"bilgi" etiketli yazılar:

19 Temmuz 2026 Pazar

Veriden Önce Yanıtlanması Gereken Soru

Sayın Ozan Kaan KARAMIK, Linkedin’deÇok acil, olmazsa olmaz denilip iş listesinin en önüne konan ama geliştirildikten sonra kimsenin kullanmadığı özellikler…” konulu bir mesaj iletmiş. Lütfen önce mesajın tamamını ve benim birkaç satırlık yorumumu okuyunuz.

Çok önemli bir konu olduğu için, mesajın altına uzun yorum yazmak yerine kendisinden blog yazısıyla yanıtlama izni istedim.

Bir blog yazısına sığdırmak için, aslında veri ambarı nasıl hazırlanır konulu kitap olmaması amacıyla bu yazıyı kısa tutmaya çalıştım. Çok önemli ve kapsamlı bir konu olduğundan, daha fazla ayrıntı öğrenmek istiyorsanız yazıda geçen her referans bağlantıya tıklayıp okumanızı öneririm. (Sonra yine bu yazıya geri dönmeyi unutmayın. Bağlantılar labirentinde kaybolmayın. 😊 )

Teşhis

Ozan Kaan KARAMIK’ı desteklememim nedeni şudur: “Çok acil”, “olmazsa olmaz” diye iş listesinin başına koyulan ama neredeyse hiç kullanılmayan özellikler, CRM ve BI projelerinin (IT değil) iş birimi tarafını yöneten kişi olduğumda benim de çok rahatsız olduğum konulardan biriydi.

Sorunun nedenleri şunlardır:

  1. İş birimlerinin çoğunluğu IT’den bekler ama verinin bilgiye dönüştürülmesinin sorumluluğu IT’de değil, bilgiyi talep eden iş birimindedir. (Plaza ingilişcesinde göre “business unit”)
  2. Verinin sahibi farklı birim olabilir ama bilginin sahibi talep eden iş birimidir. (Ozan Kaan beyin dediği gibi “Verinin sahibi ile bilginin sahibinin ayrışması meselesi az konuşulan ama sahada çok yaşanan bir durumdur.”
  3. Bilgiyi talep edenin, o bilgiyi nerede ve nasıl kullanacağına dair bir taahhüdü olmalıdır.

😉

Çözüm

Yukarıdaki paragraftaki konuları sırayla ele alalım.

İş birimi, hangi bilgiye ihtiyacı varsa önce o bilginin tanımını yapar. Aşağıda vereceğim örnek için aktif, inaktif ve kayıp müşteri tanımlarının yapılmış olması gerekiyor. (İlgili yazılar: [1] , [2] )

Bu tanımlar, en azından verilerin bilgiye dönüşmüş halidir. İş birimi bilginin hangi verilerin bir araya getirilerek oluşturulması gerektiğini de bilmek zorundadır. Bunu IT’den talep ederken, gerekli ayrıntıları belirtir.

Aşağıda yangın sigortası için hazırlanmış bir örnek var.

Dikkat etmişsinizdir. Güncelleme sıklığı da iş biriminin kararıdır. Tanımlar oluşturulurken elbette IT ile birlikte çalışılır ama son karar iş birimine ait olmalıdır.

😉

Bazı ürünler, karmaşık özelliklere sahip olabilir. Örneğin BES ödemeleri aylık olmak zorunda değildi. Farklı zaman dilimlerinde ödeme yapılıyordu. Bu durumda tanımlar uzayabilir.

Evet Ama Yetmez

Yukarıdaki (ayrıntılı görünen) tanımların en sağ tarafına (veya bu tanımların ayrılmaz parçası olan ayrı bir dosyada) bu bilginin ne amaçla istendiği de yazılmalıdır.

Bir dönemlerin ürün özelliklerini Türkiye’ye tanıtmak için hazırlanan reklamında “Ne yapacaksın bununla?” sorusu vardı. Bu soru, müşteri odaklı veri ambarı (MOVA) oluşturmanın en temel sorusudur. Unutmayın, veri ambarına çöp doldurursanız çöp alırsınız.

