"doğum günü" etiketli yazılar:

16 Haziran 2019 Pazar

60+ müzikali

Hayatımın ilk günlerini hatırlamıyorum. Bazı anıların da gerçekten bana ait mi olduğu, yoksa çok defa anlatıldığı için bende yapay bir hafıza mı yarattığı konusunda ciddi kuşkularım var. Onları es geçiyorum.

Çocuklarıma ve dostlarıma, “en başından” anlatmaya başlayayım desem… Belediye otobüsünde annemin kucağında oturmuş giderken dükkan levhalarını okuduğumu ve annemin şaşırdığını anımsıyorum. En eski anım bu.

Çocukluğumun, yazları Niğde’de geçen anlarını çok daha keyifle anımsıyorum. Diğerleri hep birkaç saniyelik görüntüler.  Bazıları hüzünlü.

Hayatımın bazı dönemlerini yazmıştım.

Bu ikisi dışında çoook sayıda anı da blogda paylaşıldı zaten.

Genelde şanslıyımdır. Özellikle kendimden çok başkalarına uğurlu gelirim. Sabah siftahı benim paramla yapanlar, o gün çok kazanırlar.

Bir de… Babalar günü ile doğum günüm ya aynı gündür, ya da çok yakındır. Daha ne olsun.

😀

Bugünler için şunu söyleyebilirim.

Çocukken ve gençken kurduğum çok sayıda hayal vardı.  Bunların makul olanlarını gerçekleştirdim; diğerlerinin pek de anlamlı olmadığını öğrendim.  İnsan zamanla hayatta neyin önemli olduğunu anlıyor. Para ve unvan ve şöhret, kesinlikle bunlardan değil. (Zaten gençken de parayı hiç ilk sıraya koymadım.)

Ömür sona ermeden yaşamak istediğim birkaç hevesim daha var ve onlardan daha önemli başka şey yok benim için.

🙂

Her şey değişiyor ve değişmeli de… Ben de…Bazı eski hatalarım, onları yaptığım zamandan daha fazla canımı yakıyor.

Yaşamın sertleştirdiği yönlerimi yumuşatmaya çalışıyorum. Bir yandan da yıllardır söylemediklerimi dile getirme çabasındayım. Bu ikisinin zaman zaman çeliştiğinin farkındayım ama… Bu çelişki anını da seviyorum artık.

Başarılarına şahit olmak istediğim çocuklar ve gençler var. Yüzlerce öğrencim oldu. Maalesef, bir devirlerin efsane öğretmenleri gibi herkesin adını ve numarasını akılda tutma becerim yok. Üstelik, hafızam giderek zayıflıyor. (Karşılaştığımızda isminizle seslenmiyorsam, buradan özür diliyorum.)

Öğrencilerimden ve sosyal mecralar sayesinde tanıştıklarımdan sadece bazılarının adı aklımda kaldı. Onlar da hep aklımda olacak. Onları izleyeceğim. Başarılarından gurur duyacağım.

Bu yaşlarımın çok değerli olduğunun bilincindeyim. İnsan bazen gençliğini arıyor ama 40 yıllık dostluklar, gençken olmuyor.  Kime dostça sarılacağını öğrenmek var ya… 40 – 50 yıla değer.

Yıllar artık getirdiklerinden fazlasını götürüyor. Hemen her fırsatta, “keşke burada olsaydın” diye andığım çok sayıda akrabamı, arkadaşımı, dostumu da kaybettim.

Ömür uzadıkça, dostlukların süresi artıyor ama sayısı azalıyor.

🙂

Biz bu ömrü, büyük bir kaos yaşamadan bitirirsek, daha ne olsun. Mezar taşına ne yazıldığı önemli değil. Hatırlayanların keyifle anması önemli.

