Girişimci’nin ölçütü
Elemanların potansiyel veya performans düşüklüğü olduğunda suçu patrona atmaları konusunda birkaç yazı yayınladım. Daha önce yayınladığım onlarca yazı gözardı edildi. Patron yanlısı olduğum söylendi.
Bir tane patron (girişimci) öyküsü yayınlayayım.
😛
Yıllarca çalışıyor. Tatil nedir bilmiyor. Eve ayıracak hiç zamanı da olmuyor. Nihayet birkaç fabrikası, yüzlerce işçisi oluyor. İşini iyi bir noktaya getiren patron, artık yurtdışı sektörel fuarlara katılmaya karar veriyor. Bir fuara gidiyor. Uçakta yanında oturan kişiyle sohbet ediyor. O da aynı fuara gidecek.
Ne iş yaptığını soruyor. Aynı iş kolundaki büyük firmalardan birinin Genel Müdürü olduğunu öğreniyor. Hemen kıyaslama yapıyor. Bir tarafta Genel Müdür koşturuyor, diğer tarafta kendisi…
Ne maaş aldığını soruyor. 2 haneli bin TL… Olayı daha sonra arkadaşlarına “Ben o ücrete, bir değil 10 kişi çalıştırırım” diye anlatıyor.
😀
İşte genelde girişimci bakış açısı. Siz “Kurumsal’da çalışılmaz” deyip durun.
😉
Resim Yüksekova Güncel‘den alıntıdır.
Kategori: İş hayatı
10 Mart 2011
12:35 am
Girişimcilik psikolojisini inceliyorum bir müddettir. Hic böylesine rastlamadım henüz, belki iyi bir case study olur;))
10 Mart 2011
7:48 am
Fatmanur,
Girişimci psikolojisi konusunda sana yararlı olacağımı sanıyorum. Blog’da bu konuda onlarca yazı var. Yazdıklarım dışında, birçok da anım da var girişimci patronlarla… Kurumsal şirketlerde başarılı olmuş, yenilikler (innovation) yapmış ve şirketin yenilikçi diye tanınmasına neden olmuşum; girişimci patronlarla çalıştığımda hiç başarı öyküm yok.
11 Mart 2011
8:33 am
Sevgili Fatmanur Erdoğan
“Girişimcilik psikolojisi” için bir örnek de bu link’te
😛
12 Mart 2011
10:28 pm
Çok güzel bir yazı olmuş.. Bir solukta okudum. Kaleminize sağlık!
22 Mart 2011
9:38 pm
Başarıya ulaşmak için bilgiye ve bilgi yönetimine yatırım yapmak önemlidir. Maalesef bu Türkiye’de çok ihmal edilen konulardan biridir. Yukarıda yazdığım gibi ya makineye ya da kelle sayısına yatırım yaparlar. “Aksi yönde ne yapılıyor” diye sorarsanız, bu link’te
8 Nisan 2011
11:34 am
Bu olayı anlatınca, bir arkadaşımın anlattıkları. Bu link’te