"fırsatlar" etiketli yazılar:

19 Ekim 2012 Cuma

Sosyal Medyada Pazarlama Örnekleri

Digital Age 2012 zirvesinde çok değerli konuşmacılar vardı. Bugün Unmarketing‘in yazarı Scott Stratten’in iki cümlesinden esinlenerek son zamanlarda gördüğüm, beğendiğim cümleleri ve çalışmaları özetlemek istedim. Bir kısmı Scott Stratten’in sunumundaki malzemelerden oluşturuldu.

Şu cümlelerden yola çıkarak:

Mesele dijital bir fikir bulmak değil. Bir fikir bulup dijital pazarlamaya uyarlamak.

Sosyal medya başarısı yoktur. Sosyal medyada uygulanmış iletişim başarısı vardır.

bazı örnekleri sunuyorum.

🙂

Gündemi dinle.
Çok konuşulan ve gündemi yansıtan konuları sapta.
Esprileri yakala.
İletişimde kullan.

Benim bu konudaki favorim Yeni Rakı’nın “Baba’ya Adabı Öğrettik” çalışmasıdır.

Bir din adamının “Noel Baba adam olsaydı, bacadan değil kapıdan girerdi” cümlesinin etkileri sürerken aşağıdaki tam sayfa reklam yayınlandı.

😉

Hedef kitlenin tutkularını, alışkanlıklarını, gündelik yaşamını incele.
Halkın vazgeçilmez tutkularını sapta.
Bunu yaratıcı bir hikayeyle süsle.

Halı saha futbolu oynayan bir grup – ki Türkiye’deki birçok erkeğin tutkusudur – birden ünlü futbolcu Sergen’le karşılaşıyor. Sergen’in daveti üzerine “kaleleri daha büyük olan bir yere” stadyuma gidiyorlar.

Coca Cola‘nın bu çalışmasını şuradan izleyebilirsiniz.

🙂

Samimi ol. Müşteriye tepkilerini de samimiyetle, sanki arkadaşınla konuşuyormuş gibi ver.

Onsuz yaşayamayacağını hissettir.

Charity: Water’in kurucusu Scoot Harisson, 6. yaş gününde Charity: Water’e bağışlamak üzere 300 Dolar kaynak yaratmaya çalışan Mackenzi’ye aşağıdaki videoyla teşekkür ediyor.

😀

Bir çalışanın olağanüstü hata yaptığında

  özür dilemeyi unutma.

 

 

 

 

.

Bir FedEx çalışanı müşterinin bilgisayar ekranını bahçeye atarken kameralara yakalanıyor. ABD Operasyonları’ndan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı özür diliyor.

😉

Haksız bulduğun çok abartılı bir şikayet olduğunda bile

mektubu okuyunca arkadaşlarınla arandaki konuşmayı esprili biçimde senaryolaştırarak cevap verebilirsin.

“Adet dönemlerinde kadınların çeşitli ekstrem sporları yapabileceğini ve mutlu olacağını söylediniz. Ama kız arkadaşım “Şeytan” filmindeki başını 360 derece çeviren kıza dönüşüyor. Siz yalancısınız” diyen erkeğe “Haklısın, Yalan söyledik. Bunlar metafordu” diye başlayan, “hayatın gerçeklerini öğrenmelisin” diye devam eden bir yanıt.

Son saniyelerinde gaz çıkartıp, “bunu yaptığımızı da bilmiyordun, değil mi?” diyen CEO.

 

Yukarıdaki 3 vaka’da da üst düzeyden yanıt verildiğini tekrar hatırlatıp yeni örneklere geçelim.

😛

Mutlaka bir şikayet veya kıyak olması da gerekmiyor. Müşterinin unutkanlığı da fırsata dönüştürülebiliyor.

Çocuk battaniye-zürafasını otelde unutuyor. Otelden gönderilene kadar idare etmek isteyen babası “Ritz Carlton’u beğendiği için tatilini uzattı” diye yalan söylüyor. (Pembe yalanlarda hiç sakınca yok.) Durumu da otele bildiriyor.

