"CRM" kategorisindeki yazılar:

26 Mayıs 2024 Pazar

Farklı Müşteri tanımları

Bir kurumda “müşterinizi tanımlar mısınız” diye sorduğunuzda, yanıt olarak izafiyet teorisinin laf kalabalığına kurban verdiği “neye göre, kime göre” klişesini söyleseler şaşırırsınız değil mi? Muhtemelen o sırada aklınızdan “bu kurumun müşteri için bile tek bir tanımı yok” geçer.

Sizi şaşırtacağım ama  o soru çok doğru bir sorudur.

Pazarlama’nın MÜŞTERİ tanımı

Müşteri kimdir?” diye pazarlama departmanına sorulduğunda, hedef müşteriyi anlatırlar. “40-45 yaş arasında, kadın, iki çocuğu var. Biri ilkokula, diğeri orta okula gidiyor. Çocuklar büyüdükten sonra yeniden işe dönmüş. İstanbul’un Levent semtinde kendi evlerinde oturuyorlar. Bodrum yakınlarında bir yazlık evleri var. Eşinin arabası var. Kendisi, şirketin arabasını kullanıyor…

Bu konulara daha fazla zaman ayırmış olan kurumlar, birkaç tane hedef kitle belirlerler. Her bir hedef kitle grubu için yukarıdaki ayrıntıda çalışma yapılır. Cinsiyet, yaş aralığı, medeni hali, çocuk sayısı, okuduğu okullar, yaşadığı yerler, mali durumu, evi – arabası – yatı – katı ve diğer sahiplikleri ve benzeri unsurlarla tanımlama yaparlar. Tercihen, bu tanıma uygun bir resim de eşlik eder. Bazen öylesine güzel betimlenir ki, sanki elinizi uzatsanız dokunacakmışsınız hissi verir.

Reklamcıların sevdikleri tanımlar da böyle sıfat temelli tanımlardır.

Segmentasyon kavramları da bu şekilde başlar. Ana tanımdan ayrılan çizgiler, alt-segmentleri oluşturur. Yola uzun süre devam ederseniz, kişiselleştirmeye kadar ulaşabilirsiniz. Varış çizgisine yaklaştığınızda teknolojiyi kullanmanız gerekir ve her zaman daha da kişiselleştirilebilir bir şeyler olduğunu görürsünüz.

CRM’in MÜŞTERİ tanımı

İşin bilgi yönetimi kısmına geldiğimizde, yukarıdaki gibi sıfat temelli tanımlar pek anlamlı olmazlar. Giderek daha fazla fiil – eylem kökenli tanımlara yönelmek gerekir.

Bir bankanın yeni atanan Genel Müdürü, sadece kendisine doğrudan bağlı üst yönetimin (hani C-seviyesi dediğimiz Genel Müdür Yardımcılarının) bulunduğu toplantıda “Kaç müşterimiz var?” diye sormuş. Her kafadan ayrı ses çıkmış.

Tecrübeli bir Genel Müdür yardımcısı “Efendim, hemen şimdi yanıt veremedik. İzin verirseniz, haftaya toplantımızda size sunalım” demiş, krizi ertelemiş. O bankanın IT ekibinde çalışan eski öğrencim “Bir hafta boyunca defalarca birimler arasında koşturdular. Müşteriyi tanımlayamadıkları için kimseden yanıt alamadılar” diye anlatmıştı.

Fiil – eylem kökenli tanımlamayı bir örnekle açıklamaya çalışayım: Bir bankaya CRM danışmanlığı yaparken, müşteri tanımı üzerine çalışıyorduk. “Bir müşterinizin hesabında 20 lira var ve iki yıldır bankanıza uğramıyor. Bu kişi hâlâ müşterimizdir diyebilir misiniz?” diye sordum. Çalıştaya katılan onbeş kişinin hemen hepsi “Hayır, artık müşterimiz değildir” dediler. Bu noktada mutabıkız.

Bu sefer, başka bir soru sordum: “Müşterinizin hesabında 2 milyon lira var ve iki yıldır bankanıza uğramıyor ve hayatta olduğunu da biliyorsunuz. Bu kişi hâlâ müşteriniz midir?Yanıt olarak, neredeyse bir ağızdan “Evet! Hâlâ müşterimizdir” dediler. Bu görüşe de katılıyorum.

