"başarısızlık" etiketli yazılar:

11 Ekim 2012 Perşembe

Rakip battı

En önemli rakibiniz battı.

İlk tepkiniz mutluluk, neşe olur. Onun en iyi müşterilerinden bazılarını artık siz alacaksınız. Onun boşalttığı pazar payının bir kısmı sizin olacak. Cironuz ve kârınız artacak…

Dereyi görmeden paçayı sıvamayın.  (Özellikle e-ticaret ve sosyal medya dünyasında)

😉

Hangi hataları yaptıklarına, hangilerini sürekli tekrarladıklarına bakın.

Tutamayacakları sözler mi verdiler, nakit akışını mı yönetemediler, birbirinin aynı teklifleri her müşterilerine mi sundular, teslimat sürecini mi yönetemediler, mal temini mi aksadı, kalite mi düştü, müşteri hizmetleri mi düzgün yanıt veremiyor, şikayetler sosyal medyaya düşmeden müdahale mi etmediler, her müşteriyi hemen portföylerine mi almak istediler, kadrolarına az maaş verip çok iş mi yüklediler, müşteriye teslim edilen işleri incelemeden çömezlere mi bıraktılar, müşteriyi kazanmaya odaklanıp elde tutmak için ek çabaları mı serfetmediler, neleri yanlış varsaydılar, neler yaptılar…

Büyük ihtimalle bir kısmını siz de yapıyorsunuzdur.

😛

Bağımsız gözle inceleyin. Tarafsız bakmayı beceremiyorsanız, başkasına inceletin. Beyin fırtınaları ile değerlendirin.

Feedback’lerinizi saptayın ve hemen önümüzdeki hafta başlayacak şekilde eylem planınıza koyun.

Gelecek sene, sizin hikayenizi Başarısızlık Zirvesi‘nde anlatmayalım.

😀

08 Ekim 2012 Pazartesi

Başarı unsurları

E-Tohum’un “Başarısızlık Zirvesi” sayesinde BAŞARI konusu yine gündemde. Facebook’da 4 ay önceki yazımı hatırlattım.

Her kim “ŞANS’ın rolü az” diyorsa, kesinlikle yalan söylüyordur” diye vurguladım.

Hepsi eski iş arkadaşlarımdan gelen yorumları irdelerken çok uzadı. Çok sayıda da eski yazıya referans vermem gerekti. Ayrı bir blog yazısı yapmaya karar verdim. Şöyle ki:

🙂

“Şans= hazırlık + firsat” diyebilir miyiz?

Basitce o anda CRM de çalışmıyorsunuzdur, ama surekli bu konu ile ilgili okuyup birikim ediniyorsunuzdur, bunu zaman zamanki konusmalarinizdan yoneticiniz de anliyor, ilgi ve cabanizi goruyor, sonra diyelim ki CRM bolumunde bir ihtiyac oldugunda hemen aklina bu kisi geliyor ve burada degerlendiriliyor.

Kişinin kendi hazırlığı gayreti firsatla beraber adi ŞANS denen birseye dönüşmüş oluyor 🙂 Hazırlığını yapmamış olsaydı yoneticisinin bu konuda algısı oluşmasaydı, bu durum oluşmazdı gibi..

Yanıt-yorumum:

Sevgili Seval,

Yazdıkların benim çocuklarıma söylediklerime çok benziyor. Şans ve yetenek uygun olsa bile çaba gerekiyor. Bu çaba, aynı işyerinde değerlendirilmese de başka yerden iyi teklif almanı sağlıyor.  

Bir de çabasız elde edilen şans var. Babamın “racon kesmek” yerine “ansiklopedilere bakalım” demesi ve benim bilmeden araştırma yapmayı öğrenmem gibi. Ama o bile, hazırlık ve çaba ile pekiştirilmezse, sadece “bir bilene soralım” düzeyinde kalırdı.

Çok haklısın.

🙂

Benim “Başarı “tanımım; BAŞARI=BİLİNÇ .

Yetenek,Potansiyel,Gerçekcilik ve Şans. Bunların farkında olabilme, kullanmayı isteme ve ne kadar kullanabildiğinle ilgili. Yani kendinin ne kadar FARKINDA olduğundur.

