"banka" etiketli yazılar:

08 Şubat 2018 Perşembe

Acemi Nalbant ve Beta Kültürü

Dijital Dönüşüm kavramlarının, web’de doğan kurumların bazı özelliklerinin geleneksel kurumlara uyarlanması olduğundan söz etmiştim.

Web’de doğan şirketlerin “beta kültürü”nü, geleneksel kurumlara nasıl uyarlarız sorusunun yanıtının

“Acemi nalbant komşu eşeğinde ustalaşır”

atasözüyle yüzyıllar önceden anlatıldığını  söyleyebilirim.

😉

Bugünün moda deyişiyle (ağzını yayarak) “Naasıll yaaaniii?” diye soracak olanlara bankada yaptığımız bir “beta sürümü” deneyimini anlatayım:

Odak grup çalışmaları yaptık. Orta yaştaki erkek ve kadınların “çocuklarının eğitimi”ni çok önemsediğini gördük. İyi bir eğitim artık pahalıydı ve “bana bir şey olursa, çocuklar okuyamaz” endişesi vardı. (Odak grup çalışmasının başlangıcı ve çıktılarından bir kısmı Bizim Kadınlarımız yazısında)

Kötü bir durum olduğunda çocukların eğitimlerini tamamlayacak bir yatırım+sigorta ürünü tasarladık.

Ürünü tasarlamak, Türkiye’de o zamana kadar olmayan bir sigortayı oluşturmaya çalışmak da pek kolay ve ucuz değildi. Yeterli bilgi olmayınca reasürans kurumları da ikna olmuyordu. Sahaya çıktıktan sonra tutmazsa, hezimetin hesabını kolay veremezdik.

Çalışmanın gösterdiği hedef kitleden birkaç yüz kişi seçtik. Onlara üründen bahseden bir duyuru gönderdik ve ilgi duyup duymadıklarını inceledik.

Piyasaya çıkmadan önce ne kadar ilgi duyulacağını test ettik. Nihai ürün konusunda odak grubun üstüne çıkan gerçekçi bir kanaat oluşturduk. Ek olarak da ürüne bağlı bazı alt segmentler olduğunu öğrendik. (Ayrıntısı Analiz – Uygulama – Test yazısında.)

İşte hizmet sektöründe beta sürümü. (Sanayi sektöründe beta kültürü konusuna da değineceğim.)

bussiness growth:new life growing before blackboard

Yazı bitti.

İlk satırda bahsettiğim “web’de doğan kurumların bazı özelliklerinin geleneksel kurumlara uyarlanması” konusunda daha önce yayınlanan yazılarım:

Yeni yazılar çıktıkça ekleyeceğim.

😉

17 Ocak 2018 Çarşamba

Omni, multi, falan

İstanbul Bilgi Üniversitesi MBA programında verdiğimiz Dijital Dönüşüm dersinin bu dönem sonu final sorularından biri “Omni-channel ile multi-channel arasındaki farkı anlatın” idi. Blogda bir örnek de var zaten.

😉

Final sınavına katılmış olan Umut Altun, bu sabah şu mesajı göndermiş:

Uğur Hocam günaydın,

Garanti Bankasının ticari müşterisiyiz. Geçtiğimiz cuma bir ödeme için garanti cep uygulamasına giriş yapmaya çalıştım fakat şifrematik kullanma zorunluluğu geldiğine dair bildirim aldım. 

Uygulama olarak hemen Garanti Şifrematik indirdim. İşe yaramadı. Müşteri hizmetlerine ulaşıp 15 dk sonrasında öğrendim ki şifrematik fiziki bir şeymiş. Ticari müşteriler bunları kullanmalıymış. 3 gün hesaba ulaşamadım. Şubeye giderek şifrematik almam gerektiği söylendi. 

Gittiğimdeyse manzara ekteki fotoğraf oldu.