Konuyu toparladım. “Demek ki, mevduat ürünü için müşterinin tanımını yaptığımızda en az iki boyut söz konusu: zaman ve paranın miktarı. Şimdi her bankacılık ürünü için müşterinin tanımını yapacağız.

Banka için müşterinin tanımını yapma çalışmamız, sabahtan akşama toplantılarla geçen 10 iş günü sürdü. Bu kadar süre neler tartışıldı derseniz, sadece kredi kartı için:

  • Kart için başvuran, bu nedenle sizin müşteri kayıt numarası verdiğiniz herkes mi?
  • Kredi kartını hiç kullanmamış ama her an kullanabilir olan herkes mi?
  • Bir devirler kartınızı almış, bir süre kullanmış ama son 3 aydan beri hiç kullanmayan kişiler mi?
  • Kartınızla beraber, birçok rakibinizin kartını da elinde bulunduran, nerede kampanya ve çok puan varsa oranın kartını kullanan kişiler mi?
  • Son ay kartınızı kullanmış ve hesap cetveli – ekstre gönderilmiş kişiler mi?
  • Birkaç ay önce gönderilen son ekstresinde bir miktar borcu olan, o günden beri hem işlem yapmayan hem de borcunu ödemediği için hesabı açık gösteren kişiler mi?

… bu kadar konu tartışıldı. Burada bahsettiğimiz elbette aktif müşteri tanımı.

Kredi ürünleri, yatırım ürünleri, üç ayda bir alınan emekli maaşları derken tartışmalar uzadı. Sonunda önce aktif müşterinin tanımını yaptık. Son işleminden sonra ne kadar zaman geçerse “müşteriyi kaybettik” dememiz gerektiğine karar verdik. Bu ara zaman dilimi içinde inaktif müşteri olduğunu varsaydık.

İki haftalık çalışmamızın sonunda aktifinaktif ve kayıp müşteri tanımları belirlendi. Herhangi bir üründe aktif ise, müşteriyi aktif olarak tanımlayacağımıza, diğer ürünleri de aktive etmek için teklif sunacağımıza karar verdik.

Sektörel Çeşitlemeler

Banka için müşterinin tanımı çalışmasının iki hafta sürdüğünü okudunuz. Elbette ürün yelpazesi ve ürünlerin farklı kullanım alanları olan kurumlarda müşteri tanımı çok çeşitlilik gösterir.

Beyaz eşya sektöründe, garanti süresi sonuna kadar aktif müşteri saymak gerekir.  Otomobilde ise durum biraz daha karışıktır. Garanti süresi bitse bile, bakım için yetkili bayiye gidiyorsa aktif müşteri statüsü devam eder. Birinci elden veri ile doğrulayamazsanız da merdiven altı diye tabir edilen oto sanayide bir tamirciye gittiyse, aktif müşteri olmaktan çıkar.

Seyahat acentesi için, yolculuğa çıkan kişi değil, rezervasyonları yapan kişi müşteridir. Yabancı bir banka grubunun Türkiye’deki bankasında çalıştığım yıllarımda, bazı arkadaşlar ve ben ayda 2-3 kez yurtdışındaki genel merkeze giderdik. Seyahat  acentesi, her ay bölüm sekreterinin masasını tümden kaplayacak kadar çiçek gönderirdi. Bu arada, sekreter arkadaşımız bir kez bile yurtdışına çıkmamıştı.

Profesyonel iş hayatımın son 15 senesinde şirketin arabasını kullandım. Son 5 senesinde şoför tuttum. Çalıştığım kurum, akaryakıt alımı için bir marka ile anlaşırdı. Hepimiz, o akaryakıt zincirinin bayilerinden benzin almak zorundaydık. Şoförüm, aslında yolumuzun üzerinde olmayan bir bayiden benzin alıyordu. Bayi ona, her 50 litre benzin karşılığında bir paket sigara veriyormuş. Bu durumda, çalıştığım kurum, akaryakıt zincirinin müşterisi, şoför ise bayinin müşterisi oluyor. Ben ise, etkisiz eleman durumundayım.

