz?:-)

    Yaratıcılık başka bir şey sanat başka, ayrıca sanat başka bir şey zanaatarlık başka.
    Öyle değil mi?

  12. Özgür,

    Ne güzel yorumlamışsın.
    🙂
    Konu dışı ama… Bahsettiğin “ODTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı’ndan bir hoca” Hakan Gürsu ise, ODTÜ’ye beraber başlamıştık. Yakın görüşüyorduk o zamanlar.
    😛
    Tasarım, öğrenilen birşey. Yetenek olmasa da olur. Bence de “zenaat ile sanatı karıştırmamak gerek”.
    Yetenek ile sanatı, kafamda paralel tutuyorum. Bu nedenle tasarım ayrışıyor.

  13. Özgür Acar :
    14 September 2010
    7:24 am

    Evet Hakan Gürsu. Muhteşem Volitan’ı yapan!

    http://www.tiport.com/endustriyel-tasarimci-dr-hakan-gursunun-dunya-capindaki-basarisi-volitan-332.html

    Ama beni şu Fire Night da daha az heyecanlandırmadı doğrusu 🙂

    http://www.elektrikport.com/_haber-oku/susuz-orman-yangini-sondurme-araci/1470.7

Yorum Yazın