Otel bu “tatilini uzattı” cümlesini fırsat bilip muhteşem bir deneyim hazırlıyor. Joshie isimli battaniye-zürafa’nın güneşlenirken, çalışırken, gezerken resimlerini bir albüme koyuyor. Çalıştığı için bir otel personel kartı çıkartıyor. Ve hepsini birden gönderiyor.

Videosu burada

Resimler de burada

(Link‘ten gidip resimlere tıklarsanız, otelin esprili cümlelerini de okuyabilirsiniz.)

Bu deneyimi sosyal medyada yayan baba sayesinde Ritz Carlton güzel bir reklam yapmış oluyor.

😀

Bugünlük bu kadar örnek yeter.

Scott Stratten’in baştaki cümlelerini tekrarlayarak bitirelim.

Mesele dijital bir fikir bulmak değil. Bir fikir bulup dijital pazarlamaya uyarlamak.

Sosyal medya başarısı yoktur. Sosyal medyada uygulanmış iletişim başarısı vardır.

🙂

27 Eylül 2012 Perşembe

Akıllı Telefon Hareketi

E-posta kutusunda bir mesaj vardı:

Türkiye’nin Akıllı Telefon hareketi TurkcellMagaza.com’da

Daha bir-iki gün önce ise şu SMS mesajları vardı.

Diyorum ki, “Akıllı telefon şirketi hareketini başlatsanız daha iyi olmaz mı?

😉

 

21 Ocak 2012 Cumartesi

İletişim satın almak

Uluslar arası firmalarda bazı prosedürler var. Ne alınacaksa Satın Alma Bölümü’nden geçer. Dijital ajans ile Pazarlama Bölümü konuşup anlaşmış. Ama sonra ajans ile önce IT departmanı masaya oturmuş. Sonra Hukuk, en sonra da Satın Alma

🙁

Anlatacağım öykü bu son aşamada gerçekleşmiş. Ajans ile toplantı yapılan ve sözleşmenin her maddesinin tekrar tekrar irdelendiği toplantıda IT ve Satın Alma elemanları var ama firmanın Pazarlama Bölümü’nden kimse yok.

Dijital ajans derdini anlatamıyor. Satın Alma Bölümü hiç bir şeyden anlamıyor ama her şeyi kurala bağlamak istiyor. Her maddede uzun tartışmalar oluyor.

Twitter hesabı yönetme konusuna gelindiğinde ajansın sözleşmesine şöyle bir madde koymak istiyorlar.

Her ay 5 twit gönderilecek. Gönderilecek olan twit’ler, ay başlamadan 5 gün önce firmaya bildirilecek. Pazarlama Bölümü’nün yazılı onayını takiben, önceden belirlenmiş tarihlerde twit atılacak

O zamana kadar yapılan birçok garipliğe zor katlanan ajans temsilcisi bir anda keyifle gülümsüyor. “Çok güzel fikir. Hemen sözleşmeye bunu yazalım.” diye onaylıyor. Satın Alma bu kadar çabuk onaylanınca kendisinin iyi birşey yapmadığını anlıyor.

Ne var ki ajansın temsilcisi dayanamıyor. “İnteraktivite ne demek biliyor musunuz?” diye anlatmaya başlıyor. “O gün kar yağsa, “sıcak evinizde otururken …” diye bir twit atma fırsatını kaçırmaya hazır mısınız? Anında oluşan fırsatları yakalamak yerine basma kalıp konuları mı söylemek istersiniz?” diye soruyor.

😛

Kendi seçtiği ajansı Hukuk ve Satın Alma ile karşı karşıya bırakan Pazarlama Bölümü’ne mi kızmalı; herşeyi benzer kalıplara sokmak isteyen ve reklam işini 5 sandık bilmemne tedarik etmek ile aynı kefeye koyan Satın Alma Bölümü’ne mi?

Her marka aynı yöntemi uygulasaydı, şu sağdaki güncel reklam olmazdı.

Ajansı tebrik ettiğim kadar, marka yönetimini de kutluyorum.  Her ikisinin de aklına sağlık.

😀