"enformasyon" etiketli yazılar:

01 Mayıs 2013 Çarşamba

IDO ve enformatik

Gerek Bilgi Üniversitesi’nin Bursa MBA programı için, gerekse diğer işlerimden ötürü Bursa’ya sıkça gitmem gerekiyor.

Çoğunlukla Pendik’ten Yaloya’ya giden feribotları kullanıyordum. Kadıköy’den Mudanya’ya sefer olduğunu öğrendim.  İki kere de eşimle birlikte bu seferi kullandım. Biletleri hep eşim almıştı.

Bu sefer kendi işimi kendim yapacaktım. Internetin önüne oturdum. Google’a “Kadıköy Mudanya seferleri” yazdım. IDO’nun ana sayfası çıktı.

Tıkladım. Kalkış Terminali kısmına bastım.

Kadikoy-Mudanya

Kadıköy yok.

Daha önce 2 kere Kadıköy’deki deniz otobüsü iskelesinden IDO aracına binmiş olmasam…

Sayfanın sol üst tarafındaki “arama” kutusuna yeniden Kadıköy Mudanya yazdım. Yine aynı ana sayfaya yönlendirdi. Beni kısır döngüye soktu.

Kendim beceremeyince eşime sordum. “IDO değil IDOBUS.COM‘a bakmam gerektiğini” söyledi.  

Bu arada ben Kadıköy’den kalkacak olan seferi bulmaya çabalarken ekranın alt tarafından bazı resimler geçiyordu. Aşağıda akan 10 resimden biri bu konudaymış. Orada yazıyormuş.  (Yukarıdaki resmimde altta görülüyor)

😉

Defalarca söyledim, yazdım. Bir internet sitenizin olması, sizi bilişim döneminin şirketi yapmıyor. Önce müşteri (veya yolcu) bilgi ihtiyacı olduğu zaman ne düşünür, nereye bakar diye azıcık da olsa düşünmeniz gerekir.

Yolcu deneyiminin vasıta’da veya peronda değil, ekran başında başladığını bilmeyen şirketlere IDO’yu da ekledim.

Bakalım doğrusunu ne zaman öğrenecekler.

🙁

09 Ocak 2012 Pazartesi

Değişen bilgi

Bankaların para taşıyan arabaları vardır. Bu arabaların şoförleri şehri avuçlarının içi gibi bilirler. Sadece ana yolları değil, tüm ara yolları, kestirme çıkışları, hatta refüjlerin veya kaldırımların yüksekliğine kadar fikir sahibidirler.

  • İstanbul’un şehri hiç bilmeyen ve “Ben karşının taksisiyim” diyen taksi şoförlerinden kat be kat iyidirler.

Bazıları makam şoförü olur. Ciddi zaman tasarrufu sağlarlar. Taksinin yarım saatte gittiği yere 15 – 20 dakikada varırlar.

Ama İstanbul başta olmak üzere, bütün büyük şehirler yaşayan organizmalardır. Yeni yollar açılır, eskileri değişir tek yön olur, kazı veya tamirat yapılır…

Bizim şoför giderek normal düzeyde sürücü olmaya başlar. Kazandırdığı zaman azalır. Özellikle de eski iş arkadaşları ile sık görüşmüyor, onlardan yollar hakkında bilgi almıyorsa.

😉

Günümüzde, her bilgi çabuk eskiyor.  Henüz olgunluk düzeyine erişmemiş ve sürekli değişen ortamlarda tecrübe, eski anılarla değil içinde sürekli yaşanılarak artırılıyor.

Bu noktada sevgili Osman Ata ATAÇ hocamın sözü devreye giriyor:

15 yıllık tecrübe ile, bir yıllık tecrübenin 15 kere tekrar edilmesini karıştırmamak gerekir.

😀

Resim şuradan alıntıdır.

10 Ekim 2011 Pazartesi

Bilgi’yi anlamak ve aramak

1986 yılıydı. Türkiye’nin 4’üncü büyük denizcilik şirketinde çalışıyordum.

Dünya denizciliğinin en büyük toplantısı o sene Atina’da yapılıyordu.  Biz de 6 – 7 kişilik bir ekiple katılıyorduk.

Patronlardan biri bana Atina Denizcilik Derneği‘nde (İstanbul’daki eş değeri İstanbul Deniz Ticaret Odası lokali Marine Club diye adlandırılıyor) bir yemek ısmarladı.

Yemek yediğimiz salonda, kapı yüksekliği ile tavan arasındaki bölümde çepeçevre ışıklı yazılar akıyordu. “BUGDAY ###; ARPA ####; YULAF ###… HAM PETROL ###; DEMiR CEVHERi ###; BAKIR ###…” Çeşitli maddelerin yanında bazı rakamlar.

İstanbul Deniz Ticaret Odası‘nda böyle birşey yoktu.  İlk defa görüyordum. Patron’a sordum. “Nedir bu?”

“Emtia fiyatları…” diye yanıtladı. Orada neden bu fiyatların yazdığını, deniz ticareti için neden önemli olduğunu anlatma ihtiyacı hissetmedi. (“Kendisi biliyor muydu” diye 25 yıldan beri merak ediyorum.)

😉

O şirketteyken birkaç defa daha Atina’ya gittim. Dünya’ca bilinen armatörlereİstanbul’daki acenteleri olmayı teklif ettim, pazarlıklar yaptım. Hepsinin masasında emtia borsası ekranları vardı. Toplantı sırasında arada bir göz atmayı ihmal etmiyorlardı.

2 – 3 ay içinde o firmadan / sektörden ayrıldım. Aradan birkaç yıl geçti. Bankada çalıştığım zaman Reuters diye birşey olduğunu;  Dünya’nın çeşitli borsalarındaki hisse, para ve emtia fiyatlarının sürekli olarak duyurulduğunu öğrendim.

En son, 7 – 8 sene önce İstanbul Marine Club‘da yemek yediğimde yine o ışıklı yazılar yoktu.

Neyse ki bugünün teknolojisinde o şekilde bir görsele ihtiyaç da yok. Diğer çağdaş kaynaklardan (mobil bilgi kaynaklarından) besleniyorlar mıdır, bilemem.

😉

Meraklısına, o şirketteki diğer anılar:

😛

Resim şuradan alınmıştır.