Yanıt-yorumum:

Sevgili Ebru,

Çok önemli bir noktaya değinmişsin. FARKINDALIK veya BİLİNÇ. Benim BAŞARI tanımım içinde değilse bile, temel taşlarından biri olarak çok doğru bulduğum bir unsur.

Bilinçli seçimler ile oluşturulmayan “ideoloji” ve/veya “fanatiklik”, sorgusuz sualsiz bir inancın, dogmanın peşinde koşan kişi, başkasının tanımında başarılı olsa bile benim tanımımda da sadece KUKLA’dır.

Ayrıca, elindeki gücün nereden kaynaklandığını bilmeyen (farkında olmayan) kişi, en güçlü olduğu anda bile kaybeden’dir. Emekli bakanların, milletvekillerinin, genel müdürlerin, subayların bazılarında gördüğümüz “eşekten düşmüş karpuz” tavrı da bunu doğruluyor.

Özetle, EVET.  Bence de çaba + yetenek + şans alanlarının hepsinin farkında olan ve anlamlandıran  bir BİLİNÇ gerekiyor. Bilinçli olunmazsa başarılı olunmuyor.

🙂

Si Nem

Doğru zaman + Dogru yer + Şans = BAŞARI

Yanıt-yorumum:

Sevgili Si Nem,

Bence “Doğru zaman + Doğru yer + Şans= BAŞARI” tanımı, sanki “tekrarlayan tanım” olmuş. Zira “Doğru zaman + Doğru yer = Şans” gibi geliyor bana. Bu durumda “Şans + Şans = Başarı” gibi oluyor.

Bence bu “Doğru zaman + Doğru yer + Şans= BAŞARI” tanımı, anlık veya geçici başarılar için geçerli. Ama hayatın ileri aşamalarında yeterli değil.

Örneğin iş hayatının zor zamanlarında da ayakta durmak için başka beceriler ve çabalar da olmalı.

Hele ki başarı tanımı, mutlu ve keyifli bir yaşam diye belirlenmişse.

🙂

Sizin BAŞARI tanımlarınız ve/veya sizin için BAŞARI’yı oluşturan unsurlar neler?

.

 

29 Eylül 2012 Cumartesi

Başarısızlığa giden yol

Bugün #basarisizlikzirvesi ne gittim.

İnternette girişim yapmaya niyetim yok ama nicedir “başarısızlık öykülerinin paylaşılması gerektiğini” söylüyordum. Fikren desteklediğimi göstermek için, kısa süre de olsa uğradım.

Özyeğin Üniversitesi’nin Çekmeköy kampüsünü rahatça buldum. Kapıdaki görevliler nazikti. Park yerine arabamı bıraktım. Başkasını umursamayanı resimlemekten kendimi alamadım.

🙁

Geç gelmiştim. Salon iyice doluydu. Arka kapıda ayakta durarak izlemeye başladım.

Bir genç “izin verir misiniz?” dedi. Yana çekildim. Geçti ve tam önümde durdu. Aramızda bir karış mesafe bile yok. Öylesine yakın, samimi… Kafası görüşümü kapattı.

“İzin isteyip ben onun bir karış önünde dursam, ne derdi acaba” diye düşündüm. Yapamadım.

🙁

Daha sonraki seansda Serdar Kuzuloğlu konuşmacıydı. Salona yine geç girmişim. Hemen her yer doluydu. Ön sırada 2 tane koltuk boştu.

Üzerlerinde 2 çanta vardı. Gittim ve “Oturabilir miyim?” diye sordum. Yanıt olumsuz idi.

Serdar Kuzuloğlu’nun konuşmasını ayakta izledim.

  • Çocuklarıma ve genç arkadaşlarıma söylediklediklerim… Kelimelerim ve örneklerim kısmen farklı, ama kavram tıpatıp aynı. Önce herkesin kendisi için BAŞARI tanımını yapması gerekir.

5 – 10 dakika sonra koltuklardan birine oturuldu.

Diğer koltuk, sadece çantayı misafir etti. Seansın sonuna kadar kimse oturamadı.

EKLEME: Şu resimde boş koltuk daha net görünüyor.

🙁

Ey sıfatlamadığım arkadaşlar… Ahlak’ın en basit ilkesi “sana yapılmasını istemediğini başkasına yapma“dır.

Nasıl başarılı olunacağını bilemem ama sizlerin sürdürülebilir başarılarınız olmayacağına eminim.

😉