"çip" etiketli yazılar:

02 Mayıs 2009 Cumartesi

Bırak dağınık kalsın

Gençleri biliyorsunuz. Hatta sizlerin çoğu o yaş grubunda.

Biraz 🙂 dağınık oluyorlar. Üstlerinden çıkanı bir yere atıyorlar. Odalarına başkasının girmesini de istemiyorlar. Odanın birkaç yerinde yığınlar oluşabiliyor. Ama aradıklarını bulamazlarsa, sorumlusu yine anne-baba

“Benim siyah gömleğim nerede?” “Pantalonumu bulamıyorum.” “Çoraplarımı kim aldı.”

😉

Teknoloji buna da çözüm getiriyor.  Dağınıklığa çözüm bulamıyor ama kendi dağınıklığınızın içinde aradığınızı bulmanızı sağlıyor.

Daha önce RFID çiplerden söz etmiştim ([1] ve [2]). Yine onlar sayesinde…

Mor gömleğinizi mi arıyorsunuz. Bilgisayarınızı açacaksınız. Masa üstünden “Odam” resmine dokunacaksınız. Odanızdaki tüm eşyalarınız orada sıralanmış durumda. “Mor gömlek”i tıklayacaksınız. Hem 3 boyutlu olarak odanızın neresinde olduğunu gösterecek, hem de “sarı pantalonun yanında, kırmızı tişörtün üstünde” diyecek.

Hatta “3 gündür giydiğin çorapları da artık çamaşır sepetine bırak” diye uyarı da yazacak.

Gerisi size kalmış. Kendi kendine üstünüze giydirip, yakıştığını söylemeyebilir. En azından birkaç yıl daha…

😛

21 Şubat 2009 Cumartesi

Sadakat projelerinde kartlar

Sadakat projelerinde kartlar, sadece müşteriyi izlemeye yarar.

Pizza veya hamburger ısmarladığınız yer sizi telefon numaranız üzerinden takip eder. Dükkandan hizmet verdikleri zaman basit de olsa CRM yapamazlar.  Ama eve teslim sayesinde beğenileriniz (turşu sevip sevmediğiniz, kolayı hangi marka içtiğiniz, vb.) hakkında fikir sahibi olabilirler. Size özel öneri geliştirebilirler.

Amazon (ve diğer sanal alışveriş siteleri) kart vermiyor, sizi kurabiye (cookie) ile izliyor.

Gerekli olan 2 etmen: ayrıştırma ve tanıma olarak ifade edilebilir. Diğer insanlardan farklı olan ve hiç karışmayacak bir şekilde ayrıştırmak ve bu kişinin siz olduğunuzu her seferinde tanımak gerekir.

Özetle, bu iki unsuru yapabilenler alışverişleriniz sayesinde hakkınızda bilgi biriktirebilir ve kendi çaplarında CRM yapmaya başlayabilir. Fiziki alışverişlerde bu iş kart üzerinden yapılıyor.

Teknoloji ilerledikçe, önce çip, sonra da göz bebeğiniz üzerinden yapılacak.

Bu yazı, şu yazıların devamı niteliğindedir:

16 Şubat 2009 Pazartesi

Teknoloji perakendenin hizmetinde (2)

Daha önce Marketingcircle.net de bu isimde bir yazıyı yayımlamıştım.  Bu yazıda teknolojinin perakendecilik ile birlikte nasıl çalışacağı konusunda bazı örneklerden söz edeceğim.

Okuduğum (maalesef yerini hatırlamadığım için referans veremediğim) bir makalede “Perakende insanın kendisidir” diyordu.

Çip teknolojisi ucuzladıkça teknoloji daha fazla hayatımıza girecek. Şu örnek uygulamaların deneyleri 10 yıl önce yapıldı. Çiplerin ucuzlaması bekleniyor.

  • Hazır kek alıp eve geliyorsunuz. Fırına koyuyorsunuz. Fırındaki bilgisayar, kekin altındaki tepside bulunan çip ile anlaşıyor. Ne kadar sıcaklıkta ve kadar sürede pişeceğini bildiriyor. Fırın kendiliğinden bu sıcaklığa ayarlanıyor. Süre tamamlanınca da hem sıcaklığı kapatıyor, hem de size haber veriyor.
  • Gömlekleri çamaşır makinesine koyuyorsunuz. Makine gömleklerde bulunan çipler ile temasa geçiyor. Ses çıkartarak sizi yanına çağırıyor. Küçük ekranda “kırmızı gömleği çıkarmalısın. Diğer çamaşırları boyayabilir” yazıyor. Siz gerekeni yaptıktan sonra, makine optimum su sıcaklığı ve sabun ayarını kendisi hesaplıyor.
  • Yazar kasanın yanına geldiğinizde her ürünü teker teker arabadan çıkartıp kasaya dizmenize gerek kalmıyor. Tüm ürünlerdeki çipler ile yazarkasa size toplam bedeli ve dökümünü veriyor.
  • Eğer “bu ürünü alırsanız şunu bu kadar ucuza alırsınız” gibi bir çapraz satış promosyonu varsa, market arabasındaki ekrandan sürekli bilgi veriyor. Arabaya promosyon ürünlerinden birini koyduğunuz takdirde, diğerini de alana kadar size kırmızı ışık ile hatırlatma yapıyor.

Dediğim gibi, bu uygulamaların deneyleri yıllar önce yapıldı. Çip fiyatları ucuzlayınca hayatımıza iyice girecek.

Evin ihtiyaçlarını cep telefonumuza SMS ile bildiren, kullanım süresinin sonuna yaklaşan ürünleri hatırlatan buz dolapları hayal olmaktan çıkacak.

Elbette, hem hayatımız daha kolaylaşacak, hem de daha izlenebilir olacağız.

Belki o zaman siz de “CRM’e karşı omuz omuza” dersiniz. Belli mi olur…

😉