"interaktivite" kategorisindeki yazılar:

06 Nisan 2018 Cuma

Omnichannel Denemeleri

Internet alışverişine odaklı olan TechStyle Fashion Group’un farklı e-perakende siteleri var. Bunlar  moda markası JustFab, Kate Hudson‘ın da kurucu ortaklardan olduğu spor-eğlence giysi markası Fabletics, ayakkabı markası ShoeDazzle ve çocuk giyiş markası FabKids.

2013 yılında Los Angeles’te JustFab isimli bir dükkân açıyorlar. Hem mağaza deneyimini, hem de internetten alışveriş yapma beklentisini karşılamayı amaçlıyor. JustFab’ın eş-CEO’su Don Ressler “JustFab artık bir omnichannel markadır” diye demeç veriyor.

İlginç bir VIP üyelik duyuruyor. Satın alınanlardan düşmek üzere, ayda 39.95 dolar. VIP üyeler, bu kolaylığı sitedeki indirimli ürünlerde de kullanabiliyorlar. Aynı zamanda, dükkândan satın alacaklarını önceden haber verdikleri takdirde, sitedeki indirimli fiyatlardan dükkânda da yararlanabiliyorlar.

JustFab, dükkânda çalışan “stilistler” için, mağazadaki envanteri gösteren, müşteriler için liste hazırlanmasını sağlayan ve müşteri taleplerini gösteren bir mobil uygulama da geliştiriyor.

Perakende mağazacılık tecrübesi olmaması, çalışanların bu “omnichannel” deneyime uyum sağlayamaması nedeniyle, maalesef bir sene içinde JustFab kapanıyor.

Bu olumsuz deneyim, JustFab’ı kuran TechStyle Fashion Group’u yıldırmıyor. Ellerindeki müşteri verilerini inceliyorlar. En değerli müşterilerinin oturdukları yerleri buluyorlar ve 2015 yılında 5 mağaza açıyorlar. Bugüne gelene kadar, en adanmış müşterilerinin yoğun oldukları yerlerde 17 mağaza daha ekliyorlar. Olumsuz deneyimlerinden ders aldıkları için perakende mağazacılıkta tecrübeli çalışanları işe alıyorlar.

Mağazanın sistemleri, e-perakende ile bağlantılı duruma getiriliyor. Mağazadaki deneme odalarını online alışveriş ile bağlantılı yapıyorlar.

Sonuç şöyle:

Fabletics.com ve mağazalarda alışveriş yapanlar, sadece web sitesinden alışveriş yapanlardan kabaca 3 kat daha fazla harcıyorlar.

Kaynak: Internet Retailer’dan alıntıdır

02 Ekim 2017 Pazartesi

Dijital Pazarlama ≠ SEO

Dijital pazarlamaya ilişkin Türkçe ve İngilizce yazıları okumaya, etkinlikleri izlemeye çalışıyorum.

Gördüğüm kadarıyla “dijital pazarlama = SEOzanneden oldukça büyük bir çoğunluk var. İşin – bence – üzücü tarafı, bu konuda reklam veren düzeyindeki beklenti, SEO yapıp “biz dijital pazarlama hizmeti sunuyoruz” diyen birçok hizmet sağlayıcıdan daha fazla. Onlar da multi veya omni kanal pazarlamayı nasıl yapacaklarını bilmiyorlar. (ama araştırıyorlar.)

SEO’cuların “Tek aleti çekiç olan, her şeyi çivi zanneder” sözüne uyan düşünce yapılarını bir kenara bırakalım. Size bambaşka bir dijital pazarlama örneği sunmak istiyorum.

😉

Birkaç ay önce, “müşterisi olduğum şirketin süreçlerinin dijital kavramlardan ne kadar uzak olduğunu” düşündüğümü vurguladığım yazıdan sonra, yakın arkadaşımdan gelen bir mesaj…

Bu vesileyle hem kurumlara, hem de SEO’yu dijital pazarlama diye satanlara sesleniyorum.

Dijital’i, en azından “Allah’ın sucusu” kadar içselleştirin. Hiç değilse…

😀

 

17 Mayıs 2017 Çarşamba

Üslup Parmak İzidir

Geçenlerde Facebook’da bu cümleyi gördüm.

40 küsür sene önce okuduğum bir kitapta okuduğum bir bölüm geldi aklıma. Strategic Interaction (Stratejik Etkileşim) adlı bir kitap.

Kitabı evde bulamayınca web’de araştırdım. Şans işte… Kitabın web’deki ön izleme kısmında hatırladığım örnekler vardı. Şurada 8’inci sayfada yer alan kısmı özetleyeceğim.

İkinci Dünya Savaşı’nda bazı ajanları ve şifreleri diğer taraf ele geçiriyor. Mesajı kendileri gönderiyor. Telgrafın bu tarafında yer alan kişi, mesajın hızına ve bazı harfleri yazışındaki duraklama veya hızlanmaya -ritmine- bakarak diğer uçtakini düşmanın ele geçirdiğini anlıyor.

Olaya bakar mısınız? Sadece tıklamalar ile – telgrafla – yürütülen bir iletişimde karşı taraftaki ajanın ele geçirildiğini anlamak…

Bilmeyenler için: telgraf sadece nokta ve çizgilerle mesaj göndermeye yarar.

Mesaj birebir aynı olsa da üslup parmak izidir. Telgrafta bile…

😉