"e-ticaret" etiketli yazılar:

18 Aralık 2018 Salı

2018’i Kapatırken

Dün akşam, imi Conferences tarafından düzenlenen “2018’i Kapatırken – E-Ticarette rakamlar konuşuyor” etkinliğine katıldım.

İlk panelde

  • E-Bebek Genel Müdürü Halil Erdoğmuş
  • Sefamerve CEO’su Metin Okur
  • LC Waikiki Genel Müdür Yardımcısı Salih Yılmaz
  • Moderatör: T-Soft CEO’su Ömer Arıkan

vardı.

2018 ciroları ve satış adetleri, mağaza ve e-ticaret karşılaştırmaları, iade oranları, ihracat oranları, e-ihracat’ın zorlukları, gittikleri bazı ülkelere özel durumlar, 2019 hedefleri konusunda sakınmadan (birçok toplantıda, kurumların vermekten kaçınacağı) rakamları söylediler.  Ayrıca genç e-ticaretçilere önerilerini, dijital ajanslar ve influencer pazarlaması ve blogger ahlâkı konusunda görüşlerini de son derece samimi şekilde aktardılar.

  • Bunları da paylaşmak istiyorum. Ancak sırada 30 Kasım’da katıldığım People Make The Brand; 4 Aralık’ta katıldığım Dünya Pazarlama Zirvesi konularında bazı notlar da var. Zaman bulursam, tuttuğum notlardan, paylaşmaya değer bulduklarımı yazacağım.

Bu kadar samimi panelde dinleyicilerin sordukları sorular beni şaşırttı. Daha önce bir yazımda “soru sorma eğitimi” vermekten bahsetmiştim. Yine “deja vu” yaşadım.

E-ticarete yeni yeltenen girişimciler -sanırım- “e-ticaret sadece reklamla büyür” inancındalar. “100 liranız olsa nerede reklam yaparsınız?” diye soruldu. Konuşmacılar “denemelerle en uygun yerin bulunması, 1 koyunca 10 alacak mecranın seçimi için deneme yapılması” önerisini tekrarladılar.

  • Burada kilit kelime “tekrarladılar“; zaten söylemişlerdi. “Kafanızı reklama takmayın, müşteri deneyimine odaklanın” da demişlerdi. Konferansa gidenlerin kafalarında birkaç soru olması iyi bir şey. Ancak bu soruya yanıt olacak birçok öneriyi dinlememeleri ve kafaları o soru ile meşgul olduğu için, bilgilerini artıracakları bunca açıklamayı kaçırmaları… Yazık.

Bir başka soru “Ürün reklamı mı, marka reklamı mı?” idi. E-Bebek Genel Müdürü Halil Erdoğmuş, ders malzemesi olacak nitelikte bir yanıt verdi. “Ürüne veya markaya değil, müşterinin duygularına… “Bebeğinizi 5 dakika daha fazla uyutmak ister misiniz?” veya “Bebeğinizin sağlıklı beslenmesi için…” veya “Bebeğinizin zekasını geliştirecek…” gibi.  Elbette aldatıcı olmamak koşuşuyla…

  • Pazarlamanın temel noktalarından ve artık hemen her yerde yazılan müşteri deneyimi kavramlarından habersiz ama e-ticaret girişimcisi olmaya hazır birilerinin olması, 2019 tahminlerimden birinin geçerli kalmasını sağlayacak. Bu vesileyle hatırlatayım. Şöyle yazmıştım.

Onsekizbinyediyüzaltmışsekizinci e-ticaret sitesi açmayı “girişimci olmak” sananlar var olmaya devam edecek. Hiç ticaret bilmeden, hiç stok taşımadan, hiç üretim yapmadan, hiç risk üstlenmeden… sadece akıllı ilişkiler kurarak girişimci olunabileceğini söyleyenler de olacak, onlara inananlar da…

En azından bir kehanetin doğrulanacağını gördüm. Maalesef sevinemedim.

🙁

Konferansa katıldığıma ve rakamlarla desteklenen açıklamaları dinlediğime çok sevindim. Yeni e-ticaret girişimcilerinin (tüm samimi uyarılara rağmen) akıllarının başka tarafta olduğunu gördüğüme üzüldüm. Sanırım yine “Girişimci olmayanı dövüyorlardı. Biz de bu nedenle…” diye başarısızlık öykülerine [1] , [2] , [3] konu olacaklar.

Gerçekleri ve düşüncelerini bu kadar açıkça ifade eden e-ticaret ustalarını kolay bulamazlar. Keşke dinlemeyi bilselerdi.

.

05 Kasım 2018 Pazartesi

Kategori ve Filtreleme

31 Ekim tarihinde blogun okurlarından Sayın Hatice Mirza’dan şu mesaj geldi.

Merhaba Uğur Bey,

Sizi internet sitenizden tanıyorum ve yazılarınızı zevkle okuyorum. 

Örnek olarak kullanabileceğiniz bir mobil site deneyimimi anlatacağım. 

Fxxxxx Nxx bir kadın giyim markası ve amacım ceket almak. Giysi adı altında  pantolon, ceket, etek bluz ne varsa hepsini tek başlıklandırmışlar. Tıklayınca kategorilere ayırma seçeneği yok. Arayışım başarıya ulaşmayınca “asistan” olarak nitelendirdikleri canlı olmadığını sonra fark ettiğim desteğe tıkladım. Seçenekleri kendisi sunuyor. Ve en son ulaştığım nokta görselde. Son verdiği 5 seçenek harici seçim yapamıyorum. Hiç kullanıcı dostu değil. 235 ürüne birden bakıp aralarında ceket aramaktansa sayfayı kapattım ve size bu maili yazıyorum. Cc’ye onları da ekleyeyim belki sayfanızdan bilgi sahibi olup sitelerini düzenleme yoluna gidebilirler.

