7 Ağustos 2022 Pazar

Platform Kooperativizmi – 1 – Lokanta

Az önce Marketing Türkiye’de şu haberi okudum.

Haberde Lokantacılar Federasyonu Genel Başkanı’nın çeşitli konularda şikayetleri de yer alıyor.

Bu yazıyı yazma nedenim şu cümleler:

“… işletmeleri biçare bir şekilde sistemin içine çekiyor

Bizim müşterilerimizi bize pazarlayan bu sistemler …

Türkiye Lokantacılar, Kebapçılar, Pastacılar ve Tatlıcılar Federasyonu olarak 100 bin üye iş yerinin sistemlerini kapatacaklarını açıkladı.

Haberin devamında “Olağanüstü koşullarda yaşadığımız bu dönemde Federasyonumuza bağlı üye işyerlerimizi rahatlatmak, uygun koşullarda toplu ürün temini yapacak şekilde, tüketim kooperatifleri kurulması yönünde çalışmalar başlattık” diye önemli bir gelişme de anlatılıyor.

😉

Soruyorum.

Siz Türkiye Lokantacılar, Kebapçılar, Pastacılar ve Tatlıcılar Federasyonu olarak işletmeleri biçare (çaresiz) bırakmak yerine neden şimdiye kadar, 81 ilde ve yüzbinlerce işletmeyi kapsayacak şekilde – bizzat işletmelerin de paydaş olduğu – bir online yemek siparişi platformu kurmadınız ve kendi müşterinize sahip çıkmadınız? Tüketim kooperatifleri kurmaktan daha kolay olmaz mıydı?

Bu sayede, tüketici için daha iyi hizmet yarışı olur, böylece biz de yararlanırdık.

😮

Bu dönem, meslek odaları ve federasyonlarına, pandemiden olumsuz etkilenmiş üyelerine yardımcı olmaları için büyük dijital fırsatlar sağlıyor.

Eğer platform tekelleşmesine veya platform emperyalizmine karşıysanız (ki hemen hepimiz karşı olmalıyız), çözümü boykot veya “Devlet bana yardım et” ağlaması değildir. Kendi güçlü kasınızı kullanmanızı ve nihai tüketici ile doğrudan temas edecek yapıyı kurmanızı öneririm. Şahsen Platform kooperativizmi‘nden [1]  başka çare olmadığı kanaatindeyim.

🙂

[1]  Trebor Scholz’un Platform Kooperativizmi makalesi hakkında İsmail Hakkı Polat ile tartışmamızı şuradan okuyabilirsiniz.

 

1 Ağustos 2022 Pazartesi

Cazip Meslek ve Beceriler – 7

Uzun yıllardan beri eğitimlerime Linkedin’in “Cazip Meslekler ve Beceriler” listeleri ile başlarım. Listede hemen her yıl “veriye dayalı meslekler” ilk sıraları kaptığı için, CRM eğitimine güzel bir giriş olmasını sağlıyor. Eğitimlerimde kullandığım bu listeleri blog’da paylaşıyordum.

Ben “bilenin bilmeyene borcu vardır” diye düşünerek hemen tüm öğrendiklerimi paylaşıyordum ama… Bazılarınızın bildiği nedenle blog yazılarını oldukça seyrelttim. Bu seneki listeyi yayınlamadım.

Yakın dostlarımla konuşurken konu buraya gelince, “üniversite adaylarının meslek seçimine yararlı olabileceğini” söylediler. Dostlarımın sözünü dinliyor ve biraz gecikmeyle de olsa listeyi yayınlıyorum. Önce işi veriye getireceğim. 2021 başında yayınlanan bir yazıdan alıntı yaparak… 2020’de ne olmuş:

Pandemi günlerinde de yapay zeka ve veri bilimi hep cazibesini korumuş. İhtiyaç, arzdan fazla olmuş. İlgili teknolojilerden anlayan arkadaşların – talep fazlalığını değerlendirerek – dünyaya açılmaları ve özellikle teknolojide büyük istifa olgusunu güçlendirmeleri beklenmeliydi.

Nicedir, insan kaynakları dönemi çoktan bitti, şimdi yetenek yönetimi dönemi diyorum ya…

Linkedin araştırmalarının beni doğrulamasına seviniyorum.

Gelelim 2022’de yayınlanan 2021 listesine.

En çok ihtiyaç duyulan 9 meslek / iş (hard skills‘i ancak böyle tercüme ettim)

Listedekilerin ezici çoğunluğu yine doğrudan veya dolaylı olarak veriyle ilgili.

😉

Yetenekler / beceriler (soft skills‘i ancak böyle tercüme ettim) kısmına gelirsek

2021’de iyice güçlenen ilginç bir gelişme daha vardı. İşverenler, yetenek/becerilere çok önem vermeye başladılar. Aynı meslek/iş düzeyinde olunduğunda (hatta daha fazla bilgi birikimi olsa bile), hemen üstteki listedeki beceri/yetenek sahiplerini daha fazla tercih ettiler. Bu tercih, pazarlama ve dijital sektörlerde daha da belirginleşti.

🙂

Değerli dostum İsmail Hakkı Polat‘a sözümü yerine getiriyorum ve “gençlerin meslek seçimi ve beceri/yetenek geliştirme çabalarına” faydası olmasını umuyorum.

😉

 

1 Ağustos 2022 Pazartesi

Taraftarlık ve İlkeler

Aşağıdaki görseli, Fenerbahçe – Dinamo Kiev maçından sonra yorumları okurken çektim.

26 Şubat’ta yazdığının tersini Fenerbahçe – Dinamo Kiev maçından sonra yazmış.

🙁

Hemen her fırsatta, taraftarlık sağlıklı düşünmeyi engeller diye vurguluyorum. Soljenitsin’in “İdeoloji her suçu haklı kılar” cümlesini rehber edindim. Bu konuda yazdıklarımın listesi aşağıda.

Taraftarlık deyince,  takım tutmak, ideolojiyi aşırı savunmak, -izm tutkunu olmak, bir inancı her şeyin üstünde görmek… de işin içine giriyor. Yukarıdaki görsel, en güzel örneklerden biri olarak koleksiyonumda duracak.

Uzun yıllardan beri takım tutmuyorum. Size de öneririm. Daha ilkeli ve düzgün düşünmeyi sağlar.

😉

NOT: İlgili yazılar

[1] – İdeoloji ve Suç

[2] – -izm’siz Düşünememek

[3] – Olgular, Duygular, Taraftarlık

[4] – Taraftarlık

[5] – Taraftarlık 2

[6] – Taraftarlık > İnsanlık

[7] – Gerçekçi Bakış

[8] – Rakibi Küçümsemek

[9] – Sosyal Mecralarda Zorunlu Taraftarlık

[10] – Fanatiklik

[11] – Dünya …’liler Günü