"başarı öyküsü" etiketli yazılar:

30 Temmuz 2013 Salı

Fikir doğarken

Kendisini ürün veya proje geliştirme konusunda yaratıcı zanneden kişiler, bir de başarılı olmuşlarsa şöyle söylemeye başlarlar: “Biz onlara göstermeseydik, ne istediklerini bilmeyeceklerdi”.

Bu düşüncenin zirvesi “Onlara sorsaydım, daha hızlı koşan at isterlerdi” diyen Henry Ford’a aittir.

Bu, Sanayi Dönemi’nden kalma bir düşünce yapısıdır. Üstelik o zaman bile yanlıştı. Henry Ford, ürün odaklı düşündüğü için, araba ile at arasında karşılaştırma yapmaktaydı.

Oysa işin müşteri tarafı çok açık bir şekilde ifade ediyor. “daha hızlı”.

😉

Özetle şunu söylüyorum: Müşterinin nasıl bir deneyim istediğini anlamak ile bu deneyime dayalı ürün veya hizmet veya uygulama veya araç geliştirmek başka işlerdir.

Ego’su büyük olanlar çıkış noktasını unutup, kendilerinden doğduğunu sanırlar.

😀

 

04 Kasım 2012 Pazar

Sayın konuşmacılar – 2

Yurt içinde ve dışında onlarca konferansa dinleyici olarak katıldım. Blog yazılarımda paylaşabildiğimden çok daha fazlasını öğrendim. Son zamanlarda, yurt dışı konferanslardaki bilgi yoğunluğunu içeride görmemeye başladım.

Gelip bizimle başarı öykülerinizi paylaştınız. Eh, güzel… Ama bana (ve benimle aynı fikirde olduğunu bildiğim onlarca arkadaşa) yetmiyor bunlar. “Aynı insanlar, aynı öyküleri anlatmaktan bıkmadılar mı?” diye düşünüyoruz.

🙁

Yabancı bir örnekle anlatacağım.

Bodyform’un 1:45’lik filmi ile gelen başarı öyküsünü beğendim. Ama yüzlerce benzerini de gördüm. Asıl merak ettiğim o değil.

Fikir şirkete sunulduğu andan itibaren ne konuşuldu, ne denildi, nasıl itirazlar oldu, itirazlar nasıl aşıldı? Senaryo son halini nasıl aldı, kimler nasıl katkılarda bulundu? Son saniyelerdeki Genel Müdür’ün gaz çıkartması kısmına nasıl karar verildi? GenelMüdür’ün kameraya arkasını dönerek bitirmesi ile, ön görüntüde beliren Bodyform’un logosu arasında bir ilişki düşünüldü mü? vb…

Diyorum ya, benzeri başarı öykülerinden yüzlercesini seyrettim, okudum. Sizin ödül aldığından çok daha yaratıcı, para kazandırıcı, itibar artırıcı, sorun giderici, yüksek engeyçmınt ve konvörşın oranlı onlarca örneği ezbere biliyorum.

Asıl ders alacağım kısmını anlatmayacaksanız, lütfen sahneye çıkmayın.

Lütfen…

😉

11 Ekim 2012 Perşembe

Rakip battı

En önemli rakibiniz battı.

İlk tepkiniz mutluluk, neşe olur. Onun en iyi müşterilerinden bazılarını artık siz alacaksınız. Onun boşalttığı pazar payının bir kısmı sizin olacak. Cironuz ve kârınız artacak…

Dereyi görmeden paçayı sıvamayın.  (Özellikle e-ticaret ve sosyal medya dünyasında)

😉

Hangi hataları yaptıklarına, hangilerini sürekli tekrarladıklarına bakın.

Tutamayacakları sözler mi verdiler, nakit akışını mı yönetemediler, birbirinin aynı teklifleri her müşterilerine mi sundular, teslimat sürecini mi yönetemediler, mal temini mi aksadı, kalite mi düştü, müşteri hizmetleri mi düzgün yanıt veremiyor, şikayetler sosyal medyaya düşmeden müdahale mi etmediler, her müşteriyi hemen portföylerine mi almak istediler, kadrolarına az maaş verip çok iş mi yüklediler, müşteriye teslim edilen işleri incelemeden çömezlere mi bıraktılar, müşteriyi kazanmaya odaklanıp elde tutmak için ek çabaları mı serfetmediler, neleri yanlış varsaydılar, neler yaptılar…

Büyük ihtimalle bir kısmını siz de yapıyorsunuzdur.

😛

Bağımsız gözle inceleyin. Tarafsız bakmayı beceremiyorsanız, başkasına inceletin. Beyin fırtınaları ile değerlendirin.

Feedback’lerinizi saptayın ve hemen önümüzdeki hafta başlayacak şekilde eylem planınıza koyun.

Gelecek sene, sizin hikayenizi Başarısızlık Zirvesi‘nde anlatmayalım.

😀