"dijital dönüşüm" kategorisindeki yazılar:

13 Şubat 2019 Çarşamba

Çin’de WeWork ve Starbucks Rekabeti

Paylaşımlı çalışma alanı konusunun dev kurumu WeWork, Starbucks‘ın modelini tersine çevirmiş.

🙂

WeWork Go adındaki program, dakika üzerinden masa kiralaması yapıyor. Starbucks’ın “Kahveni satın al ve bedavaya istediğin süre boyunca oturma alanı kullan” yerine “Dakika bazında oturma alanı kirala ve kahveni bedava al” uygulaması getirmiş.

Bu fikrin arkasında birçok ders var.

Çin’de, çalışılamayacak kadar kalabalık olan Starbucks’ların yerine daha iyi bir seçenek sunuyor.

Bir kahve parası öderim, saatlerce otururum” diyenleri Starbucks’a bırakıyor; “Çalışırken kahvemi içerim” diyen ve masa işgal etmeyi değil, çalışma ortamı bulmayı amaçlayanları kendine çekiyor.

  • Kendimi düşündüğümde, çoğunlukla “45 dakikam var. Şurada hem kahve içer, hem de çalışırım” dediğimi farkettim. Benim gibilerin işine gelebilecek bir uygulama…

Kapıdaki QR kodu okutunca, boş masa olup olmadığı ve hangi masanın ne zaman boşalacağını da öğreniyorsunuz. Hemen rezervasyon yapabilirsiniz.

😉

Starbucks’ın temel değer önermesinin müşteriler tarafından abartılı kullanımı, rakip için fırsat yaratmış. Teknoloji sayesinde farklı ihtiyacı olanları kendisine çekecek uygulamayı hayata geçirmiş.

Bu, basit teknolojiyle harmanlanmış  yeni yaklaşımları keyifle izliyorum.

😀

30 Ocak 2019 Çarşamba

Daha Yeni Başlıyor

Ocak 2019’da okuduğum kitaplardan biri, Faruk Eczacıbaşı’nın yazdığı “DAHA YENİ BAŞLIYOR” isimli kitap.

Bu kitabı hem keyif alarak, hem de öğrenerek okudum.

DAHA YENİ BAŞLIYOR” demesinin nedenini şöyle açıklıyor: 2000’den sonra doğanlara “dijital yerliler”, daha öncekilere “dijital göçmenler” deniyor ya! Bu kadar hızlı değişen dünyada kimse yerli değil, herkes dijital göçmen.

Ben biliyorum bu işi” diye düşünmeye başladığınız an, geride kalıyorsunuz. Benim Dönüşüm Durmaz yazısında verdiğim müzik sanayi örneği gibi (kitapta da hem aynı örnek, hem de fazlası var) her seferinde farklı bir yenilik çıkıyor ve önceki ürün ve hizmetler çok kısa bir zaman içinde geçersiz kalıyor.

Dijital Dönüşüm derslerimize (Project House’un kurucu ortağı Serhat Akkılıç ile birlikte veriyoruz)

  • Bireyin ve Müşterinin Dönüşümü
  • Pazarın, Pazarlamanın ve Reklamın Dönüşümü
  • Kurumların ve İş’in Dönüşümü

bölümleriyle başlarız.  Bu kitap, ikinci bölümden de bahsediyor ama birinci ve üçüncü bölümleri “ders malzemesi” olacak düzeyde ele almış. Özellikle kamu kurumlarına düşen görev ve sorumlulukların üzerinde duruyor.

😉

30 Kasım 2018’de People Make The Brand etkinliğinde, Evrim Kuran ile yaptığı sohbette Faruk Eczacıbaşı’nın:

Internet’in bize bırakacağı etkiye hazır mıyız?

Farklı davranışlar gerektiriyor. Disruption sigortaları söküyor. Yerine yenilerini koymak gerekli.

Size gelen bilgi sizi aşırı uçlara itiyor.

Yeni hukuk modeline, yeni politika modeline ihtiyacımız var.

Sonuç odaklılık ile çözüm odaklılık aynı şey değil. İnsanlar, çözüm aramadıkları için kötümser. Çözüm arayışının ortağı olma çabası zaten iyimser yapar.

dediğini daha önce yazmıştım.

Faruk Eczacıbaşı kitabında “Eski dünyanın artık yönetemez hâle geldiği ama yeni dünyanın kurumlarının da henüz kurulmadığı” konusunda kanıtları da sunuyor. Değişimin sosyal + yönetimsel + hukuki + politik + kültürel yönleriyle ele alınmasının önemini vurguluyor.

Web’in karanlık yönünü de çeşitli boyutlarıyla işlemiş. Başka bir ülkedeki başkanlık seçimine müdahale edilmesi örneğini, birkaç kere ele almış.

  • Burada kendime de pay çıkaracağım. Faruk Eczacıbaşı ve Zeynep Tüfekçi ile aynı zamanda (2011 yılında) “her aradığımızı buluyoruz” düşüncesinin tehlikesine dikkat çekmeye çalışmış ve şöyle yamıştım. (Aşağıda, yazımın yayınlandığı dergiden bir bölüm var.)

Kitap okurken elime kurşun kalem, esnek bir cetvel ve post-it’ler alırım. Önemli bulduğum yerlerin altını çizer, sayfanın kenarına ve/veya post-it’lere notlar alırım. Daha sonra notlarımı (okul yılları deyimiyle) temize çeker ve kitabın içine koyarım. Çok sayıda not aldım. Bir kısmını derslerimde kullanacağım, bir kısmını dijital dönüşüm sohbetlerinde tartışacağım, bazıları da sonra dönüp tekrar bakarken işe yarayacak.

🙂

Bu kitabı okuduğunuzda, benim yukarıda yazdıklarımdan çok daha farklı anlamlar bulacağınıza eminim.  Ne de olsa Montaigne “Olgun bir okuyucu çok kez başkasının yazdıklarında yazanın düşünmediği güzellikler bulur, okuduklarına daha zengin anlamlar ve renkler kazandırır” demiş.

.

06 Ocak 2019 Pazar

Dijital Dönüşüm Dersi Finali

6 Ocak Pazar günü, saat 13.00’de Dijital Dönüşüm dersinin Final Sınavı vardı.

Soruların her biri, dönem boyunca en az iki kere vurguladığım konulardan seçilmişti.

Dikkat etmişseniz, puanların toplamı 100 üzerinden 110 yapıyor.

Sonuçları özetleyeyim:

  • Sınava 31 kişi girdi (11 sınıfta eğitim, 20 uzaktan eğitim)
  • 2 kişi 100 üzerinde, ayrıca 3 kişi 95 üzerinde not aldı
  • Boş kağıt verenler dışında sadece 3 kişi 50 altında not aldı. Onlar dönem boyunca hiçbir ödevi yapmamışlardı.
  • Sınavı tamamlamış olan 5 kişi, “bakış açılarına katkılarımızdan dolayı” teşekkür etti.

Daha önce de yazdım. Bence en önemli ödül budur.

😉