"doğa" etiketli yazılar:

20 Mayıs 2009 Çarşamba

Adrasan'da 3 gün

16 – 19 Mayıs tatilini Adrasan’da geçirdim. 30+ yıllık sınıf arkadaşlarımdan bazıları ile…

  • Adrasan adının anlamını sorduğumuzda, “ada arası” kelimelerinden geldiğini söylediler. Daha da eskilerden olduğu kanaatindeyim. Yani pek inanmadım.

Adrasan koyu, bir doğa şaheseri. (Yukarıdaki bağlantıya tıklamanızı öneririm.) Kaldığımız otelin ortasında bir meyve bahçesi vardı.

Kayısı daha olmamış. Çağlalar salkım gibi duruyordu. Öylesine severim ki… Böyle ekşi çağla, yanında çook rakı götürebilir.

img00081-20090517-1840

Erik ağacı da vardı. Friendfeed’de izleyenler bilirler. Can erik’in fanatiği durumundayım.

img00082-20090517-1841

Bir de karadut… Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun “Karadutum, çatal karam, çingenem…” şiiri her an akıldan geçer…

img00083-20090517-1841

Sıkça ziyaret edince bu ağacı, ellerim karadut renginde gezmek zorunda kaldım. Üstümde de birkaç leke oldu. 🙂

Akdeniz Bölgesi olduğundan, elbette portakal ve limon ağaçları da vardı.

img00098-20090519-0936

Bahçenin bekçisi ve ailesini de resimlemeden geçemedim.

img00080-20090517-1840

Cep telefonum ile ancak bu kadar resim çekebildim.

Kafanızı dinlemek isterseniz, henüz fazla bozulmamış bu yöreyi öneririm.

Biliyor musunuz… Hırvatistan, reklamında “Mediterranean, once it was” (Akdenizli, bir devirlerdeki gibi…) diyor. Burası da öyle… Eskiden olduğu gibi

😛

21 Ocak 2009 Çarşamba

Geri dönüşüm

“Karar verilen an ile elde edilen sonuç arasındaki zaman arttıkça, araya yanlış kararlar girer.” demiştik.  İlginç bir örnek anlatacağım.

Bir dönemler, 1975 – 1980 yılları arasında turistik bölgelerde kese kağıdı kullanımı yasaklanmıştı.

Tüm sahil kasabaları, Marmaris, Bodrum, Alanya, Silifke… hepsinde şeffaf naylon torbalar kullanılmasına karar verildi.

Neden mi? “Çevreci” olmaya çalışıyorduk. Kese kağıdı yapmak için ormanlar kesiliyordu. Ağaç katliamını azaltmaya niyetlenildi. Üstelik, şeffaf torbalar sayesinde “kazıklama” azalacak,  “temizlik” de öne çıkacaktı. Belediye Başkanları uygulamayı öğüp duruyorlardı.

Çevreci isen, kağıt değil naylon kullanmalısın” deniyordu.

O yıllarda, zeytinyağı zararlı idi. Hele tereyağı… “zehir ye, daha iyi” deniyordu. En sağlıklısı margarin idi…

Bana hap gibi sunulan uygulama ve sloganlara kuşku ile bakmamın nedeni bu gibi örnekleri çok fazla yaşamış olmamdan kaynaklanıyor.

🙁