"etkinlik" etiketli yazılar:

13 October 2018 Saturday

Deneyim ve Dönüşüm

11 Ekim akşamı, Nişantaşı Üniversitesi’nin NishNova adlı Girişim ve İnovasyon Merkezi’nde Aytunga‘nın düzenlediği bir konuşmam vardı.

Facebook’da bu etkinliği duyururken “Haritanın çıkarılma yöntemlerini değil, müşteri deneyimi yolculuğunun temel kavramlarını ve bir kurumun pazarlama ve ürün tasarımına etkilerini konuşacağız” diye yazmıştım. Amacım “haritanın nasıl çıkarılacağını değl, neden müşteri deneyim haritasının çıkarılması gerektiğini ve dijital dönüşüm kavramlarıyla müşteri deneyiminin ne kadar iç içe olduğunu” anlatmaktı.

Yağmurda iyice bir ıslandıktan sonra, genç arkadaşım Murat Durak sayesinde Nişantaşı Üniversitesi’nin Maslak yerleşkesine ve NishNova’ya ulaştım.

Havadurumu nedeniyle geciken katılımcıları bekledik ve saat 18.15’de başladık. Bu arada, erken gelenlerin bazılarıyla sohbet etme şansım oldu.

Konuşmam başlayınca ilk olarak, “fikir öldüren adam” olarak başımdan geçen bir anıyı anlattım.

Genelde girişimcilerin projelerinde müşteri deneyimi noktasının unutulduğundan söz ettim. “Müşteri deneyimini değil, gelir modelini soran yatırımcı adaylarından uzak durmalarını” tekrar söyledim.

Sonra müşteri deneyiminin üç önemli konusunu aktardım:

1 – Müşteri deneyimi, sizin sunduğunuzu sandığınız gerçeklik değil, müşterinin (ve temas noktasında çalışanlarınızın) algıladığı gerçekliktir

2 – Deneyim Ürün’den Büyüktür

3 – İnsanlar, ürünlerin değil deneyimlerin müşterisi olurlar. Bu konuda 2 örnek anlattım:

Hayatın her yerinde deneyim ile pazarlama ve/veya satış yapıldığına dair örnekleri anlatmaya çalıştım. Müzede, halı veya şarap satışında,  bankada kredi tahsilatında müşteri deneyimine bağlı örnekleri aktardım.

Sonra tuvalet örneği üzerinde durdum. Bu örnek, dijitalizasyon ile dijital dönüşüm arasındaki farkı çok iyi gösterdiği için sıkça tekrarlıyorum. Konuşma sırasında yine “Dijital dönüşüm teknoloji değil müşteriyle başlar. Süreçleri, müşteriye mükemmel bir deneyim yaşatacak şekilde düzenlemektir” diye vurguladım.

Yukarıdaki resimde “neden ideal süreç ile başlamalı” diye anlatırken görünüyor. “Önce ideal süreci tanımlayın, sonra müşteri deneyim yolculuğunu çıkartın. Ama mutlaka müşterinin yolculuğunu çıkarmayı unutmayın” diye vurguladım.

Sonra müşteri deneyim yolculuğunun ilk aşaması olan Farkındalık üzerinden devam ettik. Bu aşama, insanın marka ve üründen bağımsız olarak, ihtiyacını düşündüğü aşamadır. “Yıkıcı teknolojilerin sektör dışından geldiği” söyleminin aslında ihtiyacı yanlış anlamak ve araçları amaç yapmak olduğundan söz ettim. Doğal olarak, müşteri ihtiyacının doğru anlaşılması konusunda Pazarlama Miyopluğu‘ndan bahsetmeden geçmedim.

Günün 18 – 20 saati boyunca size taze ve kaliteli sebze – meyve sağlayan güvenilir bir (Getir.com gibi) yer olsa, buzdolabına ihtiyacınız olur mu?” diye sordum. Bebeği olmayanlar “ihtiyaç olmayacağını” söylediler.

Airbnb’nin konaklama sektörünü değiştirmesine “sektör dışından gelen yıkıcı etki” diyenlerin ihtiyaca (taze sebze – meyve) değil araçlara (buzdolabı) odaklandığını anlatmaya çalıştım. Müşteri deneyim yolculuğunun (marka ve üründen bağımsız olan) farkındalık aşamasının önemi üzerinde durdum. Bu noktada yapılacak doğru pazarlamanın ne kadar verimli olacağını anlattım.

Farklı personalar, farklı ürünler, farklı sektörler için müşteri deneyim yolculuğunun aşamalarının değişeceğini çeşitli örneklerle göstermeye çalıştım. Bu örnekler, katılımcıların en çok resim çektikleri sayfalardı.

Pinterest’teki bir örnek üzerinden bazı ayrıntıları konuştuk. Sonra soru-yanıt aşamasına geçtik.

Bir selfi çekildi ve olaysız dağıldık.

Etkinliği düzenleyen Aytunga – Kani Fatih Turan’a ve ev sahibimiz NishNova’ya teşekkür ederim.

.

07 October 2017 Saturday

Yazılım Konferansı Duyurusu

Şöyle bir mesaj geldi.

