"deneyim tasarımı" etiketli yazılar:

17 Nisan 2019 Çarşamba

Bebeveyn Deneyimi

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde 3 farklı derse giriyorum.

Bu 3 dersin ortak noktası “müşteriyi dinlemek ve sorunlarına çözüm bulmak“.

😉

Az önce e-bebek Genel Müdürü Halil Erdoğmuş‘un bir Linkedin paylaşımını gördüm.

Şöyle diyordu:


Bundan iki yıl önce 23 yıllık hayalin gerçekleşmesi diye duyurduğumuz bebek bezimiz tam 2 yaşına bastı. Türkiye’de internet hariç yakaşık 43.000 noktada irili ufaklı 10 ulusal marka bebek bezi satılıyor. Bizim bebek bezimiz ise sadece ebebek.com ve 140 ebebek mağazasında satılıyor. Yani çok kısıtlı yerde bulunuyoruz. Peki başarı nasıl geldi? Cevap çok basit tüketiciyi dinledik, onların basit gibi gözüken taleplerine kulak verdik. Bu basit farklar nedir?

  • Dünyada hiç bir üreticinin cesaret edemediği şekilde tüm ebatlarımızı 50 li ve 100lü yaptık. bizde 3 numarada 100 adet 4 ve 5 numarada 100 adet. Bu sayede anne babalar ped başına fiyatını çok kolaylıkla hesaplıyabiliyorlar.
  • Bebeveynlerimiz kirli bebek bezlerini evde çöpe atarken sıkıntı yaşıyorlardı, tüm paketlerimize kötü kokuyu hapseden çöp poşetleri koyduk.
  • Bebeveynlerimiz taşıması kolay büyük paketler istiyorlardı, kutularımıza plastik bir sap ilave ettik ve kolay taşınır hale getirdik.
  • Biz Türkiye’nin en kaliteli bebek bezini üretmedik lakin Türkiye’de ki ulusal markaların ortalama kalitesinden daha iyi bir kalitemiz var.
Sonuç; ikinci yılında bir üst kalite çeşidimizi lanse ederken tek başımıza pazar da % 2 paya doğru emin adımlarla ilerliyoruz.

TEŞEKKÜRLER

Bu arada, “bebeveyn” sözcüğünü de çok beğendim.

Linkedin’deki videoyu izlemek isterseniz, resmin üzerine tıklayın.

Halil Erdoğmuş’u birkaç e-ticaret sohbetinde veya konferansında dinlemiş ve blog yazılarında paylaşmak istediğim cümleleri defterime not etmiştim:

En iyi reklam, olumlu müşteri deneyimidir. Müşteri, yaşadıklarını herkesle paylaşır. Reklama para vermek zorunda kalmazsın

Fenomen, influencer… Bunlara para vereceğine, bütçeni hedef kitlendeki müşteriye indirim olarak kullan. Onların deneyimi daha etkili olur.

En iyi ürün geliştirme, müşteri geri bildirimidir. Neyin doğru olduğunu, neyin yanlış çalıştığını bildirir.

En iyi sadakat programı, rakiplerinden daha üstün müşteri deneyimidir. Aynı deneyimi tekrar yaşamak ister.”

🙂

Müşteri deneyiminin ve müşteri geri bildiriminin önemini eğitim malzemesi olacak şekilde dile getirdiği için Halil Erdoğmuş’a ben teşekkür ediyorum.

.

17 Şubat 2019 Pazar

Şehir, Deneyim ve Marka İlişkisi

Daha önce defalarca yazdım. Markanız, bizim deneyimimizdir.

Nobel ödüllü psikolog Daniel Kahneman’ın “İnsanlar tecrübelerinin sadece iki anını hatırlar: zirvesini ve sonunu” cümlesini de unutmayalım. Daha önce verdiğim “Müşteri’nin sahibi kimdir”; “Kimin müşterisi”; “Sorun’u kazanç’a çevirmek” örnekleri de bu görüşü doğruluyor.

  • Zirve dediğimiz zaman, sadece en iyi an akla gelmemeli. En kötü an da bir zirvedir ve zirve unutulmuyor.

Bunları neden yazdım?

Sabah bir Tweet gördüm.

Duvarlara posterler asabilirsiniz, harika sloganlar uydurabilirsiniz, vizyon, misyon cümlelerinizi çerçeveletebilirsiniz.

🙁

Daniel Kahneman zaten söylemiş. Sonu kötü biten deneyimin ön çabaları heba olur.

Her kuruşuna değer” demek yerine “Bir daha gitmem” denilmesini sağlar. Gaziantep’i (veya bir şehri, bir ülkeyi) marka yapmak isteyenlere duyurulur.

.

03 Şubat 2019 Pazar

Amazon’un Olumsuz Gidişi

Amazon’un nasıl aşk markası olduğunu yazmıştım. Amazon yıllardır “müşteri deneyiminde en başarılı örnek” diye anılıyordu. Ben de derslerimde ve eğitimlerde, Amazon örnekleri veriyordum.

Son zamanlarda aksi yönde çok fazla yazı okuyorum. Müşteri deneyimi konusunda, Amazon hakkında olumsuz yazıların sayısı hızla artıyor. Bunlardan biri Customer Think‘de yayınlandı.

Bu yazıda yazar, İyi, Kötü ve Çirkin üçlemesi üzerinden üç Amazon deneyimini paylaşıyor.