Notlar:

  • Müzik parçalarının sözlerini de seviyorum. Ancak, sevdiğim parçaları sıralarken sözlerinin değil, isimlerinin duruma uymasına çalıştım.
  • Sevdiğim parçalar bunlarla sınırlı değil. Daha yüzlercesi var.
  • Sevdiğim parçaların çoğunun klasik esintiler taşıdığını görürseniz şaşırmayın. Bir dönemin rock star’ları, İngiliz Kraliyet Müzik Akademisi mezunlarıydı. Ben (birkaç istisna dışında) oralarda takılı kaldım.
  • Yukarıdaki karikatür Erdil Yaşaroğlu’ndan alıntıdır.

Sevgiler

17 Haziran 2017 Cumartesi

Yeni bir yaş

Dün 61’i devirdim.

Bana mesaj gönderen herkese teker teker yanıt vermeye çalıştım.

Eşim “Sen doğum günlerini önemsemezdin, ne o bilgisayarın başında…” deyince “Doğum günlerini önemsediğimden değil ama kutlayanları önemsediğimden…” diye yanıtladım.

Ola ki mesajınızı atlamışsam ve bizzat yanıtlamamışsam, burada özür diliyorum.

🙂

Nasıl başladı doğum gününü önemsememek, onu anlatayım.

14 yaşımdaydım. Doğum günümü kutlamak amacındaydım. Evde yapılan güzel bir keki pasta gibi süsleyerek filan… Hep annem kek yaparken ona yardım ederdim, o gün ben kek yaparken annem yardım etti. Bendeki bu hevesin nedenini düşündü ama bulamadı. Sordu, söylemedim.

Oysa… Evin büyüklerinin aklı başka yerdeydi.

Akşam yemeğinden sonra, bir ergen kırılganlığıyla “Bugün benim doğum günümdü. hepiniz unuttunuz” dedim. Çok kırılmıştım.

Sonuçta iyi oldu. Sonraki yıllarımda doğum günümü pek önemsemedim.

🙂

Hakkını yemeyeyim, çok şaşaalı doğum günü kutlamalarım da oldu.

Beykoz’da güzel yerlere belediye el koymadan önce, ne keyifli gün batışlarını birlikte kutladık; 30 küsür yıllık arkadaşlarla Boncuk veya Yakup’ta ne kadar keyifle kadeh kaldırdık; kaç kere “Bu sene kutlamayacağım” diye düşünürken pasta alıp gelen “Haydi birlikte kutlayalım” diyen yakın dostlarım ile şenlendirdik…

🙂

Geçmişe dönüp baktığımda, ilkokul ve ortaokul yıllarımı anmaktan pek hoşlanmıyorum.

Lise bana iyi geldi. 40 yılı aşan dostluklarımın temeli orada atıldı.

ODTÜ’deki hocalarımın ve sınıf arkadaşlarımdan bazılarının üzerimde çok emeği geçti. En çok da, Şule… (Sınıf arkadaşım ile evlendim).

İş hayatımda çoğunlukla şanslıydım. Yine üzerimde emeği olan, bugünkü kişiliğimi oluşturan çok sayıda yöneticim ve iş arkadaşım oldu. Hatalarımı düzelttiler, başarılarımı desteklediler.

Ücretli iş hayatını bırakıp danışmanlığa başladığım yıllarda sosyal mecralar ortaya çıktı. Bu sayede tanıştığım bazı arkadaşlarla birlikte işler yaptık, (bence) çok güzel projelere imza attık. Birlikte çalışmadığım bazı arkadaşlarla da çok sağlam dostluklar oluştu.

Bana emek ve zaman harcayan herkese şükran duyuyorum.

😉

Geçenlerde 40 yaşına basmış bir arkadaşa “21 sene önce kullandım, çok keyifliydi. Umarım sana da aynı şekilde yararlı olur” diye yazdım.

Sonra düşündüm. “Ömrü yeten herkes kullanıyor, ama yine herkes sıfırdan mı başlıyor?” diye. Maalesef bazıları kendilerinin yeni bir senesini değil, başkalarının kullanılmış yıllarını yaşıyor. Üzücü.

😉

Ben sizlere, her yeni yaşınızın tümden (yüzde yüz) size ait olduğu nice yılları sağlık ve keyifle, sevdiklerinizle ve dilediğiniz gibi yaşamanızı dilerim.

İyi ki varsınız.

.