"e-ticaret" etiketli yazılar:

06 Mayıs 2019 Pazartesi

Omnichannel Deneyim

Nordstrom, 2017 sonlarında Los Angeles’te, Batı Hollywood’da Nordstrom Local adıyla farklı bir mağaza açmıştı.

Bu mağazada satışa sunulan ürünler yoktu. Onun yerine online siparişlerin mağazadan alınması, değişiklik yapılması, terzilik işleri ve şekillendirme hizmetleri sunuluyordu. Mağaza size özel hizmet sunan bir stilist, sizin için giysi seçiyordu. İsteyenler manikür hizmeti alıyor, bir kadeh şarap içebiliyor, Internet’ten sipariş ettiğini alabiliyor veya iade edebiliyordu.

Ayrıca Nordy Club isimli sadakat programının üyeleri, özel etkinliklerinde mağazayı kullanabiliyorlardı.

Deneme başarılı olunca Brentwood ve Los Angeles merkezinde de mağazalar açtılar.

Şimdilerde, Los Angeles’deki tüm “internet’ten ısmarla, ertesi gün gel-al” [next-day pickup] pazarının %30’unun Nordstrom Local mağazalarında yapıldığını iddia ediyorlarmış. Ayrıca, Nordstorm Local’leri ziyaret edenler, ortalama internet alışverişinin 2,5 katı harcama yapıyorlarmış.

Bu omnicahnnel uygulamanın başarısı Nordstrom’u yüreklendirmiş. Artık New York’da da bir Nordstrom Local mağazası açmaya karar vermişler.

Bizde hâlâ, aynı markanın mağazasından aldığını mağazaya, internet sitesinden aldığını e-ticaret sitesine iade etmeyi zorunlu kılan ve kanallar arası fiyat ve davranış farkını doğal karşılayan markalar vardı ya…

Ben pek ilgilenemedim. Son zamanlarda bu ve önceki [1] , [2] , [3]  örneklerden öğrenip düzelmişler midir?

.

17 Nisan 2019 Çarşamba

Bebeveyn Deneyimi

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde 3 farklı derse giriyorum.

Bu 3 dersin ortak noktası “müşteriyi dinlemek ve sorunlarına çözüm bulmak“.

😉

Az önce e-bebek Genel Müdürü Halil Erdoğmuş‘un bir Linkedin paylaşımını gördüm.

Şöyle diyordu:


Bundan iki yıl önce 23 yıllık hayalin gerçekleşmesi diye duyurduğumuz bebek bezimiz tam 2 yaşına bastı. Türkiye’de internet hariç yakaşık 43.000 noktada irili ufaklı 10 ulusal marka bebek bezi satılıyor. Bizim bebek bezimiz ise sadece ebebek.com ve 140 ebebek mağazasında satılıyor. Yani çok kısıtlı yerde bulunuyoruz. Peki başarı nasıl geldi? Cevap çok basit tüketiciyi dinledik, onların basit gibi gözüken taleplerine kulak verdik. Bu basit farklar nedir?

  • Dünyada hiç bir üreticinin cesaret edemediği şekilde tüm ebatlarımızı 50 li ve 100lü yaptık. bizde 3 numarada 100 adet 4 ve 5 numarada 100 adet. Bu sayede anne babalar ped başına fiyatını çok kolaylıkla hesaplıyabiliyorlar.
  • Bebeveynlerimiz kirli bebek bezlerini evde çöpe atarken sıkıntı yaşıyorlardı, tüm paketlerimize kötü kokuyu hapseden çöp poşetleri koyduk.
  • Bebeveynlerimiz taşıması kolay büyük paketler istiyorlardı, kutularımıza plastik bir sap ilave ettik ve kolay taşınır hale getirdik.
  • Biz Türkiye’nin en kaliteli bebek bezini üretmedik lakin Türkiye’de ki ulusal markaların ortalama kalitesinden daha iyi bir kalitemiz var.
Sonuç; ikinci yılında bir üst kalite çeşidimizi lanse ederken tek başımıza pazar da % 2 paya doğru emin adımlarla ilerliyoruz.

TEŞEKKÜRLER

Bu arada, “bebeveyn” sözcüğünü de çok beğendim.

Linkedin’deki videoyu izlemek isterseniz, resmin üzerine tıklayın.

Halil Erdoğmuş’u birkaç e-ticaret sohbetinde veya konferansında dinlemiş ve blog yazılarında paylaşmak istediğim cümleleri defterime not etmiştim:

En iyi reklam, olumlu müşteri deneyimidir. Müşteri, yaşadıklarını herkesle paylaşır. Reklama para vermek zorunda kalmazsın

Fenomen, influencer… Bunlara para vereceğine, bütçeni hedef kitlendeki müşteriye indirim olarak kullan. Onların deneyimi daha etkili olur.

En iyi ürün geliştirme, müşteri geri bildirimidir. Neyin doğru olduğunu, neyin yanlış çalıştığını bildirir.

En iyi sadakat programı, rakiplerinden daha üstün müşteri deneyimidir. Aynı deneyimi tekrar yaşamak ister.”

🙂

Müşteri deneyiminin ve müşteri geri bildiriminin önemini eğitim malzemesi olacak şekilde dile getirdiği için Halil Erdoğmuş’a ben teşekkür ediyorum.

.

11 Nisan 2019 Perşembe

Doğru Veri Nasıl Yönetilir?

Platin dergisi benden yazı istemişti. Hani şöyle “3 maddede e-ticaret’te veri yönetimi” gibi bir yazı.

Ben pek kısa yazamadığım için 3000 vuruşluk bir yazı göndermiştim.

Özetleyip yayımlamışlar.

BU MADDELERE DİKKAT!

1- İlk önce ne istediğinizi bilmelisiniz. Örneğin; müşterilerin eğilimlerini öğrenmek ve anlamsız teklifleri yapmamak gibi bir amacınız olmalı. Bu durumda ‘eğilim’ bilgisini nasıl elde edeceğinizi sorgulayarak başlarsınız. Veriyi, bilgiye dönüştüremeyenlerin gideceği yer, olası müşterinin çöp sepetinden başka bir yer değildir.

2- E-ticaret sitelerinde müşteriniz olmayanlar bile veri bırakır. Geleneksel perakendecilikte, müşteriniz olmayanı izlemeniz neredeyse imkansızken, dijital dünyada müşteriniz olmayanları bile izleyebilir, doğru zamanda doğru teklifleri yapabilirsiniz. Böylece, teklifinizin doğruluğu ve ne kadar doğru zamanda yapıldığına bağlı olarak onları kazanma şansınız olur.

3- Satın alma öncesi karşılaştırmalar, müşterinin karar verme yöntemi hakkında fikir verir. Müşteri olduğunda, bıraktıkları verileri artık bilgiye dönüştürebilirsiniz. Satın aldıkları ile inceledikleri arasındaki farklar bile müşterinin kişiliği hakkında bize fikir verir. Karşılaştırma verilerini doğru yorumlarsak popülerlik, moda, kullanım kolaylığı, fiyat, renk, marka gibi unsurların satın alma kararındaki ağırlığını bile hesaplayabiliriz.

😉

Ellerine sağlık.

.