İş birimi “Bu bilgiyi

  • Müşteri ekranında kullanacağız,
  • Ödeme gecikmesi olduğunda hatırlatma mesajı göndereceğiz,
  • Aktif olmaktan çıkarsa müşteri geri kazanım projesi yapacağız [a] , [b],
  • Sigorta süresi bitmeden önce uzatma mesajı göndereceğiz,
  • Sigortalanan ürün doğrultusunda müşterinin gelir / varlık potansiyelini hesaplayacağız,
  • Çapraz satış teklifinde bulunacağız,
  • Raporlarımızda kaç yangın sigortası müşterimiz var kısmında göreceğiz,
  • vb… (muhtemelen siz daha fazlasını eklersiniz)

amaçları doğrultusunda kullanacağız” diye taahhütte bulunmalıdır.

Böylece hem kendilerine bir yapılacak işler listesi, hem de diğer ilgili taraflara önceliklendirme gerekçesi sunmuş olur.

Bilginin sahibi olması gereken birim/bölüm, bilginin ne zaman ve ne kadar gerekli olduğunu analiz edecek birikime sahip olmak zorundadır. Bu hazırlık sayesinde sadece bir defa gerekli olan bilgiyi hep gerekli sanmaz.

Kurumun IT Yürütme Komitesi’nde kullanımların tartışılması ve “Madem kullanmayacaktın, öyleyse neden bu kadar ısrarla istedin. Bunca emek harcanmasına neden oldun” diye hesap sorulması gerekir. Pahalı bir kaynak olan IT emeğinin etkin kullanılması sağlanır.

Projedeki Yeri

Yukarıda anlattıklarım, müşteri odaklı veri ambarını (MOVA) oluşturma sürecinin resimdeki ARINDIRMA ve ANLAMLANDIRMA aşamasının küçük bir parçasıdır.

ARINDIRMA ve ANLAMLANDIRMA çok önemlidir. Bir şehrin suyunu kaynağında arındırırsanız, herkes evine su arıtma cihazı koymak zorunda kalmaz. Benzer şekilde, veriyi kaynağında (işletim sistemlerinden MOVA’ya aktarırken) arındırıp anlamlandırırsanız, her departman / silo kendi excel tablolarını üretmek zorunda kalmaz, herkesin aynı dili konuşacağı ve aynı doğruyu bulacağı raporlar oluşur.

Yukarıdaki şekil, MOVA eğitiminde kullandığım 4 sayfanın birleştirilmiş hâlidir.

MOVA hakkında daha geniş bilgi arıyorsanız:

[A] – İşlevsel veri ambarları ile MOVA farkı
[B] – MOVA oluşturmaya nasıl başlanıldığı
[C] – MOVA’nın neden önemli olduğu
[D] – 2013’de MOVA olmadan Sosyal CRM olmayacağına dair alıntıyı
[E] – 2016’da MOVA olmadan Dijital Dönüşüm olmayacağına dair alıntıyı

okuyabilirsiniz.

Dahası Var

Şurada Sn. Ömer Mert, Gartner’ın Market Guide for Agentic Analytics raporu nu özetliyor ve “Dönüşümde kalıcı başarı yalnızca güçlü modellerle mümkün değil.

  • Güvenilir veri mimarisi,
  • tutarlı bir semantik yapı ve
  • sağlam yönetişim

bu dönüşümün temelini oluşturuyor” diyor.

====================

Burada Sn. Sibel Akoğlu hazırladığı infografiği açıklarken “Bütün bu mimari yaklaşımın, çoğu kaynakta CDP olmadan sağlıklı çalışmadığını okuyacaksınız. Silolaşmış veri malesef başımızın belası. Agent’ı doğru zamanda doğru müşteriye yönlendirmek istiyorsanız, bu kurgu için iyi bir CDP yapısı şart.” diyor. (CDP = MOVA)

Reklamlar

CRM eğitimlerime katılanlar, çeşitli sektör gruplarına ayrılırlar. Seçilen sektörde CRM projesi yapıyor gibi ilerleriz. Ödevlerden biri o sektörde veri sözlüğü hazırlamaktır. Elbette bir derste tüm bir kurumsal MOVA sözlüğü hazırlanamaz ama temel kavramlar oluşturulur.

Yıllardan beri CRM eğitimi verdiğim için, çok sayıda sektörün veri sözlüğünün ilk aşamalarına ait bilgiler bulunuyor.

