Raf yeri
Perakendecilikte süpermarketlerdeki raf yerleri bir mecradır. Markanızın veya ürünlerinizin en görünür yerde olmasını isterseniz, bunun bedelini ödersiniz. Tıpkı TV’de en uygun saatlerde veya gazetede en okunan haberin yanında görünür olmak gibi.
- Aradığınız bir markayı bulamamanız, sadece yeterince talep veya arz olmamasından veya markanın dağıtım eksikliğinden değil, görünür olma bedelinin öden(e)memesinden de kaynaklanabilir.
Bu olgu bize çok sayıda ders veriyor:
1 – Internet’in akıllı kullanımı, yeni veya az bilinen markalar için raf yeri kiralama maliyetinden kurtarabilir. Unutmayalım, deneyim en iyi sadakat programıdır.
2 – Süpermarketler, en uygun raf alanlarını sadece kendi markalı (private label) ürünleriyle doldurmazlar. Raf yeri gücünü kötüye kullandıkları takdirde müşteri kaybedeceklerini, aradığımızı bulamazsak o süpermarketten uzaklaşacağımızı bilirler.
😉
GSM operatörlerinin SMS mesajlarını da raf alanı gücünün kullanımına benzetiyorum. İlgi göstermediğimi, hatta paketime aykırı olduğunu bilmelerine rağmen sürekli SMS’le teklifler gönderiyorlar.
Ne zaman hizmet sağlayıcı, ne zaman mecra olduklarını ayırt edemeyecekler mi acaba?
😛
Kişisel sorgulamala notlarım
Perakende konusunda önerebileceğim yazılar:
- Teknoloji perakendenin hizmetinde
- Teknoloji perakendenin hizmetinde (2)
- Perakende Veri Ambarı
- Süpermarket’te CEM
- Markette Dijital Pazarlama
- Markette Dijital iletişim
- Sadakat programlarında puan hesaplaması
- Puan Değeri ne olmalı
🙂
Etiketler: CRM, dağıtım kanalı, marka algısı, perakende, sosyal mecralar
Kategori: CRM, interaktivite, pazarlama