Değerli hocalarım,

Yaklaşık 2 yıldır XXX Üniversite’inde okumaktayım ve umarım bu yıl MBA’den mezun olacağım. ZZZ Yazılım bünyesinde YYY Ürünlerinden sorumlu satış sorumlusu olarak çalışıyoum. Derslerde çokça yabancı rakiplerimizin isimlerini duymaktayım. Nacizane talebim eğer ayırabilecek zamanınız var ise bir de Türkiye’nin en büyük yazılım evinde ki yenilikler ile ilgili son durumu görmenizi isterim.

Saygılarımla.

  • Metin aynen alınmıştır. Sadece isimler XXX, YYY, ZZZ olarak değiştirilmiştir.

41 tane öğretim üyesine mesaj göndermiş. Hepsinin e-posta adresleri açıkça yazılmış. Bcc yapılmamış.

Mesajın ekinde bir KAYIT OL bağlantısı var.

Özellikle CRM, dijitalleşme, müşteri veri ambarı gibi bazı konularda, yazılımların gelişimiyle çok ilgilendiğimi biliyorsunuz. Mesajda gelen bağlantılardan etkinliği incelemek istedim. Yer, gün, saat belli ama içerik hakkında tek bir satır bile yok.

  • Hepimizin zamanı değerli. Bir etkinliğin bilgi birikimimize katkı sağlayacağına emin olmamız gerekiyor. Önümüzdeki hafta, 12 Ekim’de yapılacak SAP FORUM’un programını bile satır satır inceleyip, hangi oturumlara katılacağımı şimdiden belirlemişim.

SAP FORUM 2017 ajandasının %20’si…

Türkiye’nin en büyük yazılım evi” olduğunu söyleyen kurum toplantı gündemi koymamış olamaz diye düşündüm. “Yanılıyor muyum acaba?” diye her tıklanabilecek bağlantıyı denedim. Hiçbir ayrıntı bulamadım. [Yukarıdaki SAP FORUM’un çalışmasını örnek alabilir]

Sonra şu mesajı gönderdim. Diğer 40 öğretim üyesine cc yapmadan, yanlızca mesajı gönderene…

Gündemin belli olmadığı bir toplantıya kayıt olunmasını beklemiyorsun değil mi?

.

Aldığım yanıt şöyleydi:

Hocam merhaba,

Program takvimini paylaşmamı isterseniz tabiki gönderebilirim.

Bilginize.
İyi çalışmalar

.

Bu mesajın ekinde program takvimi var mı? HAYIR. Sanırım yeni bir mesaj gönderip N’oluur gündemi de gönderir misin?” diye yalvarılması bekleniyor.

Bir de “satış sorumlusu” olarak çalışıyor. Hani, kurumların dış ilişkilerini emanet ettiğimiz, lep demeden leblebiyi anlayan, benim gibi doğrudan hedef kitlesinin ne düşündüğünü bilen kişiler…

😛

Bir önceki mesajımın yeterince açık olmadığını düşündüm. Tek cümleyle 2 konuyu birden anlatmaya çalıştığımı farkettim. Yönetici olduğum yıllarda, bana bağlı müdürlerin “Sizin çömezlerle konuşmanızdan sonra, biz Uğurca’dan Türkçe’ye tercüme yapıyoruz” dediklerini hatırladım. Kendimize suç buldum. Demek ki öğretememişiz.

Yazışmayı sildim.

😉

09 December 2016 Friday

Klişe Tombalası

1 Temmuz 2005’te, “Bigdata anlatırken “Zeki Müren de sizi görecek” veya nesnelerin interneti (IoT – Internet of Things) anlatırken “peynir ısmarlayan buzdolabı” veya “şoförsüz araba” cümlelerinden öte gidemeyenler”den bahsetmiştim.

Bugünlerin sahne modası

  • Hiçbir odası olmayan AirBnb
  • Hiçbir arabası olmayan Uber
  • Hiçbir üretimi olmayan Alibaba
  • Hiçbir yazarı olmayan Wikipedia

cümlelerinden mutlaka bahsetmek.

   Bir ara “Hiç kitap rafı olmayan Amazon” deniyordu ama Amazon arka arkaya dükkan açınca bu cümle ortadan kalktı

Bu “Hiçbir  …  olmayan  … ” cümlesini binlerce kez duyduk ama “varlıksızlık” (no asset) kavramının sanayi şirketlerine nasıl uyarlanabileceğinden bahseden neredeyse yok.

🙁

Neden mi? Klişeyi duyup “Çok iyiymiş bu yahu… Bunu ben de sunumlarımda kullanayım“dan öte gidemeyen konuşmacılar olduğundan.

Bir kez daha “Hiçbir  …  olmayan  … ” cümlesini duyduğunuzda biraz sabredin. Varlıksızlık uygulamasının internet doğumlu olmayan şirketlerde nasıl uygulanacağını anlatmazlarsa, saçmalıklar tombalasını kazanmış gibi “tombala” diye bağırın ve elleriniz patlayana kadar alkışlayın.

😉

EKLEME:

Kutadgu Arslan’ın Facebook yorumundaki resmi de ekliyorum.

Kutadgu Arslan yorumunda “Geçen gün şirket içi bir sunumumda, “benim sunumumda bunları bulamayacaksınız peşinen söyleyeyim” dedim. ” diye belirtti.

🙂