21 Kasım 2008 Cuma

Rekabet analizi

Müge Cerman‘ın friendfeed’e eklediği bir link aklıma getirdi.

Bir dönem “Pazarlama Yönetimi” dersi verdim. Bir pazarlama yöneticisinin yaşadığı süreçleri anlattım. Sınıfı 3 gruba ayırırdım. Her grup (a) ürün, (b) hizmet, (c) fikir pazarlaması yaparak tüm süreçleri işlerdi.

Ben bütçe anlatmışsam, ertesi ders kendi konularında 10’ar dakika bütçe sunumu; rekabet anlatmışsam, ertesi ders rekabet analizi…

İlk yarım saat, bir önceki ders konusunun seçtikleri örnek üzerinden sunulması ve tartışılması; sonra 1.5 saat yeni konuyu anlatmam şeklinde ders yapıyorduk.

Fikir pazarlayacak grup, “sigaraya karşı” kavramını seçmişti. Rekabet konusunu işlerken onlara sordum. “En büyük rakibiniz kimdir?” Hemen yanıtladılar “Sigara firmaları”
“Yanıldınız” dedim, “onlar var oluş nedeniniz…”

Yandaş zannettikleri “çevre koruma”, “kanserden korunma” hatta “trafik eğitimi” derneklerinin asıl rakipleri olduğunu anlattım. “Sponsor olmamı istediğiniz zaman “neden onlara değil de size para vereyim” sorusunu nasıl yanıtlayacaksınız?” diye sordum.

Aynı pazarı veya aynı kaynakları hedefleyenler rakiptir. Bu kaynaklar, bazen para, bazen arazi, bazen ham madde , bazen de insan olabilir. İşlek bir caddede ayakkabı satmak için dükkan kiralamak istediğiniz vakit, kiraların artmasına neden olduğu için bankalar bile rakibiniz oluverir.

Bir şey daha var. Bira satıyorsanız su da rakiptir, rakı da… Rakı satıyorsanız bira rakiptir, su ise tamamlayıcı üründür.

.

Etiketler: , , , , , ,

Kategori: pazarlama

“Rekabet analizi” yazısına şu ana kadar 11 yorum yapılmış:

  1. Hocam yine çok değerli bir yazı okudum sizden. Rekabet sadece kurumlar, markalar arasında değil. İnsanlarda birbirleri ile rekabet ediyor tıpkı markalar gibi. Aynı kurumda çalışan iki insan gerçekte rakip olmadıkları halde rekabetle zaman kaybedebiliyor. Bu konuda da analizlerinizi dinlemek, okumak isterim gerçekten.

  2. Uğur abi ben de uzun zamandır swot analizi ve rekabet analizi üzerine bir yazı yazmayı düşünüyordum ve en kısa zamanda yazıcam ama sen bahsetmişken birşey demek istedim.

    Çok güzel açıklamışsın bizde genelde rakip deyince en bilindik firmaları veya bulundukları sektörleri rakip olarak alırlar, bu konuda çok geniş düşünmek lazım bence.
    Mesela sen kola isen su da rakibindir hatta susuzluğu gidermek içinde yenilen karpuz da rakibindir ama dar çerçevede düşünürseniz sadece gazlı içeçekler veya içeçekler deyip geçersiniz.
    Rakipler bulunduğunuz alana, yaptığınız işe göre değişebilir. Eğer insanlar yazın serinlemek için dondurma yiyorlarsa o da senin rakibindir diye düşünüyorum.
    Eline sağlık yazı için.

  3. Mükemmel bir zamanlama oldu.
    Selamlar

  4. Rakip diye düşündüğümüzde fazla geniş kalıyoruz. Belki rekabeti doğrudan ve dolaylı olarak ikiye ayırmak fayda getirebilir.
    Toplantı için şirkete gelen insanlar hizmet ettiğim sektörle ilgili saptamalarda bulunurken rekabetin olmadığını, pazarı benim çalıştığım şirketin yönettiğini düşünüyorlar.
    Halbuki rakip olarak kendi kategorimizdeki markaları görmediğimizi, bir tüketim alışkanlığını gördüğümüzü ve pazar payımızın neredeyse hiç olduğunu söylediğimde yeni bir yaşam formu keşfetmiş gibi şaşırıyorlar…

  5. Aslında
    1 – Rekabet kavramını iç içe geçmiş çerçeveler ile değerlendirmek gerekiyor. Doğrudan rakipler (aynı pazarda, aynı hedef kitleye seslenenler) diye başlayıp, pazarı etkileyen (Serbay’ın yazdıkları gibi) kavramlara kadar uzanan birkaç çerçevede tanımlamak gerekir.
    2 – Pazarda rakip gördüğün etmenler, birbirleri ile rakip olmayabilir. (Bira, rakı, su, ayran, şalgam suyu örnekleri…)
    3 – Rakip kavramın aynı sektörde bulunduğun yere göre değişir (Yerli bir firmanın Pazarlama Müdürü, Benetton’a transfer olduğunda bana şunu söylemişti: “Ben XXX’de çalışırken, Benetton’u rakip olarak değerlendirirdim. Benetton’a geldim, eski firmamın ne yaptığı ile hiç ilgilenmez oldum. Bizim için rakip La Coste, Lewis, Camel, vb… idi.” )

  6. […] bilmeyenler için hemen belirteyim. Yukarıdaki paragrafın yazarı Uğur Özmen. Blogunun adresi http://ugurozmen.com/ Yazının adresi ise http://ugurozmen.com/?p=184 […]

  7. Hocam yine mükemmel bir yazı yazmışsınız. Elinize sağlık. Bu klasik ve sıradan yorumum için özür dilerim ama; söyleyecek başka şey bulamadım. Yeter artık bu açtığınız kaçıncı pencere! 🙂

  8. Bu link’e bir göz atın.

  9. atilla oğuzhan :
    3 Kasım 2011
    2:36 am

    Uğur abi eline sağlık.
    Bu arada Türkiye’de Coca Cola’nın en büyük rakibi çay oluyor galiba.

  10. Atilla…

    Bence de öyle…

  11. nedense STK’lar konu olunca, rekabet yanlış anlaşılır

Yorum Yazın