"facebook" etiketli yazılar:

05 Nisan 2013 Cuma

Bilgileriniz pazarda…

Kredi Kayıt Bürosu’ndan şöyle bir mesaj aldım.

KKB-1

 Gerçek boyutunda okumak için üzerine tıklayınız.

Kredi kullanım geçmişim tertemiz. Bir sıkıntım yok. Yine de mesajı okuyunca ürktüm.

1 – Kredi Kayıt Bürosu, benim kredi bilgilerimi bana sormadan, banka dışı kişi ve kurumların kullanımına sunuyor.

2 – Benden sadece kendi sicil bilgilerimi yine bana raporlamak için izin istiyor. Ama başkasına vermek için izin istemiyor. Garip değil mi?

3 – Bu mesaj bir e-posta pazarlama şirketinden geliyor. Benim e-posta adresimi neden bir başka şirketle paylaşıyorsun? Kredili ürün kullandığım bilgisini paylaştığına göre, nerede kaldı “Bankalar Yasası”nın gizlilik maddeleri?

4 – Bu mesajın altındaki Facebook, Linkedin, Twitter’da paylaş butonu nedir? Anlayabilen var mı? Neyi paylaşmamızı bekliyorsunuz?

🙁

Bu mesaj kredi kartı veya ev, araba, ihtiyaç kredisi kullanan kullanan herkesi ilgilendiriyor.

Dehşete kapılmadınız mı??

??

 

23 Mart 2013 Cumartesi

Sosyal medya klişeleri

LinkedIn konusundaki yazımda “Herkesin Tweet’lerini, Facebook paylaşımlarını, iç dökmelerini yayınladığı yeni bir kanal oldu” demiştim.

Bu eğilim giderek arttı. Bir uzmanlık (örneğin CRMgrubu oluşturuluyor. Orada çeşitli düşünceler, kavramlar paylaşılıyor. Biri gelip konuyla ilgisiz yazıyı ekliyor. Diğeri kendi şirketinin reklam videosunu koyuyor. 

CRM ile ne ilgisi var?” diye sorduğumda, “Sosyal medyada istediğini istediği yere yazabileceğini” söylüyor. Beni de “Sosyal medyaya ayar verme heveslisi” olarak suçluyor. “Siz beğenmeseniz bile başkasına karışmayın” diyor. (3 ayrı klişe cümlesi bir arada…)

Yazıyı beğenip beğenmeme sorunu değil, yayınlanma yerinin CRM grubu olup olmadığını soruyorum.” diyorum ama nafile. 3 klişe cümle tekrarlanıyor. “Aynı düzeyde sanılmamak için onlarla tartışmamayı” öğütleyen kişiye hak veriyorum.

Sosyal mecralarda neyin nerede ve nasıl durması gerektiğini bilen tüm arkadaşlar, benzer suçlamalarla karşılaşmış. Arsızlık prim yapıyor demek ki…

😉

Perşembe günü iki kişiye kulak misafiri oldum.

– Bize yalan söylüyorlar. İstanbul’un nüfusu 23 milyon.

– Sen nereden biliyorsun?

– İçinde yaşıyorum. Nasıl bilmem…

😉

Aynı bilinç düzeyi.

😛

10 Mart 2013 Pazar

Facebook bir ülke olsaydı

Sosyal mecralar konusunda bir konferans olduğunda “Facebook bir ülke olsaydı…” cümlesini duymamak imkansız duruma geldi.  facebook-logo

Böylesi klişeler aklıma eski anıları getiriyor.

😉

İstanbul’un büyük takımlarından birinin Başkan’ı, dönemin Başbakan’ı ile toplantı yapıyordu. Basına açık kısımda “Bizim takım siyasal parti olsaydı, hep iktidar olurdu!” deyiverdi.

Her cümleye söz yetiştirebilen, hatta bazı cümleleri nesillerdir atasözü gibi tekrarlanan Başbakan şaşırdı. Siyasi parti ile futbol klubünün karşılaştırılamayacağını nasıl anlatsın. Sadece “O kadar kolay değil” diyebildi.

😉

Ne zaman “Facebook bir ülke olsaydı…” cümlesini duyarsam, aklıma “Bizim takım siyasal parti olsaydı” sözü geliyor.

Gülemiyorum bile…

😛