25 Kasım 2009 Çarşamba

Young Guns ekibi oluştu

Young Guns 2009 süreci sona erdi. Yenisini 2010’da tekrarlayacağız.

Seçilen 6 arkadaşımız:

  • Ferhat Can Ardıç
  • Sibel Ergeç
  • Pelin Yelda İpekçi
  • Cenk Medeni
  • Emine Sezen Türker
  • Mehmet Ürgüp

ile dün bir araya geldik. Young Guns’ın seçme sonrası ilk buluşması. Ajansın ilk toplantısı…

😉

Onlara zorlu seçme sürecinde gözlediklerimi anlattım.

30 saatlik maraton öncesinde, Hakan Senbir brief verdikten sonra “önlerinde uzun bir süre olduğunu” söyledi. “Birbirlerini iyi tanımalarını” öğütledi.

😛

Ne yaptılar?… İsim öğrenmenin yeterli olduğunu sandılar.

– Benim adım Kazım…
– Benimki Cemal
– Faruk…
– Ayşe…
– Fatma…
– Benim bir fikrim var. Şöyle…
– Kesinlikle olmaz. Çok kötü bir fikir…

Neredeyse bu şekilde olmuştu 30 saatin başında. Bazı grupları 20 – 25 dakika sonra ziyaret ettim. Diğerlerinin ismini hatırlamayan çok kişi vardı. Ama diğerlerinin fikirlerini öldürme iştihasını olmayan çok azdı…

😉

Young Guns 2009’un 6’lısına, NBA’in ünlü coach’u Phil Jackson’ı anlattım. “Şampiyon takımları nasıl yarattığı” sorulmuştu.

Eşleri ile birlikte hepsini bir araya getirmeye çaba sarfettiğini anlattı. “Saha dışında da bir arada olmaktan keyif alınamazsa, takım olunamaz” diye özetledi.

😛

Dün, Young Guns kendilerini anlattılar. Sevdikleri ve nefret ettiklerini, güçlü ve zayıf yönlerini, becerilerini ve beceriksizliklerini… Dostça, açıklıkla, samimiyetle…

😀

Ön koşulsuz açıklığı ve samimiyeti görünce, umudum daha da arttı. Bu ekip başarır.

😀

Eklemeler:

😉

Etiketler: , , , ,

Kategori: pazarlama

“Young Guns ekibi oluştu” yazısına şu ana kadar 4 yorum yapılmış:

  1. İsimlerini google’da arattığımızda onlara ait sayfalar çıksın. İlk görevleri bu olsun.

  2. Ömer Bey çok güzel koymuş ilk maddeyi. Tüm arkadaşlara tebrikler. Hayırlı olsun onlar ve Türkiye için.

  3. Sezen friendfeed’de şöyle yazmış:

    Bir ay önce bayram için ucak biletlerimi alırken pek keyifliydim, ‘hadi bayram gelse de bir kacsam‘ diyordum. Dun YoungGuns ekibinin son hali olarak ilk defa bir araya geldik, “gerçekten” tanıstık, hayal ettik ve heyecenlandık. Az once de bunu okudum Nerden çıktı bu bayram ya?

