15 December 2011 Thursday

Tembel öğrenci

İstanbul Bilgi Üniversitesi e-MBA (uzaktan eğitim) programına katılan öğrenciler ile yılda bir iki kez yüzyüze geliyoruz. Konuları özetliyoruz, onlar sorularını soruyorlar. Kısmen de olsa arada mesafe olmasının olumsuz etkilerini gidermeye çalışıyoruz.

Böyle bir dersin ortasındaydık. Sınıfa girdi. Geç kalanlar gibi suçlu bir ifadeyle ve sessizce en yakındaki sandalyeye yerleşmedi. Aksine, oldukça yüksek ses çıkararak biraz gezdi. Sınıftaki bir iki kişiye omuz attı. Bir hanım çığlıklar atarak ayağa kalktı. O hiç aldırmadı.

Duruma el koymam gerekiyordu. Kararlı ama sakin bir sesle “Bak, burada CRM anlatıyorum. İlgilenmiyorsan sınıftan  gidersin. Eğer sınıfta duracaksan fazla gürültü çıkarma, geç bir yere otur” dedim.

Biraz daha dolaştı. Sonra en arka sıraya geçti. Solak sandalyelerden birine kuruldu.

Sustu. Sınıf arkadaşlarına baktı. Artık ses çıkarmayınca ben dersi anlatmaya devam ettim. Aradan biraz zaman geçti. Sınıftakilerden biri haber verdi.

“Hocam, uyumuş!”

Dersime girerken gürültü çıkarmana pek kızmadım.  Sınıfta dolaştın, öfkelenmedim.

Ama öğrencilerimin önünde karizmamı çizdin . “Kediyi bile uyutan tarzda ders anlattığım” izlenimi yarattın ya!..

Alacağın olsun.

😛

Etiketler: , ,

Kategori: yaşamın içinden

“Tembel öğrenci” yazısına şu ana kadar 4 yorum yapılmış:

  1. Uğur Hocam yine çok keyifli ve çarpıcı bir yazı.

  2. Uğur bey çok eğlendim bu yazdığınızdan teşekkür ederim paylaşımınız için 🙂

  3. Son yorum kahkahalara soktu beni. 🙂

  4. Hahahaha…nasıl da gerilimli başlayıp yumuşacık ve şapşalca biten bir hikaye…sınıfa girip uyumuş yau…bayıldım 🙂

Yorum Yazın