Bu alanda çalıştığınız ve uzmanlığınızı bizlerle paylaştığınız için çok teşekkür ederim.

Saygılarımla,

Hatice hanım, bir ekran görüntüsünü de paylaşmış:

🙂

Geçtiğimiz hafta oldukça yoğun eğitimlerim vardı. Milyonlarca müşterisi olan bir kuruma “Veri ve Büyük Veri ile Pazarlama” konusunda eğitimler verdim, bir Dijital Pazarlama kursunda “Sosyal Medya Verilerinin Kullanımı” eğitimi verdim. Pazar günleri zaten Bilgi Üniversitesi’nde Mine Könüman ile Ürün Geliştirime ve Serhat Akkılıç ile Dijital Dönüşüm dersleri veriyoruz.

Bu nedenle konuyla ilgilenmem biraz zaman aldı.

🙁

Sözü geçen e-ticaret sitesine cep telefonumdan girdim ve “mavi ceket” diye aradım.

  • 1 mavi ceket
  • 1 mavi pantalon
  • 1 pembe ceket
  • başka bir renkte ceket
  • ekose bir ceket
  • mavi kaban

sıralandı. Ekran tasarımı o kadar kötüydü ki, her seferinde tek bir resim görünüyordu.

Daha sonra masa üstü bilgisayarla durumu kontrol ettim. Daha geniş ekran olduğu için ilk 6 teklifi eş zamanlı görüntülemesi dışında pek bir fark yoktu. Aradığınızın benzerleri bile anlamlı şekilde sıralanmıyordu.

Aklıma Amazon’un “zaman ve kullanılan cihaz” ilişkisini araştırdığı ve ekran görüntülerini müşteri deneyimine uygun tasarladığını anlattığı çalışma geldi.

Henüz bu yazıyı yayına hazırlamamıştım. Fxxxxx Nxx’dan Hatice hanıma (cc’de bana) bir yanıt geldi.

Değerli Müşterimiz,
Tüm ürünlerimizde renk beden ve fiyat olarak filtreleme yapılabilmektedir.

Bizi tercih ettiğiniz için teşekkür eder iyi günler dileriz,
Saygılarımızla,

Yukarıdaki “şakaysa komik değil, ciddiyse çok komik” denilebilecek olay ve iletişim için Fxxxxx Nxx internet sitesini yapanlara söylenecek çok şey var ama 2 tane öneri ile yetineceğim:

1 – Kategori ağacı oluşturun. E-ticareti özümsemiş sitelerde her bir ürün için  kategori, renk, boy, genişlik, kumaş cinsi, kol veya bacak uzunluğu, yapıldığı malzeme, vb… içeren arama kolaylıkları varken sizin kısır yönteminiz, müşteriyi uzaklaştırmaktan başka işe yaramaz.

2 – İletişim dilinizi değiştirin. Müşteri geri bildirimlerini hiç umursamayan tavrınız da müşteriyi sizden uzaklaştırır. Celil Öker‘a ait olduğunu sandığım şu cümle işi anlatıyor: “Sevgiline mektup yazıp da “anlamadı salak, oysa ne güzel yazmıştım” diyorsan, kendini kandırıyorsundur.” Sitede hasbelkader bir özellik varsa ve biz müşteriler bunu bulamıyorsak, senin yanlışındır. (Ya da öyle bir kolaylık yok ama sen bilmiyorsun ki bu daha kötü.)

Bizi e-ticaretten uzaklaştıran bu gibi oluşumlara başarılar dile(ye)miyorum.

🙁

01 Eylül 2018 Cumartesi

Amazon – Sears İşbirliği

Hafta sonunu fırsat bilip, hafta içinde okuyamadığım bazı e-dergilere göz attım.

Amazon’un araba lastiği konusunda Sears ile işbirliği haberini gördüm.

Amazon’dan satın alınan araba lastikleri Sears Auto Center’lardan teslim alınıp arabaya taktırabiliyormuş. Yılın başlarında 47 merkezde denemeler yapılmış; şimdi tüm (450’ye yakın) Sears Auto Center’larda hayata geçirilmiş.

Lastik takma adet başına 19.99 dolardan başlıyormuş ve bir hata olursa, Amazon’un “Mutluluk Garantisi” hizmeti doğrultusunda ya ücretsiz düzeltiliyor, ya da para iade ediliyormuş.

Amazon’dan araba lastiği satın almak istendiğinde, uygulama yakınlardaki Sears Auto Center’ları gösteriyormuş.

😉

Ben işin tamamen başka bir tarafındayım.

Büyük uluslararası perakende ağları karşısında küçük mahalle esnafının yanında olduğunu vurgulayan sosyal mecra ahalisi, “Amazon gelse de Türkiye’deki e-ticaret siteleri ve pazar yerleri günlerini görse” gibi söylemler yazıyor.

“Amazon geldiğinde, mevcut pazaryerlerine verdiği zarardan fazlasını yerel esnafa verebilir mi?” diye düşünen var mı acaba?

Sadece meraktan soruyorum.

.