    Teşekkürler Sezen. Çok mutlu oldum. Diyorum ya… BU EKİP BAŞARIR.
    😀

  4. Yeni Dünyaya Hazır Mısınız?
    4 Aralık 2009
    .
    Bir sabah bambaşka biri olarak uyandığını iddia edenlere bugüne kadar hiç inanmamıştım. Bu filmlerde ve romanlarda tutan, herkesin içindeki hayata sıfırdan başlama arzusunu ateşleyen bir palavraydı. O kadar. Çok çok sekiz saatlik uyku sırasında “eski ben” nereye gidecek, “yeni ben” nereden çıkacaktı ki?
    .
    Sürekli değişmek için kararlar alıp dururdum, kendi kendime “yapılacak işler” listesi hazırlar ve bir gün bunlara uymayı başarabileceğimi hayal ederdim. Pek çoğunuzla aynı şekilde sonlanırdı bu çabalarım: Hayallerimi ve planlarımı yazdığım kağıtları bir süre sonra ya sinirle ya da umursamazlıkla buruşturup çöpe fırlatır ve aynı tas aynı hamam yaşamaya devam ederdim.
    .
    Hukuk fakültesinden mezun olamıyordum, berbat bir uyku ve beslenme düzenim vardı, hayatımda en zevk alarak yaptığım şey olan yazı yazma konusunda bile bir tutukluk gelmişti. Beni tatmin etmeyen bu hayatımı homurdanarak veya depresif takılarak değil, bir sürü işe el atarak renklendirmeye çalışarak yaşıyordum.
    .
    Bu dönemde reklam sektörünün ileri gelen isimleri bir araya gelip, Uğur Özmen‘in koordinatörlüğünde (Kendisini tanımıyor olabilirsiniz; ama her bahsine girerim ki onun icadı olan taksitli kredi kartlarından en az bir tanesini cebinizde taşıyorsunuz.) yürüttükleri YoungGuns projesi ile karşılaştım. Diplomanın, sıfatların, referansların bu kadar önemli olduğu bir ülkede, sadece “yaratıcılığı” esas alarak, herhangi bir reklam eğitimine sahip olma koşulu dahi aramadan 6 kişi seçeceklerini ve bu kişileri eğitip bir de onlara bir reklam ajansı kuracaklarını iddia ediyorlardı.
    .
    Bu krizde böyle bir işe kalkışmak bariz bir çılgınlıktı aslında. Reklam sektörüne yepyeni bir soluk katabilecek; ama aynı zamanda hepsi harika işlere imza atmış isimlerin cebinden ve zamanından çok şey götürecek bir çılgınlık…
    .
    Yarışmanın ilk elemesini geçen 25 kişiden biri olma şansını yakaladım ve Maslak’taki Project House isimli bir reklam ajansında aralıksız 30 saat geçirdim. O sırada bu sürecin hayatımı bu kadar etkileyeceğini de bilmiyordum tabii ki, hatta öncesinde gidip gitmemek konusunda tereddüt bile yaşamıştım. Sonucunda ise Türkiye’de bir ilk olan projenin içindeki altı kişiden biri oldum, ‘yeni nesil bir reklamcı‘ olma yolunu yürümeye başladım ve harika insanlarla tanıştım. Bunların tamamı da tek bir gecede oldu.
    .
    Bu reklam sektörü içinde oldukça ilgi ve dikkat çeken bir proje oldu; ama bence olaya bambaşka bir yönden daha bakmak lazım. Hem referanssız işe girilemeyen, bir sıfatı elde ettikten sonra hiçbir şey üretmese de tahtındaki hükümdarlığını sürdüren patronların keyfine göre yürüyen iş hayatı yavaş yavaş sona eriyor. Bütün sektörlerde bu etkilerini yavaş yavaş göstermeye başladı, bu krizler ve krizlerden çıkamayışlar ‘genç soluklara’ ve ‘yeni bakışlara’ ihtiyaç olduğunun en güzel göstergesi zaten.
    .
    Hem de bu ülkede bomboş, monoton hayatlar yaşayan, kendini hiç bir şekilde geliştirmeyen, kendi güvenlik çerçevesinin dışına çıkmaya cesaret edemeyen ve bu konuda hep de aynı bahaneyi kullanan insanların elinden o “İmkan yok!” bahanesi alınıyor.
    .
    Yavaş yavaş… Ama oluyor. İnanıyorum ve biliyorum ki, bir gün sabah o kalıplara sıkışmış hayatları yaşayan, üretmeyen ve genelin doğru bildiği yollardan yürüyüp, kendisini geliştirmek için en ufak bir çaba harcamayan insanlar da bir gün uyanacaklar ve zehir gibi beyinlerin her sektörü ele geçirdiğini görecekler.
    .
    Bugün kendinize bir sorun: İnternet yeni çağın güç imparatoru olma yolunda hızla ilerlerken siz ve işiniz internetin neresinde? Torpil, bilek kuvveti ve cep dolgunluğu gücünü, yeni fikirlere devrederken, fikir üretmenizi tetikleyecek konuları keşfetmek için herhangi bir çaba harcıyor musunuz?
    .
    Uyanmak ve harekete geçmek için son şansınız!

Yorum Yazın