"ast" etiketli yazılar:

14 Temmuz 2009 Salı

Racon kesmek

Bana sorun getirmeyin” yazısına Friendfeed’de yapılan yorumlardan biri… Fatmanur Erdoğan yazmış

  • “aranızda halledin” de cümlenin arkasından gelen olur değil mi?…

Aynen öyle…  Bir kalıp gibi kullanılır. … “Bana sorun getirmeyin… Aranızda halledin.”

Oysa unvan arttıkça zaman çoğunlukla bölümler arası çatışmaların yönetimine harcanır.

🙁

Çocukluğumda okuduğum bir öykü kitabı vardı.

Zeyyat Selimoğlu’nun “Direğin tepesinde bir adam” adlı hikaye kitabı… Bu kitaptaki hikayelerden biri… Aklımda kaldığı kadarıyla… (Aradan neredeyse 40 yıl geçmiş. Öyküdeki isimler yanlış olabilir. Internet’te aslını aradım bulamadım… Daha sonra kitabı bulup yanlışları düzeltirim.)

😛

Teknede (açık denizde) iki kişi arasında ciddi bir tartışma konusu oluyor (ki konuyu hiç anımsamıyorum). Kavga etmek de tehlikeli. Ortaya bir çizgi çekiliyor. İkisi de birer taraftan çekecek. Kazanan, haklı…

Asılıyorlar. Her ikisi de diğerini yerinden kımıldatamıyor. Bir süre böyle devam ediyor.

Teknenin “reis’i, fırlama miço’yu çağırıyor. “Sen bilirsin, bunlardan birinin sevdiği, sevmediği, hoşlandığı ya da nefret ettiği… ne vardır?”

“Temel ustayı bilmem ama, İdris usta kaysı hoşafını çok sever”…

Biraz sonra içeriden aşçının bağırtısı duyuluyor.  “Ha uşaklar… Hala yenişemediniz mi?… Kazanana fazladan bir tabak kaysı hoşafı benden…”

Biri diğerini çekip alıyor.

Miço nedenini soruyor Reis’e… “Sürtüşme devam etmemeli… Bir şekilde sonuçlanmalı” diyor Reis.

😛

Bana sorun getirmeyin… Aranızda halledin. diyen yöneticileri duyunca… Yönetim dersini taka reislerinden almalarını mı öğütleyelim…

Gitti yıllarca süren MBA çalışmaları…

😛

10 Temmuz 2009 Cuma

Bana sorun getirmeyin

Bazı yöneticiler “Bana sorun getirmeyin” derler.

Aklınızdan şu cümle geçer:

“Madem sorunlarla karşılaşmak istemiyorsun, neden yönetici koltuğunu işgal ediyorsun”

Haklısınız. Yönetim kademelerinde basamaklar artıkça, sorunlarla uğraşılacak.  Orada olma nedeni, karar vermek ve uygulatmak olmalı…

Herşey düzgün giderken, yöneticinin kararlarına ihtiyaç yok ki…  Ancak bir olay durumunda karar verdiği zaman kendisi var.

😛

Çook önce yazmıştım. Üzerimde çok emeği olan hocam Prof. Dr. Osman A. Ataç’ın sınav sorusu:

“Şirket el kitabı (organization manual) ne zaman plan yerine kullanılır?”

Artık yanıtlayabiliriz değil mi?

😀

“Bana sorun getirmeyin” diyenler “teflon” yönetici sınıfıdır.  Sorunlar onlara bulaşmaz.  Kayıp gider. “Ne olur, ne olmaz” diyerekten hemen her karardan sıyrılmanın yolunu ararlar. Kocaman gövdeleri olmasa bile zekaları esnektir.

Siz de atasözlerinden medet umarsınız. Söyleyemeseniz bile aklınızdan geçer.

“Koyunun olmadığı yerde, keçiye Abdurrahman Çelebi derler”.  Emret müdürüm… Emretmez…

😛

24 Haziran 2009 Çarşamba

Rol çelişkisi

Hepimizin hayatında birçok rol vardır. Bir yaştan sonra aynı zamanda hem baba-anne hem de evlat durumundayız. İş yerinde de çoğunlukla hem ast, hem de amir pozisyonumuz vardır.

Aynı zamanda 2 konumu birden yaşamak, insanda sorunlar yaratabilir.  Bu nedenle hem özel hem de iş hayatının önemli kavramlarından biri de “rol çelişkisi”dir.

Kendimde nasıl çözdüğümü anlatacağım. (İtiraf edeceğim desem daha doğru olur. Nicedir üstümde bir yük…)

😉

Öğrenci asistanlık da rol çelişkisi yaratır. Hem öğrencisinizdir, hem de öğretmen (adayı). Özellikle eski arkadaşlarınız, sınavlarda göz yummanızı isterler.

Üçüncü sınıfa geçince öğrenci asistanlık için başvurdum. Yönetim İstatistiği dersinin asistanı oldum.

Bir sınav öncesinde… Sınav sorularını bir gece önceden biliyordum.

Sınıfta kalan arkadaşlarım vardı. Bazıları (şimdi bile) en yakın arkadaşlarım… Onları eve çağırdım. Sınav sorularına özgü bir ders verdim. “Bunları öğrenirseniz, soruları kolayca yapabilirsiniz” dedim.

Sakın kopya çekmeyin, lütfen tüm soruları da çözmeyin. 70 – 80 alsanız yeterli” diye de uyardım.

😛

Arkadaşlardan biri hem elinde kopyalar ile sınava girdi, hem de tüm soruları çözmeye kalktı.

  • Daha sonra, “akşam benim evden çıktıktan sonra hiç göz atmadığını” söyledi.  “Zaten sorunumu çözdüm. Zamanımı niye harcayayım ki…” diye düşünmüş.

Yakalansa, onun değilse bile benim okul hayatım sona erebilirdi.

🙁

Bu bana ders oldu. Bir kez daha rol çelişkisi yaşamadım.

Ne zaman öğrenci, ne zaman öğretmen olduğumu; hangi koşullarda ast, hangi durumda amir olduğumu…

…hemen hiç karıştırmadım.

😀