B2B işlemlerde, cari alacak kaldığı sürece aktif müşteri diye tanımlayan şirket de var, anlamlı süre geçtikten sonra hâlâ işlem yapılmamışsa, inaktif veya kayıp müşteri kabul eden de…

Müşteri ≠  Kullanıcı ≠  Ödeyen

Yukarıda verilen örnekleri daha ayrıntılı incelersek, ilginç noktaları fark ederiz.

Mesela, seyahat acentesi örneğinde parayı veren banka, uçağa binen ben veya başka bir arkadaşımız, ama müşteri sekreter. Akaryakıt örneğinde de benim makam arabam, ama yine benim parayla tuttuğum şoför bayinin müşterisi.

Doğrudan satın alanın kullanmadığı birçok ürün ve hizmette, pazarlama departmanlarının dikkat etmesi gereken noktalar vardır. Bebek maması söz konusu olduğunda, annenin veya çocuk doktorunun tercihi ne yöndeyse anne o ürünü satın alır ve ne gerekirse yaparak bebeğe yedirir.

Bebek maması olunca iş kolay ama kedi mamasında zorlaşıyor. Müşteri kimdir konusunu anlatırken bir öğrencim “Kedi mamasını ben alıyorum, ama kedim beğenmezse, o markayı almıyorum. Ben mi müşteriyim, kedi mi?” diye sordu. Bence, müşteri olan kedi…

Soru İşaretleri

Yazıyı okuyanlar için birkaç soru işareti bırakalım.

  • Akıllı buzdolabınız, sizin ayran ve peynir tüketiminize bakıp miktarı azalan ayranı ve peyniri sanal pazaryerinden ısmarladığında müşteri siz misiniz, buzdolabı şirketi mi, algoritmayı yazan kişi mi?
  • Kurum olarak “müşteri geri kazanımı kampanyası” yapmayı tasarlıyorsanız aktif, inaktif ve kayıp müşteri tanımlarını çoktan hazırlamış olmanız gerekiyor. Bir de aday müşteri, potansiyel müşteri tanımları var. Farkları nelerdir ve neden onları da tanımlamak gerekir?
  • Kim müşteridir sorusundan sonra, “kimin müşterisidir” sorusu da var. Sizin müşteriniz mi, bayinin müşterisi mi, acentenin müşterisi mi?

Belki başka yazı(lar)da bu konuları da tartışırız.

😉

Not: Bu yazı ilk olarak BrandMap’in Ocak-Şubat 2024 sayısında yayınlanmıştır.

30 Nisan 2024 Salı

Veriye Dayalı Tahmin

Benden CRM ve/veya veriye dayalı düşünme eğitimi almış olabilirsiniz. Belki de veriye dayalı projelerde birlikte çalışmışızdır.
Size defalarca “eksik veri ile doğru karar verilebilir ama yanlış veriyle doğru karar verilemez, doğru tahmin yapılamaz” demişimdir.

Sosyal mecralarda şu iletiyi görmüşseniz…

Yanlış anlaşılmasın. Veriye dayalı tahminde bulunmak bu değildir. Size “hatalı verilerle doğru karar verilemez” dediğimde, bundan bahsetmiyorum.

Şundan bahsediyorum:

Dünyada iki tip insan vardır:
1 – Eksik verilerden sonuç çıkarabilenler.

😉

28 Nisan 2024 Pazar

Vodafone Tacizi – 2

Vodafone ile ilişkim oldukça 2021’de sancılı başlamıştı. Amacım üzüm yemek olduğu için önce DM’lerde çare aramıştım. Baktım ki Vodafone’un sorun çözmeye hiç niyeti yok, sosyal mecralarda ve bu blogda  [1] , [2] , [3] , [4]  dikkat çekmeye çalışmıştım. (Bu yazıya devam etmeden önce lütfen, önceki 4 bağlantıya göz atınız.)

Üç sene önceki sorunları unutmadım ama sürekli gündeme getirmedim. Vodafone kullanmaya devam ettim.