====================

Ayrıca, CRM ve/veya BI projesi yapan bazı kurumlarda

  • IT ekiplerine “İş birimleriyle çalışma”
  • İş birimlerine “IT ile birlikte çalışma”

eğitimleri vermiştim. Bu eğitimlere ihtiyacı olan çok sayıda şirket olduğunu düşünüyorum. Büyük bir veri veya dönüşüm projesi yapacaksanız, aklınızda olsun.

😉

Linkedin’de yayınlandı

03 Eylül 2023 Pazar

Fikrinizi çalarlar mı? – 3

Fikrinizi çalarlar mı?” sorusunun “aslında aynı anlama gelen ama birbirine zıt” yanıtlarına [1] ve [2] , FİKRİNİZİ ÇALAMAZLAR örnekleriyle devam ediyorum.

(3)

2006’da iş hayatımın bankacılık kısmına son verdim. Bankanın eski Yönetim Kurulu Başkanı, bir petrol dağıtım şirketinin de Yön. Kur. Baş. idi. Çevresine “Burada çok veri var ama veriyi bilgiye dönüştürmüyorlar. Bu işi yapacak birini arıyorum” demiş. Beni önermişler.

İki kere ikişer saate varan görüşme yaptık. Ben uzun bir tatil yapmayı amaçlamıştım ama “Şu anda Genel Müdür yok. Birini bulunca icraatın içinde olmayacağım. Bu nedenle hemen gel ve işe başla” dedi. Beni ikna etti. İşe başladım.

İki ay sonra bir Genel Müdür geldi. Yeni Genel Müdür, başka akaryakıt şirketinin İngiltere ofisinde yöneticiyken buraya transfer edilmişti. Benim ne amaçla geldiğimi öğrendikten sonra “Bırakın şu bilgi yönetimi gibi şeyleri. Siz bir sadakat kartı çıkartın” dedi. Yön. Kur. Baş. “İcraata karışmıyorum. Genel Müdür ne derse odur” deyince bir sadakat kart çıkarmaya çalıştım.

İngiltere’de yöneticilik yaptığı için vizyon bekliyordum. Yanılmışım.

Bu arada, bağlı olduğum GMY – hiç nezih ve nazik olmayan biçimde – değiştirilmişti. Başıma gelecek olanı anlamalıydım 🙁 .

Yine bir Türkiye’de ilk defa… Çok sayıda banka ile çalışabilen, işlemleri doğrudan banka kredi kartına aktarabilen, isterseniz farklı zamanlarda farklı bankaların kredi kartlarına aktarabildiğiniz (böylece bütçenizi yönetebildiğiniz), RFID ile pompa bilgilerini okuyabilen, pompacının hata-hile yapamayacağı bir sadakat kartı tasarladım. Yine güncel teknolojiyi izlemeyen IT ile ve bunca özelliği taşıyan kartın üretimini olmayacak kadar ucuza getirmeye çalışan yönetim kademeleriyle cebelleştim. (Bu mücadeleler çok sayıda blog yazısına konu olabilir.) Sadakat projesini hayata geçirdik. 2008 senesinin tek başarılı projesi oldu.

Proje için 15 adımlık yol planı çıkarmıştım (aşağıda yönetici özetini okuyabilirsiniz). 5’inci adıma kadar gerçekleştirdik. 8’inci adıma kadar iş isteklerini hazırladım ve 7’inci adıma kadar olan kısmın testlerini yaptık.

2008’in tek başarılı projesiydi ama başarıdan ötürü hemen hiç olumlu cümle duymadık, aksine sürekli tehdit, taciz ve hakaret işittik. Bağlı olduğum – yeni – GMY (aşağılamayı yönetim tarzı olarak belirlemiş) hiç de birlikte çalışmaya uygun biri değildi. İşten ayrılmadan önce profesyonel ahlakın gereğini yaptım. Projemin mevcut durumunu ve gerçekleştirilebilir ufkunu – vizyonunu ayrıntılı olarak yazdım. (Altında imzam olan her belgeyi saklardım. Geçenlerde aşağıdaki dosyayı buldum ve bu yazıyı yazmaya karar verdim. 🙂 )

Bu gördüğünüz Yönetici Özeti. Arkasında her bir aşama için ayrıntılı açıklamalar var.

