5 Ekim 2009 Pazartesi

Unvanı mesleği sanmak

Okula müdür olur. Kendisinin öğretmen olduğunu unutur. Mesleğini sorunca, okul müdürü olduğunu söyler. Giderek kendisini öylesine inandırır ki, öğretmen olduğunu unutuverir.

Biliyorum… Aldığın unvana, oturduğun koltuğa göre sorumlulukların değişir, karar süreçleri ve karar etmenleri farklılaşır… Ne var ki, mesleğin temel hareketleri beyninin bir köşesinde aynı kalmalıdır. Bir gün, sahneden indiğinde çok lazım olur.

Giderek daha çok karşılaşıyoruz bunlarla… Atama veya seçim ile geldikleri koltuğu, meslekleri sanıyorlar.

😛

20 yıla yakın bir süre boyunca bankalarda çalıştım. Birçok “Türkiye’de ilk defa” diye adlandırılacak projeye imza attım.

Kaç yıldır bankacısınız?” diye soranları

Bankacı değilim. Perakende pazarlamacıyım… Şu anda bir bankada çalışıyorum” diye yanıtladım.

Bankadan emekli oldum. Ama, emekli bankacı değilim. Perakende pazarlamacı’lığım  devam ediyor. Danışmanlık veriyorum.

😛

Öğretmen olunca, emekli olunmaz. Ama “müdür olduğunda yürüyüşün değişti ise”, emekli müdür olunur… Daha kötüsü, emekli olamadan eski müdür de olunabilir.

Yukarıda yazdıklarım sadece öğretmenler için geçerli değil.  Başhekim olan doktorlar, dernek başkanı olan eski mezunlar, oda başkanı olan zenaat erbabı, milletvekili hatta bakan olan vatandaş… Emekli veya eski olunca yıkılmamanın yolu belli. Mesleğini bilmek…

Özet zaten başlıkta yazılı: Unvan meslek değildir.

😉

Etiketler: , ,

Kategori: İş hayatı

“Unvanı mesleği sanmak” yazısına şu ana kadar 13 yorum yapılmış:

  1. Son zamanlarda benim de kafamı kurcalayan bir durumdu. Yani insanlar mesleğimi sorunca yazılım uzmanıyım diyorum ama hayır aslında web programcısıyım. yazılım uzmanı bana burada verdikleri bir ünvan sadece.

  2. Savas Alparslan :
    5 Ekim 2009
    9:06 am

    Selam hocam,

    Clinton, Monica olayından sorgulanırken şöyle bir diyalog okumuştum:

    – What’s your job?
    – I’m US President.

    Bayağı garibime gitmişti. Ama job/profession ayrımı var tabii oralarda.

    Biz ise, adamın mezar taşı olarak bile ünvanını simgeleyen serpuş (baş örten) konduğu bir kültürdeyiz. Maalesef kız isterken mesleğimizi soran kayınpeder adayına bilgisayar programcısı yerine “proje yöneticisi” demeye devam edeceğiz gibi duruyor. Ama yazınız fevkalade yararlı, en azından hata yapıyor olsak da bunun farkında olalım.

  3. İnsanlar bir süre sonra içinde bulundukları sıfatla birlikte şekillendiği için, kendi gerçek mesleklerini ve gerçekten neyle uğraştıklarını unutup,kendilerine verilen ünvanın biraz esiri oluyorlar.Burada verdiğiniz “okul müdürü de bir öğretmendir” örneği çok güzel olmuş.Kişi ünvan kaygılı bir yaşam biçimi sürdürüyorsa zaten mesleğini unutmuş demektir.

  4. yorumu kelimelerde saklı bir yazı…

    “giderek daha çok karşılaşıyoruz bunlarla… atama veya seçim ile geldikleri koltuğu, meslekleri sanıyorlar.”

    teşekkürler.

  5. Bir de baktım… Serdar Turgut da aynı konuda yazmış. Onun öznesi “yayın yönetmeni” olan “gazeteci”…
    (Önce ben yazmıştım 😛 )
    Buyrun işte… Demek ki her yerde var bunlardan…

  6. Ahaaaa benim gibi birisi daha aynı düşünüyor. Bende bankada çalışıyorum ve hiç bir zaman bankacıyım demiyorum. Soran olursa şube ve bina teknik işletimi yapıyorum diyorum.

  7. LinkedIn’deki profillerde bu ikilem, hem de her üyenin yüzüne en az bir kere çarpmasına rağmen, hala çok güzel gözlemlenebilir.
    LinkedIn hem ünvanını, kendini nasıl tanımladığını sorar, hem de şu anda ne yaptığını, işini…

  8. Ünvanını mesleği zannedenleri yazdım. Kendisi birey / kişi olmayı beceremeyenlerin Dernek Yöneticisi, Kulüp Başkanı, Oda Başkanı olunca gösterdiği temel davranışlar…
    Bu linkte…

  9. Tuğrul Akın :
    4 Kasım 2009
    10:59 am

    En zoru işletme mezunu olmaktır 🙂 Mesleğiniz nedir diye sorulunca “işletmeci” veya “işletme mezunu” demek komik geliyor. Ne iş olsa yaparım abi, yeter ki iş olsun gibi bir durum sanki 😀 Aslında Türkiye’de çoğu üniversite öğrencisi, üniversite seçimini (meslek değil yani) isteyerek değil de gidişata göre yaptığından dolayı iş/meslek ayrımının pek de ayırdında değil diye düşünüyorum. O yüzden “bir üniversiteyi bitireyim, bir yere kapağı atayım da yolumu sonra çizerim” yaklaşımı var sanki. Sonuç olarak, meslek daha önemli. Niye? Çünkü kürkün havası başka hiç bir şeye benzemiyor.

    Güzel yazı… teşekkürler.

  10. Unvanını mesleği sananların yanlış yaptığını, unvanların verildiği gibi alınabileceğini daha önce çok kez yazdım. Bunu olağan karşılıyorum.

    Yeter ki iş ilişkisini bitiren patron, nazik ve nezih davranmayı unutmasın.

  11. Bir unvan yazısı

  12. hocam mütahitliği meslek sanan öğrenciler var va nasıl olabileceklerini? hangi bölümü okumaları gerektiğini soruyorlar!!!!

  13. […] ayrıca Uğur hocamın bu yazısını da […]

Yorum Yazın