Defalarca fatura göndermediler. Defalarca DM’den uyardım. İki ay fatura geldiyse, sonra yine gelmedi. Nedense, bir türlü düzgün iş yapmadılar. İlk sözleşmenin bitiminde rakiplerin tekliflerine baktım. Yine Vodafone ile devam ettim. (Benim hatam.) Elbette yine faturaları defalarca uyarmadan göndermediler…

Sözleşme Sonuna Gelince

Sözleşmem 15 Mayıs 2024‘de bitecek. Mart ayının ortalarında Vodafone’dan aranmaya başladım. Günde 4-5 kere… İlk aradıklarında konuştum. “Şu kadar dakika, şu kadar internet, vb…” diyordu. “Şu telefon hattına bakalım. Geçmişte en çok ne kadar kullanmışım” diye sordum. Yapılan teklifin yarısından az. (Bu, hiç ahlaklı bulmadığım gaflet anından yararlanma örneği)  “Bu durumda, öncelikle bana uygun yeni bir teklifiniz olmalı” dedim ve  “sözleşme bitimine 15 gün kala karar vereceğimi” söyledim. Maalesef aramalar devam etti.

Şikayetimi Linkedin’de paylaştım.

Telefon tacizcisi mi, laf anlamaz satıcı mı desem bilemedim. Günde 4 kere arıyor. (Bu yazıyı yazarken bir kez daha aradı.)
Üç kere, ayrı kişilere bu konudaki tercihimi anlattım.
Çağlar ile 2, Füsun ile 2 kere (üstelik bir saat arayla) karşılaştım. Tekrarladım.

Resimde 212’li görünen de aynı firmadan aramıştı ve “kullandığım yazılımların lisanslı olup olmadığını” sordu. “Hepsi lisanslı ama size ne? Bunu sorma cesaretini nasıl buluyorsunuz?” diye sordum. Hemen “İyi günler” dedi.

Bu telefon sapığından kurtulmak için ne yapabilirim.

Linkedin’de bana yardımcı olmaya çalışanlar, arayanın Vodafone olduğunu bilmedikleri için numarayı engellemek önerisi getirdiler. Şöyle yanıtladım:

Bu vakada arayan bizzat Vodafone. Yukarıda yorumlayanlara yapıldığı gibi gereksiz fahiş bir üst fiyatlı teklifle geldiler. Ben de kendi tercihimi söyledim.
Bunu 6 kere yaptım. Tekrar ve tekrar aramaları tamamen kendi gxrizxkalı durumları.

Bu mesajımı Vodafone ile paylaştım.

Vodafone Vazgeçmez

Sosyal mecralardan sorunu yayınlamış olmam Vodafone’u durdurdu mu? Elbette HAYIR. Israrla aramaya devam ettiler.

Defalarca “son 15 günü beklediğimi” söyledim. Defalarca “kurumsal hattı kapatacağımı ve bireysel hatta geçeceğimi” söyledim. Kurumsal hattı kapatmaktan bahsedince, “kurumsal bayi ile halledebileceğimi” söylediler ama “adresime en yakın kurumsal bayilerin adreslerini verebilir misiniz” ricasına olumlu yanıt alamadım.

Her gün 4-5 kere aramaya devam ettiler. Çoğunlukla telefonu açmadım ama iş toplantılarımda bile (2-3 kere aradıkları için) Vodafone’un ne kadar beceriksiz olduğunu herkese anlatmamı sağladılar. Birkaç kere telefonu açtım. İlk Linkedin mesajımda adı geçen Çağlar ile birkaç kere daha konuştum. Sanırım bir seferinde 2 saat arayla karşılaştık.

Herkes Şikayetçi

Beş gün önce Uğur Gürses‘in şikayetini Linkedin’de görünce ben de görüşlerimi ekledim.

Benim yorumum şöyle:

Uğur Gürses
Mesajınızdan madde madde alıntılayarak benim yaşadıklarıma göre yanıtlayayım:

    • Vodafone’da hizmet kalitesini takip eden aklı başında bir yönetici yok mu? YOK
    • Çağrı merkezleri-çözüm merkezleri sorunu çözemiyorlar. HAKLISINIZ
    • Kaçıncı görüşme, kaçıncı anlatış…Her seferinde baştan. Böyle müşteri ilişkisi mi olur? HAKLISINIZ

CRM eğitimlerinde “SAKIN HA YAPMAYIN” örnekleri biriktirmeme ve sınavlarda “SİZCE NE YAPILMALI” sorularını çoğaltmama yarıyor.

