"fikir" etiketli yazılar:

04 Mart 2016 Cuma

İhtiyaç’tan Fikir’e

İstanbul Bilgi Üniversitesi MBA Programında Mine Könüman ile birlikte verdiğimiz Ürün Geliştirme derslerinde ilk olarak müşteri ihtiyacının saptanması ve bunun önce fikire sonra da ürüne dönüştürülmesini işleriz.

Şurada ihtiyaçtan yola çıkılınca ortaya çıkan farklı merdivenleri görebilirsiniz.

merdivenler

Bazıları müşteri ihtiyacını saptama konusunu aşırı noktada değerlendirebilir.

AliSABANCI

Böyle durumlarda, müşteri tepkisini de hatırlamak gerekir.

nereye-sicacak

Her zaman söylerim. Fikirlerinizi müşteri deneyimleriyle sınamanız gerekir.

😉

EKLEME:

Sosyal mecralarda yayınlanan bazı “beceriksizlik örneği merdivenler“i de buraya ekliyorum.

meridien-4

Bu resmin üstünde “Dördüncü basamakta bir mucize gerçekleşiyor ve tekerlekli sandalyeyi bırakıp yürüyorsunyazılı

🙁

merdiven-4

Bu resmin altına “Bu merdivenin yanındaki “bilmemne şeyşisi” nedir abicim? Engellileri daha da engellemek için yapılmış bir şey midir? Bu açı nedir? ” diye yazılmış

😉

 

 

 

06 Aralık 2014 Cumartesi

İhtiyaç belirlemek

Gerek pazarlama veya ürün geliştirme, gerekse CRM sohbetlerinde önce “Hangi sorunumuz var?” veya “Böyle bir ihtiyaç var mı?” sorularına odaklanmayı öneririm. Dünkü Vitringez.com sohbetimizde de Natali’ye ilk olarak bunu sormuştum.

Bazıları kendi ihtiyacını geneller. Herkesin aynı sorunu yaşadığını zanneder.

ihtiyac-istek

Anadolunun orta ölçekli illerinden birinin büyük bir ilçesine gitmiştim. Tarıma dayalı sanayi ağırlıklı bir ilçeydi. Konuşma yapmak için çağrılmıştım. Bu vesileyle bölgenin bazı tesislerini gezmek ve bazı sanayici ailelerle tanışmak fırsatım da oldu.

Yörenin ileri gelen ailelerinden biri (birçok tesisin yanında) otel de yaptırmış. (Zaten konferans otelin balo salonunda yapıldı.) 1000 (yazıyla BİN) kişilik bir balo salonu… Aralar bölmelerle kapatılarak salon ufaltıldığı zaman bile 50 – 100 kişilik toplantılar kayboluyor. Öylesine büyük…

😉

Otelin ve birçok tesisin sahini olan aile düğün yaparken 1000 kişilik davetli listesinin tamamını içine alabilecek bir salon bulamamışlar. Bu ihtiyacın olduğuna karar vermişler. O devasa balo salonunu inşa etmişler.

Yılda 2 – 3’ü geçmeyen nadir önemli günler dışında salon boş kalıyordu.

😛

Kendi özel sorununu genel ihtiyaç zanneden, sonra da bu fikre aşık olup geri bildirimleri dinlemeyenlere bunu anlatıyorum.

🙂

 

22 Aralık 2012 Cumartesi

Fikir öldüren adam

Yine aynı… Genç arkadaşın bir fikri varmış. Bana anlatıp görüşlerimi öğrenmek istemiş. Eşim rica etti.

Önceden uyardım. ‘Google’a “fikir öldüren adam” yazdığında karşına ben çıkıyorum‘ dedim.

Fikrinin sınanmasına hazırdı. Kısaca fikrini anlattıktan sonra uzun uzadıya istatistikleri, çalışmalarını anlatmaya kalktı. Yatırımcı geçinenlere anlatmaya alışmış. Bir teyp kaydı gibi vır vır da vır vır… (Yine aynı.)

Bunları değil, müşteri deneyimini anlat” dedim. Neler yaptığını, kimlerle görüştüğünü, neler planladığını, neler yapacağını anlatmaya niyetlendi. Yine vır vır da vır vır…  (Yine aynı.)

Bunları yaptığın için aferim. Aferim ama, sorduklarım ile hiç ilgisi yok.” diye defalarca düzeltmeye çalıştım.

Ama o aynı şeyleri söylemeye çalışıyor. Ne sorduğumu anlamaya bile çabalamıyor.

🙁

Şimdiye kadar yüzlerce fikir dinlemek zorunda kaldım. Üzücü olan şu. Müşteri deneyimini tanımlayan hemen hiç kimse yoktu. Bazıları müşteriyi bile tanımlayamıyordu.

Oysa, müşteri deneyimini oluştururken pazarlama stratejileri de, içerik de, rakipler de, gelirler de, hatta teknoloji de belirleniyor.

Bu gençleri anlamıyorum ama, onlara “Müşterin kim?” diye sormayan ve “Müşteri deneyimini anlat” demeyen yatırımcıları hiç anlamıyorum.

😉