İyi-ce dediği deneyimde, Amazon’dan izlemek istediği filmlerle ilgili bir deneyimi anlatmış. Önce senaryoları katı ve sınırlı bir “aptal” chat bot nedeniyle sorunu çözemiyor. Yazarın sorunu oradaki senaryolara uymuyor. Sonra çabalarla bir insana ulaşıyor. Çözüm olarak “Paranız iade edilecek” yanıtını alıyor.  “Benim derdim paranın iadesi değil, bu sorunu gidermeniz” diye ısrar ediyor. Sonunda amacına ulaşıyor.

Müşteri deneyimi uzmanlarından biri olduğu için, sonu iyi biten bu deneyimin her aşamasındaki yanlışları ve süreçteki kötü noktaları da vurguluyor.

  • Amazon, benzersiz müşteri deneyimi sunmak değil müşteri etkileşim maliyetlerini azaltmak için chat bot kullanıyor;
  • Müşteri Destek Birimi performans ölçütü, çözülen sorun değil de konuşma sayısı olduğu için, “parayı iade edelim” deyip kapatmak eğiliminde…

*

Kötü deneyimde, zamanında teslim edilmeyen bir elektronik alet konusundaki serüvenini anlatmış. İki gün içinde teslim yazıyormuş. Ismarlamış. Teslimatta uzun süre gecikmeler olmuş. Yazar, ilk talebi iptal etmiş ve yeniden aynısından ısmarlamış. İkincisi vaad edilen zamanda gelmiş.

Para iadesinin hesabına geçmediğini göründe Amazon’a başvurmuş. Önce yine chat bot ile karşılaşmış. Bir insan ile görüşmek istemiş ve dakikalar sonra ulaşmış. Para iadesi için Amazon ambarında ürünü bulmaları gerektiği, ancak o zaman iadenin geçerli sayılacağı ve para iadesinin gerçekleşeceği söylenmiş.

Teslim tarihi sözünü tutmayan ve malı teslim etmeyen Amazon var. Hiç malı görmemiş birinin parasını geri alması için kendi belirsiz süreçlerini bahane olarak söylüyor. Yazar şöyle yorumluyor:

  • Hızlı büyüyen kurumlar gibi Amazon da artık kendi yöntemlerine, işlemlerine ve süreçlerine odaklanıp, müşterimi deneyimini ciddiye almamaya başlamış

*

Çirkin deneyim şöyle olmuş. Yazar, yakınlarına yılbaşı hediyesi olarak elektronik eşyalar almış. İçlerinden biri, bu ürünlerde artık indirim olduğunu görmüş. “Fazla ödediğini geri almasını” söylemiş. Diğerleri de ona katılmış.

Yazar, insana ulaştıktan sonra sorununu aktarmış. Yasa gereği ürünleri Amazon’a göndermek ve parasını iade almak için 28 günü daha olduğunu hatırlatmış. İade edip, yeniden aynı ürünleri daha ucuza ısmarlamak yerine, aradaki tutarın ödenmesini veya “hediye kartı” ile verilmesini söylemiş.

Böyle bir uygulama olmadığı yanıtını almış. Bunun üzerine ürünleri iade edip, aynısından daha ucuza ısmarlamış ve yeni ürünleri almış.

Böyle uygulamamız yok” karşılığında Amazon:

  • Birçok ürünün iade kargo parasını ödedi;
  • Bir çok ürün için iade işlemi yaptı – hem ürünler ambarda yerlerine döndüler, hem de sistemde birçok işlem yapıldı;
  • Çok sayıda ürün yeniden bir araya getirildi;
  • Bunların teslimat bedelleri ödendi;
  • Hem birçok maliyet yarattı, hem de müşteri güvenini sarstı.

Yazar, “Açıkçası, bu aptallığı anlamıyorum. Kendini ayaklarından vurmak, Brexit’le somutlaşan dar görüşlülük ve saçmalığın benzeri“demiş.

*

Beni çok mutlu ve hevesli bir müşteriden mutsuz müşteriye döndürdü. Öylesine mutsuz oldum ki, bunu herkesle paylaştım. Amazon’a devam eder miyim. Uygun olursa EVET. Daha iyi biri çıkar çıkmaz yenisine giderim.” diye yazmış.

Yazının altındaki yorumları da okudum. “Brexit aşağılaması“na takılan bir kişi dışında hemen herkes, Amazon’un müşteri deneyiminin kötüye gittiğini belirtmiş.

😉

Son zamanlarda, tanıdığım (Türkiye dışı) Amazon kullanıcıları da müşteri hizmetlerinde ciddi bir düşüş olduğunu söylediler.

Yukarıda farklı ürünler ve farklı süreçler söz konusu. Bunca farklı süreçten müşteri açısından en rahatsız edici ve/veya en sık rastlanır olanı seçip düzeltmek gerekir. Şurada yazıldığı gibi…

🙁

Perakende (B2C) müşterilerle durum bu.

Tedarikçi (B2B) kısmındaysa, tekelleşme eğilimi ve platform’u oluşturan tedarikçilere, kendi markalı ürünleriyle (PLC) rakip olmak da ayrı bir yazının konusu. Bence Amazon, iki ayrı yönden kendi ayaklarına kurşun sıkıyor.

.