Yapay Zeka geldi…
Bugünlerin modalarından biri “Yapay Zeka geldi, … öldü” demek. Kavramların derinliğini anlamak için çaba sarf etmeyen ve oldurmaktan çok öldürmeye meraklı olanlar için bulunulmaz fırsat. Hani yerel esnafın “Koşun, koşun… Alan kazanıyor” dediği gibi, “Konuşun, konuşun… Öldüren kazanıyor” durumu var adeta.
Değişimin dinamiğini anlamadan, modayı değişim sananlar “… geldi. Bir daha dünya eskisi gibi olmayacak” derler. 50 yıla yaklaşan iş hayatımda yüzden çok kez bunlarla karşılaşmışımdır. “Second Life geldi. Bir daha dünya eskisi gibi olmayacak” diyenler vardı. Bazı aklı-evveller (hatta bankalar bile) Second Life’dan araziler satın almışlardı, şubeler açmışlardı. 🙂 🙂 Hani… N’oldu?

Moda, Trend ve Gelişim Farkını Anlamak
Yapay zeka (YZ)’nın iş süreçlerini çok değiştirdiği ve daha çok değiştireceğini inkar etmiyorum.
Yıllar önce duyduğum ve değişim konusunda kendime ilke edindiğim bir cümle var: “Değişimi anlamak için önce neyin değişmeyeceğini anlamak gerekir“. Bu ilke doğrultusunda düşünmezseniz (2003’de) WAP Bankacılığı rüzgarında öncü olmak isterken havaya para ve emek de saçarsınız. Second Life’da (2007’de) arazi de alır şube de açarsınız ve havaya para ve emek de saçarsınız.
Yapay Zeka Geldi, Hollywood öldü mü?
Geçenlerde sosyal mecralarda bu konuda iddialı cümleler okudum. Yorumumu tek bir cümleyle verdim: “1960’larda televizyon geldi, Hollywood öldü” demişlerdi. Bu iddia sayesinde sosyal bilimlerin en çok atıf yapılan makalesi Pazarlama Miyopluğu (Marketing Myopia) Theodore Levitt tarafından yazıldı ve 1960’da Harvard Business Review’da yayınlandı.
Not: Meraklısına, makalenin çok kısa bir özetini şuradan okuyabilirsiniz.
1960’dan bu yana, video kasetler çıktı. Kablolu yayınlar çıktı. Netflix başta olmak üzere çok sayıda girişim video üretim işine girdi. Defalarca “… Hollywood öldü” denildi. Araçları amaç zannedenlerin “... geldi, … öldü” demesi, sadece bizim ülkemize özgü değil.
Yapay Zeka Geldi, reklamcılık öldü mü?
Dijitalleşme, farklı sektörlerin oyuncularını birden bire rakip olabilecek duruma getirdi. Dün rakip olmayan bir kurum, bugün büyük rakibiniz olabildi.
– Durum böyle olduğunda, markaların iletişim ihtiyacı çoğalır mı, azalır mı?” Muhtemelen “Çoğalır” diye yanıt vereceksiniz.
– Markaların iletişim ihtiyacı artınca, reklamcılık (en azından marka iletişimi) ölür mü?”
Şimdi, o iddiayı yeniden düşünmeye ne dersiniz?
Yapay Zeka Geldi, CRM öldü mü?
CRM = müşteri ilişkisi yönetimi demektir.
Rakiplerin sayısı arttı. Ortalık veri kaynıyor. Müşteri kesinlikle kişiselleştirilmiş iletişim istiyor. Böyle bir durumda, müşteri ilişkisi yönetimi ölür mü? Bazı yazılımların kullanım şekli değişir ama CRM kavramı, eskisinden daha analitik, daha tutarlı ve güvenilir olmak zorunda.
Velhasıl
Müşterilerin ihtiyaçlarını ve temel kavramları anlamayınca, rahatça sallayabilirsiniz. İhtiyacı anlarsanız,

klişesini rahatça sorgulayabilirsiniz.
Eş zamanlı olarak Linkedin’de yayınlandı.
Etiketler: değişimi yönetmek, dijital dönüşüm, dönüşüm, ihtiyaç, pazarlama miyopluğu, yapay zeka
Kategori: dijital dönüşüm
1981 yılında ODTÜ – İşletmecilik Bölümünden mezun olduktan sonra, Price Waterhouse Consultancy’de iş hayatına başladı...