Bu yorumun yayınlanması da bir şey değiştirmedi. Vodafone günde 4-5 kere aramaya devam etti.

Cumartesi Sabah GÜNAYDIN Araması

Vodafone aramaları devam etti ama tatil günlerinde duracaklarını düşünmüştüm. 27 Nisan Cumartesi sabahı saat 09.12‘de yine aradılar. Bu sefer kararlılıkla açtım ve sorunumu ayrıntılı olarak TEKRAR anlatmayı amaçladım.

Yine aynı konuları konuştuk. “Tamam, aranmak istemediğinizi bildireyim” dedi.

Hayır, ARANMAK İSTEMİYOR diye yazmayın. SORUNUNU DEFALARCA ANLATMIŞ OLMASINA RAĞMEN, SÜREKLİ ARANMAKTAN BIKMIŞ diye yazın. BU KADAR BASİT BİR MESAJI SİSTEMİNE EKLEMEYEN TELEKOM ŞİRKETİ, MİLYONLARCA KİŞİYE HİZMET VERMEYE KALKIŞMASIN diye yazın” dedim.

Şikayetimi Linkedin’de tekrar paylaştım.

Sayın Uğur Gürses’in işaretlediği yöneticileri de ekledim.

Bunun üzerine saat 12.13’de isminin Lale olduğunu söyleyen çağrı merkezi (ÇM) görevlisi tarafından arandım.

🙁

İyi Çaba, Yetersiz Teknoloji

27 dakika süren konuşmamızı özetlemeye çalışayım.

Bir şikayetim varmış. Lale hanım “şikayetimin ne olduğunu” sordu. Ben “niye aradığını” sordum. “Daha önceki aramalardan sonra kayıt oluşturulmuş. Kayda istinaden sorun çözülmüş görünüyor” dedi. Yanıtından anladım ki buradaki yazılar, vb. hiçbir şeyden haberi yok.
Sanırım biri ona “Ne diyor bu adam. Gazını alsana” gibilerden bir şeyler söylemiş.

Okur musunuz, sorun neymiş” dedim.
Çok sık arandığıma dair şikayetim” varmış.
Bu konudaki talebim yazılmış mı?” diye sordum.
Sözleşme bitimine 15 gün kalaya kadar aramayın… demişsiniz” dedi.
Bunu ne zaman söylemişim” diye sordum.
28 Mart” tarihini verdi.
– Öyleyse neden 28 Mart’tan beri günde 4-5 kere arıyorsunuz?” diye sordum.
– Kem, küm, hık, mık, kusura bakmayın, vb…

Lütfen dikkat edin: Yukarıda, Linkedin’de şikayetimi yayınladıktan sonra Vodafone ile paylaştığım tarih 28 Mart.

    • Demek ki, daha önce söylediklerim kesinlikle kayıt edilmemiş.
    • Ek olarak, 28 Mart’ta yapılan kayıt da hiç dikkate alınmıyor.

Yukarıda yazdıklarımı tekrarladım. Bir kere daha “ARANMAK İSTEMİYOR diye yazmayın. SORUNUNU DEFALARCA ANLATMIŞ OLMASINA RAĞMEN, SÜREKLİ ARANMAKTAN BIKMIŞ diye yazın. BU KADAR BASİT BİR MESAJI SİSTEMİNE EKLEMEYEN TELEKOM ŞİRKETİ, MİLYONLARCA KİŞİYE HİZMET VERMEYE KALKIŞMASIN diye yazın” dedim.

Bunları yazdığını söyledi ve “bu numaradan mı iletişim sağlayalım” dedi.

Kim temasa geçecekse, beni tekrar aramadan önce en yakın 2 kurumsal bayiin adresini SMS veya Whatsapp olarak göndersin” dedim.

Kendi bilgi portallerinden bazı adresler bulmaya (kendince yardımcı olmaya) çalıştı ama İstanbul’u hiç bilmiyordu. Semtleri bana sordu. “Kağıthane Avrupa yakasında mıydı” gibi… Lale hanımla konuşmalarımdan anladığım kadarıyla “Anadolu yakasında sadece Maltepe’de kurumsal bayi var. Ataşehir’dekinden emin değiller“. 🤣 (Aslında 😰 emojisi koymak gerek. Güler misiniz, ağlar mısınız)

Hizmet kalitesi hakkında kafamda zaten fikir oluştu ama şu konular daha büyük sorunları gösterdi.

