"Eskişehir Anadolu Üniversitesi" etiketli yazılar:

29 Eylül 2010 Çarşamba

Teşekkür

Anadolu Üniversitesi Yayınları’ndan çıkan Yönetim Bilgi Sistemi isimli kitapta CRM ÜZERİNE ANLAMSIZ SORULAR… VE YANITLARI yazım internet siteme referans verilerek yer almış.

Sevgili Oğuz Filizfidanoğlu söylemişti. Sonra da kitabı gönderdi. Kitapta, eşim Şule Özmen’in E-Ticaret kitabından alıntılar da var.

Bir yazımın hiç değiştirilmeden ders kitabına kaynak malzeme olmasına çok sevindim

Hem kitabı yazan öğretim üyelerine, hem de Oğuz Filizfidanoğlu’na teşekkür ediyorum.

😀

Kitabın künyesi:

TC ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 1913
AÇIK ÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 998

Yazarlar:

  • Prof.Dr. Mehmet Şahin
  • Doç.Dr. Senem Besler
  • Doç.Dr. Hatice Zümrüt Tonus
  • Doç.Dr. Barış Baraz
  • Yard.Doç.Dr. Adnan Sevim
  • Yard.Doç.Dr. Arman Aziz KKaragül

Yayım yeri ve tarihi:

  • Eskişehir – Haziran 2009

😀

13 Şubat 2010 Cumartesi

Young Guns – 1.1

Aralık ayında, Eskişehir Anadolu Üniversitesi Marketing Anadolu Kulübü öğrencilerinin düzenlediği “Sıfırın Altında Marketingetkinliğinde Young Guns’dan bahsetmiştim. Marketing_Anadolu

Yeni nesil reklam insanı yetiştirme projesi… (Eski yazılar [1], [2], [3], [4], [5])

Gerek öğrenciler, gerekse destek veren öğretim üyeleri “Sadece İstanbul’da olmasa…” demişlerdi. Bunun üzerine  Marketing Anadolu Kulübü’nün yeni etkinliği içinde Young Guns süreci‘nin bir tekrarını yapmayı tasarladık.

😛

Bu sefer, markalar için değil, en önemli marka için çalışılması gerekecek. SEN.

young-guns-42009 yılının “10 dijital girişimi“nden biri olan Young Guns ekibine yaz boyunca katılacak 3-4 kişiden biri neden sen olmalısın?.. İster 200 kelimeyi geçmeyen bir iddianame, istersen geçmiş çalışmaların, portföyün… Aklımızda kuşku kalmadan EVET diyebileceğimiz gerekçelerin ile…

Şimdiden hazırlanmaya başla… 6 Mart tarihinden önce bize göndermeni isteyeceğiz.Young_Guns1-300x97

🙂

Yine 25 kişiyi Project House’da ağırlayacağız. Nasıl bir ağırlama olacak derseniz, şu yazıyı tüm linkleri ile birlikte okuyun…

Bu sefer sürecin sonrası farklı… Büyük jüri Eskişehir’de… 20 – 21 Mart günlerinde salonu dolduracak olan 500’e yakın öğrenci…

😛

Haydi, çalışmalarınızı, iddianamelerinizi hazırlamaya başlayın. Bekliyoruz.

😀

11 Ocak 2010 Pazartesi

Sevgi / zaman ilişkisi

Giderek daha sık rastlamaya başladığım bazı olgular var. Şu anıları çağrıştırıyor.

😛

Eskişehir’de, Marketing Anadolu Kulübü’nün düzenlediği Sıfırın Altında Marketing‘de  Young Guns’ın oluşum sürecinden bahsettim. Sonra “Sorularınız varsa…” aşamasına geçtik.

“İstanbul’a özel mi? Eskişehir’de de yapacak mısınız? Gelecek dönem ne zaman olacak?” gibi sorular geldi.

Sorulardan biri şöyleydi: “Bu arkadaşlar için çok şey düşünüp yapmışsınız. Onların sosyal hayatını da düşündünüz mü? O konuda ne yapmayı düşünüyorsunuz?”

Kaçak güreştim. Alemşah’a (bir – iki ay sonra ikiz çocukları olacak) topu attım: “Alemşah, haftada kaç gün, saat 18.00’da iş çıkışında hemen evine gidebiliyorsun?” diye sordum…

Yanıtı “yılda 2 kere” idi.

😛

Yaklaşık 30 yıl önceydi. Bir arkadaşım ile aynı sene okuldan mezun olduk. Aynı işyerinde çalışmaya başladık. Altı ay ara ile evlendik. Sokakta karşılıklı oturuyoruz. Pencereler birbirine bakıyor…

Ankara’da işten çıktıktan 15 – 20 dakika sonra evlerimizde oluyoruz. Ben hemen üstümü değişip sokağın başındaki sahaya gidiyorum. Spor yapmak için…

Arkadaşımı da çağırdım birkaç sefer. Karısından fırça yedim. “Ben kocamla sadece bu saatleri baş başa geçirebiliyorum.  Bu saatlerde basket oynamak da neymiş?…” diyordu.

Her şeyi birlikte yapmak, her yere birlikte gitmek zorundaydılar… Sevgi / aşk deyince…

😛

Genç arkadaş geldi ve “ben reklamcı olmayacağım” dedi. “Çok emek ve özveri istiyor… İş arkadaşlarımı karımdan daha fazla görmek zorunda kalıyorum…”

İlkokul aritmetiği ile anlatmaya çalıştım. Mesai 09.00’da başlasa, 18.00’de bitse, iş yerine yakın oturduğun için sadece 15 dakika gidiş ve geliş için yolda harcasan… 08.45 – 18.15 arası dokuz buçuk saat yapar. Eşin ile de dokuz buçuk saat geçirirsen, günde 19 saat olacak. Sadece 5 saat uyuyarak sürdürebilir misin?

Söylemeye çalıştığım şu idi… Bırakalım özveriyi… Normal mesai ile çalışsan bile “iş arkadaşlarını karından daha fazla göreceksin”.

😛

Genç arkadaşlarımızın bir kısmı, bedelini ödemeden başarılı olmak istiyorlar. Onların “başarı” tanımı her ne ise…

😉

Son söz olarak şunu söylemeliyim. Sevgi emek ister. Emek de birlikte geçirilen zamanın uzunluğuna değil niteliğine bağlıdır.

😀