"esneklik" etiketli yazılar:

19 Nisan 2010 Pazartesi

Kaptan da usta olmalı

Cuma akşamı, bir dönem birlikte çalıştığım dostlardan biri ile karşılaştım. Şu anda yönettiği büyük firmayı konuştuk.

😉

Büyük bir şirketin dev bir tanker gibi olduğundan bahsettik. Hani şu 3 futbol sahası büyüklüğünde olanlar…

Deniz acenteliğinde çalıştığım zaman- larda okumuştum. Tam yol giderken motorları durdurduğunda 16 – 18 km sonra duruyordu… (Kadıköy’de motoru kapatıyor, Pendik’te duruyor gibi düşünün. )

Tam yol giderken tam yol tornistan yaptığında ise 4 km sonra durabiliyor… (Kadıköy – Göztepe arası gibi…) Bu arada önüne ne gelirse…

Bu büyüklükte olan bir şeyin esnek olması da mümkün değil elbet… Ani değişiklik yapılması söz konusu değil. Çabuk değişen koşullara uyum sağlamakta zorluk çekebiliyor…

Planlama, strateji burada çok önem kazanıyor. Önceden çok iyi düşünülmeli…

Ama büyüklüğün olumlu yanları da var. Bir kere harekete geçirildiğinde, ivmesi ile sürüp gidiyor.

🙂

Sonuçta ehil bir kaptan gerekiyor. Aksi takdirde gemi hem kendine, hem mürettebata (çalışanlara),   hem de çevreye hasar verebiliyor.

Başarılar diledim kendisine… Zor iş…

😀

10 Temmuz 2009 Cuma

Bana sorun getirmeyin

Bazı yöneticiler “Bana sorun getirmeyin” derler.

Aklınızdan şu cümle geçer:

“Madem sorunlarla karşılaşmak istemiyorsun, neden yönetici koltuğunu işgal ediyorsun”

Haklısınız. Yönetim kademelerinde basamaklar artıkça, sorunlarla uğraşılacak.  Orada olma nedeni, karar vermek ve uygulatmak olmalı…

Herşey düzgün giderken, yöneticinin kararlarına ihtiyaç yok ki…  Ancak bir olay durumunda karar verdiği zaman kendisi var.

😛

Çook önce yazmıştım. Üzerimde çok emeği olan hocam Prof. Dr. Osman A. Ataç’ın sınav sorusu:

“Şirket el kitabı (organization manual) ne zaman plan yerine kullanılır?”

Artık yanıtlayabiliriz değil mi?

😀

“Bana sorun getirmeyin” diyenler “teflon” yönetici sınıfıdır.  Sorunlar onlara bulaşmaz.  Kayıp gider. “Ne olur, ne olmaz” diyerekten hemen her karardan sıyrılmanın yolunu ararlar. Kocaman gövdeleri olmasa bile zekaları esnektir.

Siz de atasözlerinden medet umarsınız. Söyleyemeseniz bile aklınızdan geçer.

“Koyunun olmadığı yerde, keçiye Abdurrahman Çelebi derler”.  Emret müdürüm… Emretmez…

😛

06 Eylül 2008 Cumartesi

Bireylerde esneklik

Esneklik konusunu açtık. Can “Esnekliğin ne olmadığını anladık. Bir de ne olduğunu yaz bari!” diye yorumlanacak bir yanıt yazdı. Ben de dünkü yazıda bence Kurumsal Esnekliğin ne olduğunu yazdım.

Bireylere geldiğimizde durum daha karışık.

Öncelikle, bireylerin de uzun vadeli hedefleri olması gerektiğine inanırım. Bir mesleğin en iyisi olmak, bir sanatta başarılı olmak, bir konuda anılan isim haline gelmek gibi kişisel vizyon ve hedefleri anlayabilirim.

Dost Can Deniz‘den aldığım bir eğitim sırasında duyduğum vizyon tanımını benimsemişimdir. “Elini uzattığında dokunabilecekmişsin gibi beyninde somutlaştırdığın hayaline vizyon diyebilirsin”

Bence, “büyüyünce Genel Müdür olacam, paranın canına oku’cam” veya “evim, arabam, katım, yatım ol’cak” veya “hep en lüks markaları giy’cem” şeklinde bir hedef olamaz. Bu cümlenin açılımı “para için her şeyi yapmaya hazırım” şeklindedir. Benim yanıtım şudur: “O mesleğin adı farklıdır. Bari onun da iyisi olmaya çalış”.

Kendimize anlamlı bir hedef koyduğumuzu farzedelim. Koşullar değiştiğinde kendimize sormalıyız: “Bu yeni oluşum, benim gelecek ile ilgili hayallerimi değiştirmemi gerektiriyor mu?” Çevremizde ne olabilir ki, hedefimizi veya hayallerimizi sıklıkla değiştirmemizi gerektirsin. Pek fazla olmaz değil mi?

Aşağıda bazi ilginç örnekler var:

  • Birini tanıyorum. Çalıştığı yeri yabancı bir şirket satın aldığında, “Genel Müdür olma hedefi” ile arasına 2 kademe daha girdiği için istifa etmeyi düşünmüştü. Şimdi bile garip geliyor. Nerede çalıştığı, ne iş yaptığı, vb… önemli değil. Genel Müdür olmak önemli…
  • Bir elemanıma sormuştum: “Seni ne mutlu eder?”. “Bana birini bağlarsanız mutlu olurum.” diye yanıtladı. Bunun üzerine şunları söyledim: “Gel düşünelim. Bundan 5 sene sonra, arkadaşlarına “O gün birini bana bağlamışlardı. Çok sevinmiştim” diye mi anlatacaksın. Yoksa, zaman geçince aklında sadece başarıların mı kalacak. İş hayatında bir insanı, başarılarından daha çok ne mutlu edebilir?” Bana hak vermişti. Şimdi iyi dostlarımdan biri…
  • Bir diğeri… Üst yönetimin gönderileceğine dair dedikodu duyunca, muhalif gruba yanaşıyor. Duyduklarına kendi beklentilerini de katarak, başkalarına anlatıyor. Yönetim muhalif gruba karşı önlem alırsa, üst yönetime bağlılığını bildiriyor. Hatta muhalifler aleyhine hemen şahitlik yapmaya başlıyor.

Bu arkadaşlara “esnek mi diyeceğiz. Koltuk hedefi için “tutarlı” mı diyeceğiz. Ya da ne diyeceğiz.

İşte bu nedenle, kararsızlık ile esnekliği karıştırmayın diyorum. Ama zaten baştan karar güç, para ve koltuk için verilmişse… O ayrı…