  • Anadolu yakasında tek bir kurumsal bayi olması,
  • ÇM çalışanının baktığı ekranda yeterli veri olmaması,
  • Ekranlar, olası sorulara hızlı yanıt vermek için tasarlanmadığından ÇM elemanının zaman harcaması…

Daha önce hattımda bir sorun çıkmıştı. Kurumsal bayi bulmak için 3 saat trafikle boğuşmuştum. Lale hanıma “Fatura adresimin Genel Müdürlük tarafından bilindiğini, oradan birinin en yakın kurumsal bayi adreslerini SMS veya Whatsapp ile göndermesini, aksi koşulda kesinlikle Vodafone’dan kimsenin aramamasını” söyledim.

Lale hanım “Amirinize bunu da yazın. ADRESİME EN YAKIN 2 KURUMSAL BAYİ ADRESİNİ BANA SMS OLARAK GÖNDERSİNLER” mesajımı almamakta diredi. Lale hanımın beni ikna etme süreci uzadı ve bunu birkaç kez tekrarlamak zorunda kaldım. Tepkimi (artık taşan sabrım nedeniyle) yüksek sesle ifade edince “Hepimiz aynı bilgi portalini görüyoruz. Daha fazla bilgi verilemez” dedi.

İşin ilginç yönü, Vodafone Genel Müdürü’nün, bir şikayete Twitter’de verdiği yanıt.

Şimdi soruyorum: Nerede “Türkiye’nin en iyi AI uzmanları” ve nerede  “Dünyanın en gelişmiş büyük veri modelleri” ve nerede “kişiye özel teklifler

Eğitim Malzemesi

CRM dersinde geçen hafta Süreç Tasarımı konusunu incelemiştik. Bu hafta ise, Ekran Tasarımı‘nı ele aldık.

Her temas noktasının ihtiyaçları farklı olduğundan, aynı kaynaktan (MOVA – müşteri odaklı veri ambarı) beslenirler ancak ihtiyaçlara göre tasarlanmış farklı bilgilere ulaşırlar. Ekranlar, o temas noktasında müşteri sorununun en hızlı ve doğru biçimde çözülmesi amaçlanarak tasarlanmıştır”  diye konuştuk.

Benden dijital süreç tasarımı ve ekran tasarımı dersi alanlara sesleniyorum. Vodafone “SAKIN HA YAPMAYIN!” dediğim her şeyi yapmış. Neden “sakın ha!” dediğimi anladınız mı?

😉

EKLEME – 1 (AYNI GÜN, ÖĞLEDEN SONRA):

Bu yazı saat 11.10’da yayınlandı. Saat 12.00 gibi de Linkedin’denBu sefer yeni bir yazı değil, son 8-10 günün derlemesi. Muhtemelen daha önce okuduklarınız karşınıza çıkacak. “Hepsi bir arada olsun” diyerek bloga aktardım” mesajıyla paylaştım.

15.09’da Vodafone’dan aradılar. Adının Zeynep olduğunu söyleyen ÇM elemanı şikayetimi dinlemek istedi. “Beni neden aradığını” sordum. Zeynep hanıma bir e-posta gelmiş. “Sıkça aranmaktan şikayetçiymişim. Onun elindeki bilgiye göre kampanya araması yapılmayacakmış ve sorun kapanmış“.

Sonrası gerçekten komedi. Dün sabah 09.12‘deki aramanın neredeyse aynısını yaşadım. Lale hanımla konuştuklarımızı tekrarladım. Defalarca ÇM telefonlarına anlattığım, sosyal mecralarda defalarca paylaştığım konu yine konuşuldu. “Burada yankılanma mı var” esprisini düşündüm.  (Vodafone’da zaman duruyor. Hatta zamanda geriye yolculuk bile yapabilirsiniz.