Telefonumdan bankaya giriş yapabilmek için neredeyse kart büyüklüğünde bir şifrematik verdiler. Bir de ufak çanta gibi bir şeyi var. Anahtarlık yapabilmemiz için ucuna da halka takmışlar…

Artık bunu devamlı yanımda taşımak zorundayım.

Normalde 10 saniyede girebildiğim uygulamaya şu an bilmiyorum kaç dakikada girerim. Dijital dönüşüm dersi aldıktan sonra bu beni oldukça rahatsız etti. 

Uğur Hocam, bankacılıkla alakalı her şeye hakim olan biri olarak bu gerçekten gerekli bir şey miydi? Güvenlik için illaki böyle bir sistem mi olması gerekiyordu?

Umut

Mesajı yayınlamak için izin isteyince, şu mesajı aldım:

Hocam,

Kılıfını da göstermek isterim. 

Kemere falan da takmak için kullanışlı bir tasarım.

Umut

Umut’a bir yanıt veremedim.

Garanti Bankası’nı “zamanda geriye yolculuk” yaptırdığı için kutlamadan önce, haklı gerekçesini öğrenmek ve daha çağdaş bir çözüm olup olmadığını irdelemek isterim.

😉

Bu arada… Dijital dönüşüm dersinin en büyük faydası, mevcut yapıların müşteri odaklılığının ( MOST® ) sorgulanmasını sağlamasıdır.

.

04 Mayıs 2017 Perşembe

Banker

Banka çalışanlarının bazıları, Linkedin’de mesleğini yazarken bankada ne iş yaptıklarını yazmak yerine “banker” diye belirtiyorlar.

Bazen kendi aramızda “bankacı” diyoruz ama aslında öyle bir meslek veya unvan yok. Unvanını mesleği sananlar zaten beni şaşırtır. Bir de başkasından maaş alarak çalıştığı yeri mesleği veya işi zannedenler olunca…

Aslında banker = banka sahibi anlamına gelir. Ama bizde öylesine bir tercüme sonucu bankacı diye bilinmektedir.

Yıllar önce, çalıştığım bankada kredi kartlarından sorumlu olduğum dönemde, VISA veya MasterCard’ın (hangisi olduğunu maalesef hatırlamıyorum) davetlisi olarak Fransa’da bir spor etkinliğine gitmiştim. Benimle birlikte, birçok bankadan kredi kartından sorumlu çok sayıda yönetici de aynı şekilde davetliydi.

  • UEFA ve futbol turnuvalarında MasterCard, olimpiyatlarda VISA sponsordu diye hatırlıyorum. Kredi kartı sorumlularını, çeşitli etkinliklere davet ederlerdi.

Fransa’da o sene banker skandalı olmuştu. Bazı tefeciler, bankacılar, vb. halkı dolandırıp kaçmışlardı.

  • 1980’lerde bizde banker skandalı olmuştu. Yaşı bana yakın olanlar, o yılların unutulmaz kişisi Banker Kastelli‘yi hatırlayacaktır.

Davetli çok sayıda banka yöneticisi pasaport kontrolüne geldi. Ben ve bazı arkadaşlar rahatça geçtik.

  • Benim pasaportumda “Pazarlama Yöneticisi / Marketing Manager” yazıyordu.

Pasaportunda mesleği hanesinde “banker” yazan arkadaşları polis sorgulamaya aldı. Fransa’ya neden geldiniz? Burada kimlerle ilişki içindesiniz? filan… Neyse ki MasterCard veya VISA yöneticileri olaya dahil ve müdahil oldu ve bu arkadaşları bir saat içinde kurtardılar.

😉

Nereden aklıma geldiğini sorarsanız… Linkedin’de “profesyonel ağıma eklenmek isteyen” bir genç arkadaş “ABC bankasında banker” diye yazmış da…

Bu yazının linkini ona göndereceğim. Şimdiden uyarayım genç arkadaşı.

😀