Yukarıda yazmıştım, bırakmadan önce 5’inci maddeyi hayata geçirmiştim. Kısa süre sonra 4 ve 3’e indi. Şimdi bildiğim kadarıyla o düzeylerde sürüyor.

Diyeceğim şu: Bırakın fikrinizi çalmalarını, açık açık ortaya koysanız, vizyon ve hedefler konusunda ayrıntılı belge bıraksanız bile işe yaramayabilir. Bıraktığınız noktada bile tutamazlar, siz olmayınca geriler. Piyasadaki alelade ortalamaya kadar düşebilir.

 

 

İster “taşıma suyla değirmen dönmez” deyin, ister “ithal vizyonla proje yönetilmez“… Profesyonel ahlakınız gereği projenin gerekçelerini ve stratejik hedeflerini açıkça yazsanız bile hayata geçiremiyorlar. Dolayısıyla, hiç korkmuyorum “fikrimi çalarlar” diye… ÇA-LA-MAZ-LAR.

Keşke çalsalar. Birileri – çoğunlukla – yıllar sonra hayata geçirir ve başarılı olursa gerçekten sevinirim. Çok doğru düşündüğüm kanıtlanmış olur.

😉

Girişte “aslında aynı anlama gelen – birbirine zıt – iki yanıt vereceğim” yazmıştım. Gelecek yazının konusu “fikir nasıl çalınır” olacak. Yine gerçek hayattan örneklerle…

😀

30 Ağustos 2022 Salı

Yazarkasa Fişi ve Deneyim

Müşteri Deneyimi eğitimlerimde, yaşamın her aşamasında müşteri (yerine göre kullanıcı ve/veya tüketici de olabilir) deneyiminin ne kadar önemli olduğunu anlatıyorum. İlginç bir örnek nicedir aklımda duruyordu. Bugün paylaşmaya karar verdim.

🙁

Giderleri görmek için yazarkasa fişlerini inceliyorum. Araya zaman girmişse ve o alışverişte ne aldığımı hatırlamazsam, şaşırıp kalıyorum. Fişte o kadar anlamsız şekilde belirtilmiş ki…

Bir örneği Twitter’da paylaştım.

Sanki süpermarketten 34,95 TL‘ye %1 KDV ile “Meşhur Hendek Evi” (nasıl bir şey ise…) satın almış gibiyim. Aslında yoğurt almıştım. Ama ne aldığım yazmıyor.

 

 

Twitter’de şikayetimi yazınca Furkan Açıkgöz güzel bir örnek paylaştı.

Furkan Açıkgöz’ün paylaşımını müşteri deneyimi eğitimi malzemelerime ekledim.

😉

Yerel veya ulusal pazardaki hemen tüm perakendecilerin yazarkasa fişleri bu durumda. Twitter yorumlarında Can

Ben bu tür aksaklıkları tasarımcıların kullanıcı deneyimi eksiğine bağlıyorum. Bu fiş çıktısını tasarlayan hiç alışveriş yapıp fiş kullanmamış olmalı yani. 🙂
Hizmet işlerinde çok sık karşılaşıyorum”

diye yazmış. Benim aklımdan da aynısı geçiyordu. Fişi tasarlayan kişi, bu fişin muhasebede nasıl kullanılacağı konusunda sadece şekil şartlarını öğrenmiş. “Bunu gider gösterince muhasebeci ne der?” sorusu aklından bile geçmemiş.

EKLEME:

MİGROS fişlerinde de durum aynı.

Fişte

** MASTERFARM KURU K
** KIRDAG AYDIN K. IN

yazıyor. Birincisi “kuru kayısı” sanırım ikincisi “kuru incir”. Aşure zamanıydı da o sayede hatırladım.

🤔

“Önce ürün, sonra marka” diye bir sıralama getirilmesi gerektiği kanaatindeyim. Bu standardı da sektörün büyüğü olduğunu iddia edenlerden bekliyorum.Şimdiye dek onlarca kez (bazıları [1] ,  [2] , [3] , [4] , [5] ) yazdığım, sohbetlerimde yüzlerce kez söylediğim gibi:

Bilgi almayı da, bilgi vermeyi de öğrenmek hem kültür hem de süreçtir.

🙁