Anladığım şu ki Zeynep hanıma sorunlarım doğru ifade edilmemiş. Bugünkü yazımı açıp oradan okudum. Zeynep hanıma “Fatura adresimin Genel Müdürlük tarafından bilindiğini, oradan birinin en yakın kurumsal bayi adreslerini SMS veya Whatsapp ile göndermesini, aksi koşulda kesinlikle Vodafone’dan kimsenin aramamasını” tekrar ve tekrar söyledim.

İlgililere ileteceğini söyledi. Bu sefer 14 dakika sürdü.

Son durum: Cep telefonuma gelen SMS mesajlardan izlenimim: Vodafone kesinlikle sorunu anlamıyor.

🙁

EKLEME – 2 (ERTESİ GÜN):

Yukarıdaki sayfalarca yazıdan ve sosyal mecralarda duyurulmasından sonra, Vodafone’un aynı nedenlerle tekrar aramayacağını düşünmüşseniz, yanılmışsınız. 😀 Vodafone, müşteri deneyimi ve CRM eğitimlerine konu olmak fırsatını kaçırmamaya ant içmiş gibi…

Önce sabah gelen SMS. (Bir gün önceki mesajları da görebilirsiniz 🙂 )

 

Gerçekten çözüm için uğraşıyorlar mı? Sorunun yanıtı HAYIR. Hatta HAYIR, HAYIR, HAYIR

İspatı aşağıda. Sabah erken saatte iki kere telefon edildi. Anladığım kadarıyla saat 09.00 olunca “Hurraa” deyip işe başlıyorlar. 😀

Sabah gelen ilk telefon “Bitimine az kaldı, uzatalım” telefonuydu. İkincisi ise “KOBİ’lere teknolojik olanaklar” konusundaydı. Sanırım Vodafone üst yönetimi “Bıktırın şu adamı… Daha da bıktırın… Diğer operatöre gitsin ki, bir daha bizim aleyhimize yazamasın” demiş.

Artık Vodafone telefonlarını açıp teklifi dinliyorum. Ne de olsa eğitim malzemesi…

🙁

EKLEME – 3 (DAHA SONRAKİ GÜN – 30 Nisan 2024):

Vodafone tacizi bitmedi. Yine sabah 09.10’da Vodafone’dan Füsun hanım tarafından tekrar arandım. Tekrar “2 kurumsal hattınız için 570 TL yerine … TL. Onaylıyor musunuz?” teklifi yapıldı.
Benim için ne yazıldığını okur musunuz” diye rica ettim. Baktı. “Aranmamak istemişsiniz” dedi. Kendisi ve Vodafone adına özür diledi.
Ben “Hatlarımın kurumsal hat olmaktan çıkarılması” talebimi tekrarladım.

Buradan yapamıyoruz” dedi.
Tek bir EVET ile iki hattımın sözleşme süresini bir yıl uzatabiliyorsunuz da, neden hatlarımı bireysel hat’a çeviremiyorsunuz” diye sordum.
Burası kampanya birimi” dedi.
Öyleyse talebimi yazın” dedim. Yine yazmamak için direndi, bahaneler söyledi.

Siz lütfen oraya yazın ve bana bu talebimi ilettiğinizi söyleyin. Sonrasını ben Vodafone’dan takip edeceğim” dedim. Elbette “Bu konuşmayı da sosyal mecralardan yayınlayacağımı” söyledim.

Talebimi yazdığını söyledi.

Vodafone’un

  • Kampanya yönetimi teknolojisinin ne kadar kötü olduğunu, aranmama talebi olmasına rağmen müşteriyi sürekli aradıklarını,
  • Müşteri Deneyimi biriminin, bunca feryadıma rağmen kesinlikle önlem almadığını,
  • Süreç tasarımı kötü olduğu için, birkaç tıklama ile hatlarımı bireysel yapabilecekken yapmadıklarını,
  • Eziyet çektirmek için bir bayie gitmeye zorladıklarını

burada kayda geçirmek istiyorum.

Ekleme 3 metnini Vodafone

… ile paylaştım. Onlara sordum:

Genel Müdürlükte birkaç tıklama ile yapabileceğiniz bir işi yapıp sorunu çözmeniz (hatları bireysel duruma getirmeniz) için daha ne yapmak gerekiyor? Sizden öğrenebilir miyim?