17 Haziran 2025 Salı

Dijital Dönüşüm Final Sınavı 2025

İstanbul Bilgi Üniversitesi MBA programında verdiğim Dijital Dönüşüm dersinin final sınavı soruları bunlardı. Sınav başladıktan hemen sonra Linkedin’de yayımladım. Oradaki yorumları da, bu yazının altına ekleyeceğim.

Şimdi soruların yanıtlarını ele alalım.

Birinci Soru

Bir kurumun tek bir persona ile yetinmesi doğru mudur? Bu sayının artmasını sağlayan persona oluşturma kriterleri nelerdir?

Bu soruyu Linkedin’de yanıtladım.

Önemli not: Eğitim süresinde tek bir personayı ayrıntılı çalışıyoruz. Bu personaya uygun kişileri müşterimiz yapmak için ve memnuniyetlerini artırmak için dijital teknolojileri nerede ve nasıl kullanacağımızı öğreniyoruz.

    1. Persona tanımı burada (Yorumları mutlaka okumanızı öneririm)
    2. Taslak persona çalışması burada
    3. Persona’nın birkaç ayrıntılı örneği ve çalışmanın sonraki aşamaları burada

Birinci Sorunun Yanıtı

Sorunun kısa yanıtı “hedef kitle kırılımı“; uzun yanıtı ise “kaç ana müşteri segmenti varsa o kadar persona

Örnek: Bulaşık makinesinde

    • Evde yalnız yaşayan
    • Evli ve çocuklu aile
    • Sürekli evde parti veren aile
    • vb.

… farklı müşteri grupları (dolayısıyla farklı beklentiler) söz konusu olacağı için farklı personalar olmalı. Elbette bunların her biri için farklı müşteri deneyim yolculukları (MDY) çıkartılmalı.

Gözlük için zaten optik ve güneş gözlüğü personaları ayrı. Ancak sadece ikisi yeterli değil. Ek olarak,

  • Modaya uygun tercih eden
  • Her elbisesi için ayrı renkte çerçeve kullanan
  •  … sayısını artırabilirsiniz.

Bitmedi… Eğer bir kurum / marka, daha önce hiç müşterisi olmayan bir kitleyi hedeflemişse, onu da persona olarak belirlemeli.

Meşhur öyküde olduğu gibi “Burada herkes çıplak ayakla geziyor. Ayakkabı satabilirim” diyorsanız, çok ayrıntılı persona çalışmasıyla başlamanızı ve müşteri deneyimi yolculuğunu çıkarmanızı öneririm.

Üreteceğiniz persona sayısı, kurumun yönetebileceği (müşteri deneyim yolculuğunu ayrıntılı saptayabileceği) sayıyı aşmamalı.

Sonrası zaten teknoloji kullanarak kişiselleştirme ve hiper-kişiselleştirme. Burada, personayı temel ayrımları oluşturan çıkış noktaları gibi almak ve teknolojiyle hiper-kişiselleştirmeyi hedeflemek önemli.

Devamı Var

Blog yazısını uzatmayalım. Diğer soruların yanıtlarını ve ilgili (daha önce yayımlanmış) yazıların linklerini de yazacağım. Kolay bulunması için buraya eklerim.

Sınav yöntemimle ilgili bir yorumu ve yanıtımı da eklemek istedim.

Halil Kaan Yapıcı   •  Talent Acquisition Lead, Talent Management Lead and Human Resources Information Systems Analyst & Investor/Day Trader & Tourism Economist, MSc

Hocam neden sınavı 110 puan üzerinden yaptınız? Özel bir anlamı var mı? 😀

Ugur Ozmen

Aslında EVET. Özel bir anlamı var.

Ola ki yanıtları değerlendirirken 3 – 5 puanlık hata yaparsam, (bir sigorta gibi) birilerinin hakkını yememiş olmak isterim. 100 üzerinden değerlendirince, kimsenin zararına olmayan, ama fayda sağlayacak bir tolerans eşiği oluşuyor.

Bu sefer de 105 alan bir arkadaşımız oldu. Artan puanı, ödev notuna ekliyorum. Ödevden de 100 alırsa o zaman zaten karne notu 100.

Halil Kaan Yapıcı   
Sıra dışı akademisyenlerle çok fazla karşılaşamıyoruz hocam, şaşkınlığımı mazur görün lütfen 😀 .  Ayrıca ‘hakkaniyet’ temelli yaklaşımınız için ben teşekkür ederim

.

Etiketler: , , , , , , ,

Kategori: dijital dönüşüm

Yorum Yazın